ÜLKEYİ YÖNETENLER FATURAYI EMEKÇİLERE KESİYOR

Erdem GÜNALP

Maliyeci olmayan, hayal dünyasında yaşayan maliye bakanı diyor ki ey halkım bir uyuyun, altı ay sonra uyanın ülkemizi ekonomik olarak çok farklı noktalarda uçuşa geçtiğini göreceksiniz.

Ülkeyi 20 yıldır AKP yönetmiş ekonomik ve işsizlik sarmalında uçurumun kenarına bırakan kendisi değilmiş gibi sorunu diş güçlere bağlayarak işin içinden sıyrılmaya çalışıyor.

Altı aydır bakanlık koltuğunda zengine ışıldayan, fakire uyuyan gözlerinle maliye bakanı olarak yaptığın çalışmalarda gördük. Bir doları 13 liradan alıp kısa bir zaman aralığında 18 liraya tırmandığı devlete satarak kimlerin milyonlarına milyonlar katıldığını açıklayın da bizlerde bilelim.

Kur korumalı mevduat hesapları FAKİRLER HARİÇ, zenginlerin zenginliklerine milyonlar katıyoruz, milyonerlerin sayısını çoğaltmaya devam ediyoruz diye gözleriniz ışıldıyor.

Üç YYY hesapları ile ülke yönetmeye talip oldunuz, yoksulluğu, yasakları, yolsuzluğu bitireceğinizi söyleyerek geldiniz.

Yoksullukta mücadele dediniz, fakir fukarayı konteynerlerde sebze toplamaya, ekmek kuyruklarında açlığa yoksulluğa mahkûm ettiniz.

Yasaklarda sınıf atladınız size muhalif olan aydınları, yazarları çizerleri, sanatçıları halkın muhalif güçlerinin yaptıkları anayasal haklarını kullanırken, halkını koruması gereken emniyet güçleri karşı ile karşı karşıya getirdiniz.

Yolsuzlukla mücadeleyi kendinize rehber edineceğini söylediniz, ama ne yazık ki, Ayakkabı kutularındaki milyon dolarlarınız, bakan çocuklarının evindeki para sayma makinaları, milyonluk kol saati takan bakanlarınız, sarrafın önüne yatamaya hazır olanlar, çikolata kutularında gönderilen milyon dolarlar derken, defalarca değiştirilen ihale kanunu adrese teslim ihaleler.

Faize faiz dememek için kur korumalı mevduat hesabı ile millete faizsiz finans kar payı ödeyeceklermiş bu vesile ile parayı imana getirerek, milletin gözünü boyamakla meşgulsünüz.

Kanserli hastalarımızın sosyal güvenlik kurumu tarafından şimdiye kadar ödenen ilaç paralarını ödemesini kaldırıp kanser hastalarına ödetmeye çalışmak hangi vicdanın sesidir anlamak mümkün değil.

Ülkemizi yirmi yıldır yöneten AKP iktidarı 2001 ekonomik krizin yaşanmasına rağmen yönetimi devir aldığınızda;

Dış borcumuz 130 milyar dolar iken bugün

Ülkemizin dış borcu 450 milyar dolar,

Ülkemizin cari açığı 60 milyar dolar,

Cumhuriyet dönemlerine ait kamu kurum ve kuruluşlarını aslanlar gibi sattınız bu satışlardan bütçeye giren 64 milyar dolar,. Toplam olarak iktidarınız döneminde cari açığı saymazsak 380 milyar dolar harcama yapmışsınız.

İktidarınız döneminde yaptığınız duble yollar, köprüler, havalimanları ve hastaneler için kendinizde ifade ettiniz Devletin cebinden beş kuruş çıkmayacak demiştiniz ama, yıllara yayılan geçiş garantileri sizlerin cebinden çıkmayacak yeni doğacak çocuklarımızı milyonlarca borcum altına soktuğunuzun farkındasınız diye düşünüyorum.

Ülkemizde tarım ve hayvancılık konusunda kendi kendini besleyen yedi ülkeden biriyken, bugün dışa bağımlı hale nasıl geldiğimizi kısa bir örnekle sizlerin bilgisine sunmak isterim.

Sene 1965 adalet partisi büyük Süleyman Demirel başkanlığında mecliste büyük bir çoğunlukla iktidar oldu. Hükümet kuruldu ilk yaptıkları icraat ne oldu biliyor musunuz? Türkiye pamuk üretim rekoltesinde dünyada ikinci konumdaydı.

Amerika bize Çukurova ovasına pamuk yerine Sanoraya 64 diye bir buğday türü ekilirse bire bin vereceğini söyleyerek davulla zurnayla ikinci hasat döneminde bu buğdayı ektirdi.

Maalesef üzülerek ifade etmeliyim ki, bir bin verecek Sanoraya 64 buğdayı bire bir dahi vermedi. Çukurova’da pamuk rekoltemiz sıfırlandı, ülkemiz pamuk üretiminde Amerika bizi bitirdi.

68 kuşağı yoldaşlarımız Çukurova’da eylemler yaparak protestolar yaptılar, hala bu yaşananlardan zerre kadar dersler çıkaramadık.

1965 yılında Behice Boran başkanlığında 15 milletvekili ile meclise giren İşçi partisi yoldaşlarımız bunu mücadelesini verdiler.

Şimdi döndük aynı aynı noktaya Venezüella ile ikili antlaşma yapmışız, Venezüella’da tarım arazisine ekim yapacakmışız, yüzde yetmişini biz alacakmışız, yüzde 30 Venezüella’ya bırakacakmışız.

Ülkemiz arazileri boş yatarken, çiftçimiz tarım destekli ihtiyaçlarını hayvancılığını desteklemek saray iktidarının öncelikli görevi olmalıdır.

12.6.2022

Erdem Günalp

Next Post

(ATATÜRK'ÜN KURDUĞU) CHP'NİN ÇİZGİSİ SOSYAL DEMOKRASİ DEĞİLDİR

Per Haz 23 , 2022
 Suay KARAMAN   Atatürk’ün CHP’sinin sosyal demokrasiyi benimsemediği çok açıktır.  Sosyal demokrasi emperyalizmin ‘yedek lastiği’ olarak tanımlanmakta ve ulusalcılığın aşılması gerektiğini savunmaktadır. Yani hem Atatürkçü, hem sosyal demokrat olunmaz.  Mustafa Kemal, “sosyal demokrasi” yerine “halkçılık” ve “devletçilik” anlayışlarını benimsemiş ve uygulamıştır 13 Haziran 2022 tarihli “Eski CHP” adlı yazımızda, 7 […]