Bir Eylül Dünya Barış Gününde, Ülkemiz Yasaklar Ülkesine Döndü

Erdem GÜNALP
1 Eylül 2022
Yol yarenlerim bugün “Bir Eylül Dünya Barış Günü”, İnsanlığın Dünyadaki yaşanmışlıklardan dersler çıkarması gerekirken bir gündür. Böyle olmasına rağmen Rusya, Ukrayna savaşı tüm hızıyla bölge halklarını tehdit etmeye devam ediyor.

Ülkemizde art arda 15 tane festivaller konserler, kendine muhalif olan belediyelerin konserleri yukarıdan gelen emirler veya tarikatların istemleri ve şikâyetleri doğrultusunda yerel yöneticiler tarafından içi dolu bir mazeret gösterilmeden iptal ediliyor. Ama kendi yandaş belediyelerin her türlü etkinlikleri serbest öğlemi?
Seçim atmosferine girmiş bir ülkemizde yapılan etkinliklerden korkanların sonun başlangıcı geldiğini düşünüyorum. Dünya halklarının özelde ülkemiz halklarının farklılıklarımızı zenginliğimiz olarak kabuk ederek, savaşların mecbur olmadıkça SAVAŞA HAYIR diyerek, örgütsel bütünlük içinde BARIŞA, DOSTLUĞA ve KARDEŞLİĞE kenetlenerek aydınlık günlere el ele yürek yüreğe yürümeliyiz.

Ülkemizde sözde bazı imam kılıklı kişilerin kustuğu kin ve nefret duyguları namaz kılmayanlar ikaz edilsin, kabul etmezlerse öldürülsün, bazıları çocuklarımızın kılık kıyafetinden dolayı sarf ettiği tahrik söylemleri, tarikat evlerinde yaşanan çocuklarımızın bedenlerine uzanan eller için dillerini yutan Diyanet ve ülkemizi yönetenler, sözde eski aileden sorumlu bakan bir annenin bir kereden bir şey olmaz dediği gibi.
Kan ve göz yaşından beslenen emperyalist güçler, geri kalmış Ülkelerdeki yerli işbirlikçileri ile beraber daha fazla şiddet daha fazla kan ve göz yaşını mutlak kılmak için tüm enerjilerini seferber etmek için koşuşturuyorlar, koşuşturmaya devam edecekler. Çünkü ! Onların fıtratında İnsanlığın yaşam hakları yoktur, onların fıtratında emek en yüce değer değildir, onların fıtratında sorup sorgulama yoktur, onların fıtratına paylaşım bölüşüm yoktur, onların fıtratında kan ve gözyaşının karşılığı, banka hesaplarına katacakları milyonlarına milyonlar eklemektir.

Geri kalmış ülkelerdeki yer altı ve yer üstü zenginliklerini kendi ülkelerine taşımanın gayreti içindedirler Emperyalistler ülkeler sömürü düzenlerini hırsızlıklarını, soygun ve talanlarını sonsuza kadar yaşatmak için, mazlum ülkelerin yer altı ve yer üstü kaynaklarını ülkelerine taşıyarak ceplerini doldurmaktır. Bu nedenle acımasızca her türlü silah araç gereçlerini kullanarak ezilen halklara üzerine ölüm kusmakla meşgullerdir.
Boşuna dememişler:
SİLAH SATANLAR BARIŞ İSTEMEZ.
İLAÇ SATANLAR SAĞLIK İSTEMEZ.
DİN SATANLAR BİLGİ İSTEMEZ.

Bu kan kusan ölüm baronların karşısında, ezilen halklar üretimden gelen güçlerini kurumsallaşarak örgütsel bütünlük içinde demokratik hak ve özgürlüklerini demokrasi adına, hukuk adına, insan hakları adına, emeğin en yüce değer olması adına teoride ve pratikte mücadelemizi yeri geldiğinde çalıştığımız makinaların şartellerini kapatarak para babalarına gerekli dersi vermek biz emekçilerin demokratik hakkıdır.

Emekçiler üretimden gelen demokratik hakkını kullanmadığı müddetçe para babaları savaş çığırtkanlığı yaparak talan, soygun düzenlerine devam edecektir.

Barıştan yana emeğin ışığını yüreklerinde yakan tüm ezilen halklar, sivil toplum kuruluşları, sendikalar kurumsal olarak kafamızı kumdan çıkarın, barış aydınlık meşalesi ile yüreklerimizi aydınlatalım yeryüzünü BARIŞ adına, HUKUK adına, DEMOKRASİ adına, İNSAN HAKLARI adına, EMEK adına yeryüzü insanlığın yüzü olsun.

Barıştan yana kurum ve kuruluşlarımız örgütsel bütünlüğümüzü, onurlu duruşumuzla, ilkelerimizi yok etmeden söylemlerimizde ve eylemlerimizde yol arkadaşlığı yapmak bizlerin asli görevi olmalıdır.
Ezilen halklar birleşin üretimden gelen gücümüzü kullanarak, üretenler bizleriz, yönetende bizler olmalıyız. Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya da hiç birimiz:

Örgütsel bütünlüğümüzle; BİR EYLÜL DÜNYA BARIŞINA KATKI SUNABİLİRİZ aksi takdirde kan ve gözyaşı hızlanarak, çoğalarak devam edecektir.

Barış insanlığın vicdanıdır. Barış bir çocuğun masum gülüşüdür. Barış bir annenin yüreğindeki sevgisidir.. Barış bir işçinin ellerindeki alın teridir. Barış bir babanın çocuğuna götüreceği ekmeğidir.
Barış bir yazarın yüreğinden gelip, kaleminde anlam bulan romanıdır.
Barış bir şairin dörtlüğündeki gizemidir. Barış bir ressamın tablosundaki renklerin kaynaşmasıdır. Barış bir şarkının dillerde mırıldanışıdır.

Barış sevginin yüreklerimizdeki heyecanıdır. Barış insana dair var olanı yaşatmaktır.
Barış yeryüzünün insanlığın yüzü olmasıdır.

Bir EYLÜL DÜNYA barış günü insanlığın yüreklerinde sevgiyle yeşersin, yeryüzü insanlığın yüzü olsun.
Erdem Günalp

Erdem Günalp

Next Post

SİVAS KONGRESİ'NİN 103. YILI...

Pts Eyl 5 , 2022
Prof. Dr. Ahmet SALTIK MD, BSc, LLM Dostlar, Bu gün 4 Eylül 2022.. Tam 103 yıl önce, Mustafa Kemal Paşa, çok ağır 30 Ekim 1918 tarihli Mondros Ateşkesi (Mütarekesi) kuralları bile çiğnenerek anayurt Anadolu’nun da neredeyse tümüyle işgaline ve yalnız öz yurdun değil; Ulusun da “yok edilme” (açık soykırım!) planlarına karşı Anadolu’da çözüm ararken, Sivas’ta […]