Mehmet Sebih ALTUN    msebihaltun@gmail.com İnsanlık yerleşik hayata geçerken bir devrim geçirmişti. Tek başına insanca yaşanmayacağını kim bilir hangi zorluklarla karşılaşınca anlamışlardı. Yaşamları boyunca sadece yaşadıkları sürece yiyecek içecek levazımatını bulmakla meşguldüler. Doğanın bahşettiği mükemmeliyet onlara en büyük lütufkâr bir hediyeydi. Doğanın bütün varlıklarıyla beraber yaşam heyecanına ortak oluyorlardı. Ve […]

Mehmet Sebih ALTUN msebihaltun@gmail.com Yarınlara; Ölüme terkedilmiş bir insanlık, Yok olmaya mahkum edilmiş bir sevgi, Ne idüğü belirsiz bir yaşam ve umutsuz bir gelecek bırakılıyor. Bugün ise; son demlerinin yaşandığı hatta kaybolmaya yüz tutmuş sadece terimlerde kalan akrabalık ve komşuluk ilişkileri, Kin, kıskançlık, dengesiz özgürlük ve nefretin tavan yaptığı bir […]

Mehmet Sebih ALTUN Evin içinde hapiste yaşıyorum sanki. Karantina da bedenim. Beynimin hücreleri gün sayıyor yazarak. Dilimin sessizliği kalemime mürekkep, duygularımın haykırışı beyaz sayfalara sayı olmuş adeta. Boğazımın ağrısı geçmedi bir türlü. Yutkunmak bir yudum suyu bile işkence haline getirdi. Göğsüme nefes aldıkça camlar batıyor sanki. Bedenimin her hücresi isyanda. […]

Mehmet Sebih ALTUN msebihaltun@gmail.com Dünya yaşanmaz bir evren oldu. Kışlar bitmedi. Üç kış ayı var bilirdik, meğerse onlarca ayı üç aya sığdırmışlar. Her yerde boğulan bedenler. Gelmeyen yarınlara ağlayan çocuklar. Cebi delik babaların yüreğinde sessiz vaveyla. Her zorluğa göğüs germiş annelerin evlatlarına süzülen yaşların saklandığı hüzün gamzeleri. Toprakların birbirine bağlı […]