AH MUSUL AH KERKÜK!…

OSMAN PAMUKOĞLU

Projenin büyük bir bölümü tamamlandı. Irak ve Suriye’de devam eden etnik ve mezhepsel çatışma yıllarca sürse bile, sonunda siyasi coğrafya kesinleşecektir..

Irak; kuzeyi Kürtlerin, ortası Sünni Arapların, güneyi Şii Arapların eyaletleri olarak ortaya çıkacak, ama nasıl inşa ederlerse etsinler, merkezi hükümet bunları hiçbir zaman ortak bir çıkarda birleştiremeyecektir..

Suriye’nin kuzeyi henüz, tamamen PYD Kürt yönetiminin elinde değilse bile, önümüzdeki zaman içerisinde batıya, Akdeniz kıyılarına doğru genişletilecektir..

Ortadoğu’da planlı olarak parçalanan bu iki ülkede; kimisi merkezi hükümeti, kimisi etnik bir grubu, kimisi bir mezhebi tutan devletler mevcuttur. Bunlar, ABD, Rusya, İran, Çin, Suudi Arabistan, Katar gibi ülkelerdir. Büyük çoğunluğu Irak’ta olan Türkmenler’ in ise sahibini arada bulasın! En çaresiz, en korumasız, en zor durumda kalanlar, Türklerdir..

Her kesimin bir veya birkaç koruyucu devleti var, ama Türklerin yoktur.. Evlerinden barklarından, topraklarından oldular. Kaçırılıyorlar, sürülüyorlar, öldürülüyorlar..

Türkmenler’ in umudu her zaman Türkiye Cumhuriyeti Devleti olmuştur; ama şu son haftalarda olup bitenlere mevcut hükümet, değil kükremek, kedi gibi bile miyavlayamayınca tüm beklentileri boşa çıkmış ve kararmıştır..

Irak Türkmenleri gördüler ve anladılar ki, kendi diplomatik misyonunu, şoförlerini, işçilerini dahi oradaki bataklıktan çekip çıkarmayı beceremeyen Türkiye’deki hükümetin, kendilerine hiçbir faydaları olmayacaktır. Bunu açık ve net olarak anladıkları için de, çok zayıf imkanlarla başlarının çaresine bakmaya çabalıyorlar..

Bölme ve parçalama planının bir bölümü de Güneydoğu Anadolu’nun Türkiye’den kopartılmasıdır. Bu da, “demokrasi ve barış” örtüsü altında, zamanı gelince, Irak ve Suriye’deki Kürt bölgelerine dâhil edilecektir. Son birkaç ayda görüldü ki, bölge de devletin ne egemenliği ne de güvenliği kalmamıştır..

Irak’ın orta bölgesinde İŞID’in yürüttüğü işgaller sonunda, Musul bu terör örgütünün, Kerkük’te kolayca Kürt peşmergelerin eline geçmiştir..

Kerkük ve Musul, 1926 Ankara antlaşmasıyla o dönemde İngilizlerin mandası olan Irak devletine bırakılmıştır. Musul ve Kerkük Ulu Önder Mustafa Kemal’in, yeniden Türkiye’ye katılmaları yönünde yanıp tutuştuğu iki vilayettir. Bu iki vilayetin Türk topraklarına katılması için plan yaptırmış, harekâtı hangi generalin yöneteceğini bile tespit etmiştir. Ancak bu plan, hem sağlığı hem de o günkü uluslar arası koşullar nedeniyle uygulamaya konulamamıştır..

Bu gün alt üst olan Irak’ta devlet düzeni ve bir otorite olmadığından hiçbir teminat da kalmamıştır.. Yani, 1926 Ankara antlaşmasının artık geçerliliği söz konusu değildir. Türkiye’nin Kerkük ve Musul’daki haklarına 1926 öncesi gibi geri dönüldüğünden, talep ve hak arama zamanı gelmiştir..

“Başı Dik Devlet, Onurlu Millet” sloganı, Hak ve Eşitlik Partisi’nin ilk kurulduğu günden itibaren dillendirdiği bir söylemdir. Bölgede ve Türkiye’de olup bitenlere bakıldığında ise ne kadar isabetli olduğu bir kez daha ortaya çıkmıştır..

Çakallar düze indiyse, gösterişli bir meydan okuma hareketi, uyuşuk toplumlar için şarttır…

Osman PAMUKOĞLU

20 Haziran 2014

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Next Post

ENDER BALKIR'DAN DEYİŞLER

Cts Mar 13 , 2021
Share on Facebook Tweet Follow us