AŞIK DAİMİ’NİN ANISINA SAYGIYLA -FIRAT TANIŞ

Gafil Gezme Şaşkın bir gün ölürsün – Kul Himmet

FIRAT TANIŞ
AŞIK DAİMİ

Bir Gerçeğe Bel Bağladım

Aşık Daimi

Bir gerçeğe bel bağladım erenler
Aldı benliğimi bitirdi beni
Damla idim bir ırmağa karıştım
Denizden denize götürdü beni

Nice kabdan kaba boşaldım doldum
Karıştım denize deniz ben oldum
Damlanın içinde evreni buldum
Yine benden bana getirdi beni

Buhar oldum yağdım yağmurlarınan
Karıştım toprağa çamurlarınan
Piştim fırınlarda hamurlarınan
Üstadım sofraya yatırdı beni

Çiğnediler dişlerinen ezildim
Vücut eleğinden geçtim süzüldüm
Çaldı kalem bir deftere yazıldım
İrfan mektebine yetirdi beni

Daimi‘yim ermişlerin ereği
Böyle idi tabiatın gereği
Ölmez bir ananın oldum bebeği
Aldı dizlerine oturdu beni

Tükenmez Güç ile Dolandır İnsan

Üstadımdan böyle aldım dersimi
Her varlığa yetkin olandır insan
Her ilmin kudretin odur kasesi
Tükenmez güç ile dolandır insan

O dur aranılan odur görünen
Böyle görüntüye şekle bürünen
Gah Eflatun gahi Lokman görünen
Yaraya neşteri çalandır insan

İster Hint’i dolaş ister Mısır’ı
Gayrıda arama gözet hazırı
İstersen bin kere çağır Hızır’ı
Koşup imdadına gelendir insan

İnsan güvencedir insan güvendir
İnsan sevilendir insan sevendir
İnsan tabiattır insan evrendir
Kendinde varlığı bilendir insan

Daimi diyor ki hakla kendini
Riyadan ari kıl pakla kendini
İlmin gözü ile yokla kendini
Kendinden kendine gelendir insan

Gafil Gezme Şaşkın

KUL HİMMET ÜSTADIM

Gafil Gezme Şaşkın Bir Gün Ölürsün

Gafil gezme şaşkın bir gün ölürsün
Dünya kadar malın olsa ne fayda
Söyleyen dillerin söylemez olur
Bülbül gibi dilin olsa ne fayda

Sen söylersin söz iç’in de sözün var
Çalarsın çırparsın oğlun kızın var
Şu dünyada üç beş arşın bezin var
Tüm bedesten senin olsa ne fayda

Söylersin de sen sözünden şaşmazsın
Haramını helalini seçmezsin
Tükenir kepeğin su da içmezsin
Akan çaylar senin olsa ne fayda

Kul Himmet Üstadım gelse otursa
Hâkk’ın kelâm’ını dile getirse
Dünya benim deyi zapta geçirse
Karun kadar malın olsa ne fayda

dusun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Next Post

AŞIK DAİMİ HAYATI VE DEYİŞLERİ

Paz Nis 18 , 2021
1932 yılında İstanbul‘da doğdu. Asıl adı İsmail Aydın’dır. Kökleri Erzincan‘ın Tercan ilçesinden gelmektedir. Her iki dedesinin de saz şairi olmasının etkisiyle küçük yaşta bağlama çalmayı ve Davut Sulari‘den aşıklık geleneğini öğrenmiştir. Aşık Daimi, 1950 yılında İstanbul‘dan ayrılarak Tercan‘a yerleşmiştir. Özellikle bu yıllar, yörede duyulduğu ve sevildiği dönemdir. Aynı zamanda kendisinin de aşıklık geleneğini pekiştirmesini sağlamıştır. 1962’den sonra yeniden İstanbul’a […]