MEHMET SEBİH ALTUN Biter bir gün diye diye bitirilen günler, maziyi hatırlatan yegane anılar olarak kaldı geçmişimizde. Biten günlerimizi de arar olduk. Gelmesini beklediğimiz güzel günler geçmişimizden farksızdı. Bunu çok geç anladık. Hep yaşamadığımız yarınlara ağladık. Onlar için yaşadık. Onlar için mücadele ettik. Ulaşılması bile belli olmayan zamanlar için hayaller […]

Hayatımızı iş ile ev arasına sıkıştırdık. İşteyken saat geçsin de eve gidelim diye bekledik. Evdeyken de elde telefon, gözde televizyon, kulakta walkman, çocukta tablet, babada hayret, annede seyret. Ne evde huzur kaldı ne işte. Duyguların, duygusuzca hissedildiği bir zamana evrildik. Sevginin yerini heves, saygının yerini ego, değerlerin yerini değersizce yaşanılan […]

Şimdi oturduğun yerde her şey ayağının altında, yok pardon elinin altında ya da bedeninin içinde yani o kadar yakın oldu insana. Bir emek vermeden,  istediğine ulaşmak çok kötü. İstediğinde istediğin her şeyi bulmamalı. Aramalı. Çaba harcamalısın. Yoksa ne anlamı kalır ki? Düşünme yetisini kaybedersin. Çözüm yollarını unutursun. Hep bir şeylerin […]

Mehmet Sebih ALTUN Hava hiç olmadığı kadar sisli, bulutlar çıldırmışçasına toplanıp dağılıyor gökyüzünde. Yağmurlar çisil çisil düşüyor saçlarıma. Ayaklarım ıslanan toprağa saplanıyor, paçalar da çamur izi, bedenime yapışan gömleğin kırışıklığı gözüme çarpıyor bir an. Tek derdim bu mu diyor içimde ki ses. Yüzümü kaldırıp gökyüzüne bakamıyorum. İri taneli damlalar, rüzgârın […]

Mehmet Sebih ALTUN    msebihaltun@gmail.com İnsanlık yerleşik hayata geçerken bir devrim geçirmişti. Tek başına insanca yaşanmayacağını kim bilir hangi zorluklarla karşılaşınca anlamışlardı. Yaşamları boyunca sadece yaşadıkları sürece yiyecek içecek levazımatını bulmakla meşguldüler. Doğanın bahşettiği mükemmeliyet onlara en büyük lütufkâr bir hediyeydi. Doğanın bütün varlıklarıyla beraber yaşam heyecanına ortak oluyorlardı. Ve […]

Mehmet Sebih ALTUN msebihaltun@gmail.com Yarınlara; Ölüme terkedilmiş bir insanlık, Yok olmaya mahkum edilmiş bir sevgi, Ne idüğü belirsiz bir yaşam ve umutsuz bir gelecek bırakılıyor. Bugün ise; son demlerinin yaşandığı hatta kaybolmaya yüz tutmuş sadece terimlerde kalan akrabalık ve komşuluk ilişkileri, Kin, kıskançlık, dengesiz özgürlük ve nefretin tavan yaptığı bir […]

Mehmet Sebih ALTUN Evin içinde hapiste yaşıyorum sanki. Karantina da bedenim. Beynimin hücreleri gün sayıyor yazarak. Dilimin sessizliği kalemime mürekkep, duygularımın haykırışı beyaz sayfalara sayı olmuş adeta. Boğazımın ağrısı geçmedi bir türlü. Yutkunmak bir yudum suyu bile işkence haline getirdi. Göğsüme nefes aldıkça camlar batıyor sanki. Bedenimin her hücresi isyanda. […]