BU REZALETİN SORUMLUSU 22 YILLIK AKP İKTİDARIDIR

Temel SAĞIROĞLU

02.09.2022

Yunanistan Ege Denizi üzerinde uçan Türk savaş uçaklarına radar kilidi atmış.

Radar kilidi askeri havacılık jargonunda radar veya diğer çeşitli sensörlerle düşman uçağına kilitlenmek” anlamına gelir.

Daha sade bir anlatımla “Avuçlarımda ve çaresiz sin, istediğim an seni düşürebilirim” demek.

Haber ajanslarının Milli Savunma Bakanlığı kaynaklarına dayandırarak verdikleri haberlere göre, “NATO üyesi Yunanistan’a ait savaş uçakları önemli bir NATO görevini yerine getiren Türk savaş uçaklarına bilinçli bir şekilde radar kilidi attılar.

Dikkat edin lütfen

Kaynak Milli Savunma Bakanlığımız

Yani Yunanistan’ı Amerika ve NATO ya şikayet eden biziz.

Hey gidi günler hey!

Düne kadar Ege Denizinde Türk savaş uçaklarını görünce arkasına bakmadan kaçan Yunan savaş uçakları bugün Türk savaş uçaklarına radar kilidi atarak taciz eder hale gelmişler.

Daha da acı olanı…

Amerika ve Nato ülkelerine “Türk savaş uçakları bize saldırıyor” diye feveranı eden ve mız mız şımarık çocuklar gibi davranan Yunanistan’ın 100 yıldır oynadığı bu rolü koskoca Türkiye Cumhuriyeti Devleti üstlenerek oynamaya başlamış.

Makale başlığı için okuyuculardan özür diliyorum.

Yaşanan bu olaylara “rezalet” demek aslında bir iltifat sayılır.

Doğru olan sözcük vatana ihanettir.

Neden mi ihanet?

Lütfen sıkılmadan okumaya devam edelim

Bu duruma gelmemize sebep olan hatalarımız neydi?

Suçlu aramamız gerekir mi?

Dış güçlerin oyunu yada Yunanistan suçlumudur demeli miyiz?

Bu soruların cevabını vermeden önce 4 yıl önce yazdığım makaleyi siz okuyucularıma hatırlatmak istiyorum.

https://dusunhaber.com/…/s-400lerin-altinda-yatan…/

Ülkelerin hava kuvvetlerinde ki en caydırıcı silah sahip oldukları savaş uçaklarıdır. Savaşta ve barışta en etkili güç budur. Envanterler de 1. Sıraya yazılır. Ülkelerin hava gücü savaş uçaklarının sayısı ve bu uçakların özelliklerinden olan, düşük görünürlük, dahili silah yuvası, yüksek manevra kabiliyeti, artırılmış durumsal farkındalık ve sensör füzyonu gibi özellikleri ile değerlendirilir.

• Türk Hava Kuvvetleri’nin envanterine giren en genç F16 serisi savaş uçağı 35 yaşındadır.

• Her fırsatta savunma sanayini şaha kaldırdık. Türk Silahlı kuvvetlerine hayat verdik diyerek övünen, meydanlarda halkı galeyana getiren 21 yıllık AKP iktidarı döneminde tek bir tane dahi savaş uçağı alınmamış ve Hava Kuvetlerimizin envanterine dahil edilmemiştir.

• F-16 uçaklarının bakımları iyi yapıldığı sürece 8 Bin saat ve 35 yıl görev yapabilirler. Buna karşın ABD ordusu 8 bin saati dolduran uçaklarını emekliye ayırmaktadır. Mali imkânı ABD kadar gelişmemiş ülkeler ise modernizasyon faaliyetiyle uçakların kullanım ömrünü uzatma yolunu tercih etmektedirler. Ama ne kadar iyi bakım veya modernizasyon yapılırsa yapılsın bu uçakların kullanım ömrünün maksimum 12 bin saat ve 35 yılın üzerine çıkarılması imkansızdır.

• Türk Hava Kuvvetleri envanterinde bulunan savaş uçakları en son 1987 yılında satın alınmış ve metal ömürlerini tamamlamıştır.

• “Milli muharip uçağımızı yapıyoruz” söylemi halkı aldatmak için ortaya atılan bir yemdir. Gerçek şudur ki, bu gün Türkiye Cumhuriyeti tüm imkanlarını, tüm teknolojisini ve tüm maddi kaynaklarını savaş uçağı yapmak için kullansa dahi o uçağın göklerde ki yerini alabilmesi için en az 10 yıl süreye ihtiyaç vardır.

Şimdi soruyoruz.

1- Suçlu olan 21 yıl boyunca ülkenin müstesna alanlarına saraylar yaptırıp bir avuç azınlık ile ikinci lale devrini yaşayan AKP iktidarı mı yoksa bu süre içinde hava kuvvetlerini güçlendiren Yunanistan veya kim oldukları hiç bilinmeyen dış güçler midir?

2- Bir çok parçası ülkemizde üretilen, ilk etapta 100 tanesi için teslim anlaşması yapılan ve otoriteler tarafından dünyanın en iyi savaş uçağı olarak gösterilen F-35 savaş uçakları projesinden atılma sebebimiz olan Rus yapımı S-400 savunma füzeleri misilleme olarak Bozcaada, Gökçeada da Yunanistan’a karşı neden kullanılmadı. Bu baş belası S-400 füzeleri nerede ve ne zaman ve nerede kullanılacaktır?

3- Yunanistan kendi füze ve uçakları ile bizim savaş uçaklarımızı tacize devam ederken, Türk kamuoyuna her derde deva olarak lanse edilen İHA ve SİHA larımız nerede ne iş yapıyorlardı?

4- Sözde 2023 yılına kadar Tank ve helikopter yapıp dünyaya ihraç edecektik. Hatta birçok ülke talepte bulunmuştu. Hani nerede o helikopter tank ve talepte bulunan ülkeler?

Ne Türkiye’yi yok etmek isteyen bir dış güç var. Nede düne kadar Türk uçaklarını görünce arkasına bakmadan kaçan Yunanistan suçludur.

Türkiye’nin bu hale gelmesinin suçlusu ve sorumlusu çok aşikar ve çok net bir şekilde bellidir.

21 yıl boyunca ülkenin kaynaklarını har vurup harman savuran, halkını din masalları ile uyuttuktan sonra ezip posasını çıkaran, saray saltanatı düzenine devam etmek için halkını illet, zillet, terörist, ümmet söylemleri ile bölüp parçalayan AKP iktidarı tüm bu yaşanan rezaletin tek sorumlusu ve tek suçlusudur.

Çok önemli not: Makale içinde link adresi verilen 4 yıl önceki yazıyı okumanız önemle rica ediyorum.

Türkiye’de bu konuyu ilk gündeme getiren kişi olarak, gazetecilik ve vatandaşlık görevimi fazlasıyla yerine getirmiş olduğumun belgesi ve delilidir.

Temel Sağıroğlu

Next Post

MUSTAFA KEMAL TASAVVUFUN PİRİ, EFENDİSİYDİ

Cts Eyl 3 , 2022
ATATÜRK Melami’ydi Laiklik, Vahdet-i Vücut felsefesiyle şekillendi  “Yunanlı Araştırmacı Christos Atatürk’ün ailesinin Mevlevi ve Alevi/Bektaşi kökeninden geldiğini anlatan Retoulas, ‘Mustafa Kemal tasavvufun piri, efendisiydi. Atatürk Melami’ydi’ görüşünde.” Yunanlı Araştırmacı Christos Retoulas Atatürk döneminde oluşturulan laiklik konseptinin Osmanlı’daki Vahdet-i Vücud felsefesi üzerine kurulduğunu belirtiyor. Atatürk’ün ailesinin Mevlevi ve Alevi/Bektaşi kökeninden geldiğini […]