DEMOKRASİ DİYEREK, ÇOK PARTİLİ SİSTEMLE, KARANLIĞA YOLCULUĞA ÇIKMIŞIZ, HABERİMİZ YOK

Erdem GÜNALP

Ülkemiz 1950 yılında çok partili sisteme geçtiğinde, demokrasi havarisi kesilen Demokrat Partili yöneticilerinin demokrasin asından haberleri yokmuş. Emperyalistlerin yerli işbirlikçileri olarak iktidara geldiklerinde ilk yaptıkları şey laikliğin altını oymak oldu.

1. İlk işleri Ezan Türkçe den Arapça ’ya çevrilmek oldu.

2. Ülkemizi küçük Amerika yapacağım diyerek, naralar atmaya başladılar.

3. Ülkemizin her köşe başında bir milyoner yaratacağım diyerek halka gülücüklerle halka umut aşılamaya çalıştılar..

4. Marshall yardımları kendi ülkelerinde kullanmadıkları eski askeri araç gereçleri, teçhizat ları ülkemize hibe ederek ülkemizin askeri donanımını uzun vadede kendilerine bağımlı hale getirdiler.

5. turmann yardımları ile ülkemiz halkları üzerinde derebeyliklerini ilan ettiler.

6. Ülkemiz tarımda Dünya’da kendi kendini besleyen dört ülkeden biri olarak çok önemli bir konumda iken, okullarımızda öğrencilerimize Amerikan süt tozu içirerek gençlerimizi kanlarını zehirlediler.

7. NATO paktına koşar adımlarla girerek bağımsızlığımızı ipotek altına soktular.

8. Demokrat parti iktidarı meclisten hiçbir yetki almadan Kore’ye asker göndererek askerimizi yabancı topraklarında yaşamları yok edilerek Kore topraklarında sonsuzluğa uğurlandıklarını unutmadık.

9. Soğuk savaş döneminde Amerikalılar kendi bekaları için ülkemizde yüz üç tane Amerikan askeri üssünü açılmasını sağladılar, kimin için? Bizim halkımızın güvenliği için değil, kendi güvenliğini garantiye almak için.

10. demokrat parti başkanı menderes mecliste bir konuşmasında ben ağacı aday göstersem seçilir bu meclise gelir, demesi bu günlerin habercisi olduğunu hatırlatmış.

Ülkemiz halkları şimdi kendi kendimize bir ayna tuttuğumuzda, geçmişimiz sinema şeridi gibi gözlerimizin önünden süzülüp gittiğini görmüyor muyuz.? Sormak gerekir, ülkemizin güvenlik güçlerinin başka ülkelerin topraklarında ne işi olduğunu, bir türlü anlamış değiliz. Önce Esad sonra neden Esed oldu, bilen var mı ?

1. Güvenlik güçlerimizin Suriye topraklarında ne işi var diye kendi kendimizi sorgulamamız gerekmez mi?

2. Ülkemizden kilometrelerce uzakta Libya’da güvenlik güçlerimizin ne işi olduğunu bilen var mı?

3. Bunlar yetmezmiş derken şimdide Afganistan batağına saplanmak üzereyiz, askerlerimizi ön koşulsuz Afganistan batağa sürmek ABD başkanı biden istemlerini ön koşulsuz kabul etmek akla reva bir durum değildir.

Yıllarca Afganistan bataklığında yaşayan ABD güvenlik güçleri Afganistan’dan 174 bin askeri kayıpla geri döndüğünü sakın kimse unutmasın.

Bizler Afganistan diniyle bakış açımız uyuşuyor diyenler, şunu unutuyorlar askerimizi ateş çemberi içine ittiğinizin farkında mısınız? Ölüm kusan silahların dini, ırkı, milliyeti olmaz, olamaz.

Ülkemiz 1950 yılında çok partili sisteme geçtiğinden beri, ülkemizi yöneten sağ iktidarlar kendi bekaları için ülkemize dışarıdan göçmen almaktan başka bir şey yapmadılar, yapmıyorlar.

Özellikle yıllarca Balkanlardan, 12 eylül cuntası döneminde Rusya’dan, Suriye’den ve farklı ülkelerden son olarak ta 2500 kilometre uzaktaki Afganistan’dan göçmen almaya devam ediyorlar. Siyasiler kendi gelecekleri için ülkemizin kaderi ile oynayarak göçmenlere vatandaşlık, kendilerine oy deposu hazırladılar, hazırlamaya devam ediyorlar.

Çok özel bir durum göçmenler kendi ülkelerinde can ve mal güvenliği olmadığı zaman uluslararası antlaşmalar gereği başka bir ülkeye göç etme hakları vardır. Böyle bir durum söz konusu olduğunda vicdani duygularımla onların yanında saf tutmaya hazırım.

Ama Suriyeli göçmenler bayramlarda ülkelerine bayram tatiline gidiyorlarsa, bunların can güvenlik sorunlarının olduğunu düşünmüyorum. Bayram iznine gidenlerin geri alınması başlı başına geleceğe yönelik iktidarın siyasi tercihidir, bu nedenlerde kafalarımızdaki soru işaretleri önemini koruduğunu, bundan sonrada ifade etmek isterim.

Ülkesinde can güvenliği olmasa bayram tatiline giderler mi? Tabii ki, gitmezler Kim kimi kandırıyor, kim kiminle alay ediyor. Alman’ ya da sığınma talebinde bulunan Suriyeliler bayram tatilinde, ülkelerine iznine gitmişlerdi.

Ama Almanya’ya bu izine gidenleri bir daha Alman ‘yaya geri dönmelerini kabul etmediler.

Bu kararın demokrasi ile uzaktan yakından alakası yoktur. Uluslararası göçmen yasasında bu gayet açık veya göçmenlerle ilgili yerel mahkemelerin vereceği kararlar doğrultusunda gereken yapılıyor.

DEVLET OLMAK BÖYLE BİR ŞEY.

Erdem Günalp

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Next Post

ÜLKEMİZE GELEN GÖÇMENLERİN EKONOMİYE ZARARLARI

Per Tem 29 , 2021
https://twitter.com/hashtag/yenilikpartisi?src=hashtag_click İşsizliğe Yönelik Etkiler Suriyeli sığınmacıların Türkiye ekonomisine ilişkin bir diğer etkisini ‘’işsizlik’’ başlığı altında inceleyebiliriz. Suriyelilerin Türkiye’ye gelmeye başladığı 2011 yılından itibaren ülkedeki işsizlik oranında hızlı bir artış meydana gelmiştir. 2016 Eylül’de %10,3’ten %11,3’e ilerleyen işsizlik oranı, 2017’nin başında %12’ye kadar çıkmıştır. TÜİK’in işsizliğe dair son verilerinde ise bu […]