YARINLARA BIRAKILANLAR

Mehmet Sebih ALTUN

msebihaltun@gmail.com

Yarınlara; Ölüme terkedilmiş bir insanlık,

Yok olmaya mahkum edilmiş bir sevgi,

Ne idüğü belirsiz bir yaşam ve umutsuz bir gelecek bırakılıyor.

Bugün ise; son demlerinin yaşandığı hatta kaybolmaya yüz tutmuş sadece terimlerde kalan akrabalık ve komşuluk ilişkileri,

Kin, kıskançlık, dengesiz özgürlük ve nefretin tavan yaptığı bir jenerasyon,

Birbirine yaşam hakkı bile tanımayan bir siyasi, ideolojik tavır,

Birbirlerinin siyasi düşüncesine tahammül edemeyen yurttaşlık olgusu,

Kutsal kitaplardan ( manalarından) yoksun yaşanılan ve aktarılan bir din,

Gerçek değil işine geldiği gibi kendi öz menfaatlerini gözeten bir inanç anlayışı,

Ruhu beslemeyi bırakın tam manasıyla çürüten asılsız ilim ve bilgiler,

Zevk-î ve keyfî gözeten, orantısız ve kontrolsüz enformasyon,

Neye hizmet ettiği belirsiz medya,

İnsanların birbirinden soğumasını sağlayan kıskançlık ve çekememezlik,

Bekrauntu kültürün beşiği olan ama kültürden bihaber bir nesil,

Kitap okumadan, araştırmadan, öğrenmeden her şeyi bildiğini zanneden sözde bilginler,

Evveliyatını yanlış öğrenen, geleceğini şansa bırakan çocukluk,

Bal ayı süresi kadar evli kalan sıkılıp boşanan evliliklerin çoğaldığı bir aile yapısı,

Doyumsuz ve her şeye sahip olmak isteyen açgözlü kapitalist sermaye,

Şükretmeyi Allah’tan geldiğine değil de, hakkı yenilerek verilene razı olmanın farzı olarak dayatan bir anlayış,

Çalışmadan kolay kazanmanın yolunu arayan uyanık tayfaları,

Faizi hayatin içine olmazsa olmaz olarak dayatan sözde yardımcı, aslı resmi tefeci bankalar,

Güzel sözlerin yerini küfürlerin aldığı sokak başı varoşların bekçileri,

Her şeyi yok edip sonrasında onu yaşatmak için herkesi ezip geçen kindarlar ve dini sözleri telaffuz ederek dini yaşadığını zanneden dindarlara dönen bir dönemden geçiyoruz.

Ne bugün ışık veriyor ne de yarınlar umut veriyor.

Nasıl olacak bilmiyorum.

Bir çözümü olmalı.

Bugünü bu hâliyle batırmalı güneş, yarına insan için bir daha doğmalı. Tutmalı gençlerin ellerinden, okşamalı yaşama susamış çocukların duyguları.

Birlikte bütün dünyayı paylaşacağımız herkesin eşit değerlerde yaşadığı bir yaşama modeli inşa etmeli.

Dünya da var olan bütün insanların bütün dünyanın nimetlerinden faydalanmaya hakkı vardır. Bunu kabul etmek gerek.

Silahla zorla elde edilerek ve dünyayı önce kıtalara sonra ülkelere ayırarak diğer insanları bundan mahrum bırakan yeryüzü bölünemeyecek kadar kutsaldır.

Aynı şekilde bütün varlıklardan üstün olarak yaratılan nihayetsiz bir yeteneğe sahip bütün insanlık ta kutsaldır.

Barış ve huzur içinde insanca yaşanabilecek bir dünya dileğiyle.

Esen kalın…

07.11.2020

Mehmet Sebih Altun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Next Post

ROL MODEL...

Pts Kas 9 , 2020
Ahmet Baybars GÖĞEZ Değerli okurlarım. Bir tespitimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu dünyada güzelliklerle anılacak bir mirası yaratıyor olmak, insanoğlu için Tanrının bahşettiği en büyük şanstır. Bunun için bıkmadan üretmek, çalışmak ve toplumsal sorumluluğumuzu yerine getirmek zorundayız. Bir gün yaşlı bir teyzeye elinde poşetlerle yokuş çıkarken yardım ettiğimde bana anlamlı bir […]