KAZANDILAR MI, EDİNDİLER Mİ?

MUSTAFA NECATİ NALINCI

Hamza Yerlikaya’nın diploma sahtekârı olduğu daha önce de biliniyordu.

Hamza Yerlikaya’yı özel kılan mahkeme kararıyla sahtekârlığın kesinleşmiş olmasıdır.

Hamza Yerlikaya bu sahtekârlığı tek başına mı yaptı?

Son 40 yılda bazı meslek gruplarında alınan diplomalar incelendiğinde özellikle – Hukuk fakültelerinde- yapılan yolsuzluk, usulsüzlük ve sahtecilik araştırılırsa Hamza Yerlikaya’nın yalnız olmadığı, bu tür sahtekârlığın yaygın olduğu anlaşılacaktır.

Avukat, savcı, hâkim olmuş ama okuduğunu anlamayan, bir şeyi açıklarken insicamını bozmadan bir paragraf dahi yazamayan kişilerin nasıl hukuk fakültesine girdiğini, nasıl mezun olabildiğini hiç düşündünüz mü?

Özellikle son otuz yılda Hukuk mezunu kişilerin demografik yapısının bölgelere göre dağılımı araştırılırsa ne demek istediğim ve olayın ne olduğu anlaşılacaktır.

Hukuk Fakülteleri eşit ağırlıkla öğrenci alıyor. Bu puanı alabilmek için Türkçe ve Matematikten neredeyse eksiksiz yapmak gerekiyor.

Dört işlem yapacak kadar matematik, Türkçe konuşamayacak, Türkçe anlaşamayacak kadar Türkçe bilmeyen kişiler nasıl hukuk fakültesine girdi ve daha sonra girdiği fakülteyi nasıl bitirdiğini düşündüren, avukat, savcı, hâkim veya başka meslekten kişilerle karşılaştınız mı?

Avukat, savcı, hâkim, kaymakam, öğretmen vs gördüğünüzde yahu bu nasıl bu mesleği kazandı diye kendi kendinize sorduğunuz hiç olmadı mı?

…….

Benim çok oldu. Bu tipler ile karşılaştığımda bir iki soru sorarak şüpheden kurtuldum, mesleği nasıl edindikleri hakkında kanaat oluşturdum.

İddia ediyorum diploma sahtekârlığı, üniversite yolsuzlukları geriye dönük olarak araştırılsın altından çıkan pislikte bu toplum boğulur.

Belki de bu pislikte boğulduk da hala daha kendimizi yaşıyor ve nefes alıyor sanıyoruz.

Her akşam dangalakça konuşan Prof’lar, iki kelime Türkçe konuşamayan hukukçular, milletin önüne çıkmış, millete ahkâm kesen siyasilerin büyük çoğunluğu sizce hak ederek mi üniversite diploması almıştır?

Bugün unvan taşıyan kişilerin, büyük çoğunluğu bu unvanları kazanmışlar mı yoksa edinmişler midir?

Kanaatim odur ki edinilmiştir.

Üniversite ve ÖSYM arşivlerine girilsin, son 30-40 yıl araştırılsın, görülecektir ki bu ülkedeki diplomaların %70i kazanılmış değil edinilmiştir.

Hamza Yerlikaya belki de içlerinde en masum olandır!

Osman KARADENİZ den alıntıdır.

Ben taa fakültede iken sınav sorularını bir şekilde temin eden, hocaları ayarlayan, yerine sınava başkasını sokan, sınav sonuçlarını değiştiren birçok olayı biliyorum ve bunların bir kısmının da ortaya çıkması için bilfiil çalıştım.

Hele daha sonraki yıllarda FETÖ’ nün organize olarak neler yaptığını ve KPSS ve ÖSYM sınav sorularını nasıl yandaşlarına dağıttığını artık herkes biliyor. İşte şimdi böyle diploma alanlar subaşlarını tutmuş durumdalar. Kimi doktor oldu, kimi hâkim, kimi avukat, kimi de kaymakam.

HÂKİM olarak görev yaparken de böyle benzer bazı durumları dosyada fark edip gereğini yaptım. Çok sahte raporu ve diplomayı ortaya çıkardım. Sorumlular hakkında suç duyurusunda bulundum.

Ödülümü de CEZAEVİNE atılarak aldım.😊😊

Mustafa Necati NALINCI

Mustafa Necati Nalıncı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Next Post

Mustafa Fehmi Kubilay ve Menemen Olayı

Per Ara 24 , 2020
Mustafa Fehmi Kubilay, 1906 yılında Adana ilinin Kozan ilçesinde Giritli bir ailenin çocuğu olarak doğmuştur. Babasının adı Hüseyin, ana adı Zeynep’tir. Kozan’da terzi çıraklığı yaparken Antalya Öğretmen Okulu’nun sınavlarını kazandı. Antalya Muallim Mektebi ve İzmir Muallim Mektebinde okuduktan sonra Bursa Öğretmen Okulu’nu 1926 yılında bitirdi. Mustafa Fehmi Kubilay, 1930 yılında öğretmen olarak İzmir‘in Menemen İlçesi’nde 43.Piyade Alayında asteğmen rütbesiyle askerlik görevini […]