Düşün Haber

Yeni Cumhurbaşkanlığı Sarayı AK SARAY ÜNİVERSİTE OLSUN!…

Kategori : Arşiv, Makale, Yazarlar - Etiketler :, , - Tarih :22 Ekim 2014 - Okunma :2.532 kez okundu

Yeni Cumhurbaşkanlığı Sarayı

AK SARAY ÜNİVERSİTE OLSUN!…

Mehmet Halil ARIK

Emekli Eğitimci – DENİZLİ

mehmethalilarik@gmail.com

KONU VE İSTEM: Atatürk’ün mirası; Atatürk Orman Çiftliği’nin gaspedilen arazisi üzerine yasalar çiğnenerek inşa edilen (Yeni Cumhurbaşkanlığı sarayı) AK SARAY’ın ; (gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün adına yaraşır bir isimle)TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN EN BÜYÜK ÜNİVERSİTESİNİ KURMAK ADINA TAHSİS VE TESCİLİNİN SAĞLANMASI İSTEMİMİZDİR.

GEREKÇE: (Hukuksal nedenler)

a)Atatürk Orman Çiftliği arazisi; Gazi Mustafa Kemal’in şahsi mülküdür. Özel vasiyetle Türk Milleti’ne hibe edilmiştir. Hiçbir kişi, kurum ve makamın özel kullanımına tahsis edilemez.

                        b)Yasalarla tanınmış tüzel kişiliğe sahiptir.

                        c)1992’de 1. derecede sit alanı statüsüne sahip kılınmıştır.

            d)Bu nedenle; araziye, inşa edile Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın yasal bir dayanağı olmadığı açıktır.

e)Bu konularda verilmiş mahkeme kararları da mevcuttur. Bu kararlara uyulmaması, kamuoyunda yasalara duyulması gereken güvene gölge düşürür niteliktedir.  Güya kararlılık adına yasa tanımazlık ve bu yönde verilen beyanatlar kamuoyunun vicdanında olumlu yer bulmamıştır.

f)Ayrıca; bu güne kadar, gerek tarihi misyonu, gerekse fiziki özellikleri-kapasite ve konumu ile Cumhuriyetin en iyi şekilde temsiline müsait Çankaya Köşkü bütün ihtişamı ile dururken, bu güne kadarki Cumhurbaşkanlarının gereksinmelerine yeterli gelirken, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ve ulusunun daha öncelikli ihtiyaçları dururken, böylesine külfetli ve ihtişamlı bir yatırımın yapılmış olması, o yüce makamın saygınlığına gölge düşürmüştür.

g)Bu cümleden olarak; Saray’ın, 1000 odası ve 300.000 metre karelik alanı ile, diğer ülkelerin en meşhur YÖNETİM sarayları ile kıyaslandığında, kamu vicdanındaki o kırgınlık (hatta öfke) makul bir mazeretle silinemeyecek, dolayısı ile o en yüce makamın saygınlığı vicdanlarda yara alacaktır.

            Kıyaslama:  

AK SARAY; 1000 oda, 300.000 metrekare. (Yeni eklentilerin de inşa edileceği söyleniyor)

DOLMABAHÇE SARAYI: Rıhtımı, camisi, saat kulesi dahil, 64 bin metrekare.

BEYAZ SARAY:( ABD-Obama oturuyor) tenis kortu, bowling salonu, sineması, yüzme havuzu, bahçesi dahil, 55 bin metrekare

KREMLİN SARAYI: (Rusya;Putin oturuyor)  25 bin metrekare.
BACKİNGHAM SARAYI: (İngiltere- Kraliçe oturuyor.) 775 oda. 77 bin metrekare.
ELYSEE SARAYI: (Fransa cumhurbaşkanlarını oturuyor) 11 bin metrekare.

AÇIKLAMA:

Demokrasilerde yasaların üstünde güç yoktur. Birey olarak herkes, yasalar önünde eşittir. Hiçbir kişi, zümre, kurum, makam; kaynağını anayasadan ve yasalardan almayan bir hakkı kullanamaz. Kurum ve makamlara tanınan yetkiler, makam sahiplerince bireysel hak olarak görülemez; kullanılamaz!…

Bu hüküm; yönetim kademesindeki kişi ve kurumların tamamını kapsar. 

“Ben yaptım oldu; ben istedim!… Yaparım!…” hükümleri keyfilikler üzerine kurgulanamaz. Demokrasiler; keyfiliklerin önündeki en güçlü yasal engellerdir.

Hiçbir kişi, zümre veya makam sahibi, kendi hak ve yetkilerini yasaların çizdiği sınırların ötesine taşıyamaz, kullanamaz.

Hiçbir kişi, zümre, kurum ve makam sahibi; yasaların amil hükümlerini uygulamaktan, T.C. mahkemelerinin, Türk Milleti adına verdiği hükümleri yerine getirmekten kaçınamaz… Hiç kimse, kanunlarla belirlenmiş hak ve yetkilerinin ötesinde kendisine ayrıcalıklı misyon yükleyemez…

Toplumsal huzurun gereği olarak, yasalara en çok uyması gerekenlerin, yasaları yapanlar ve yasaları uygulatanların olması gerektiği açıktır. Bu cümleden olarak; devlet çarkını çeviren yönetim erki, kendisini ayrıcalıklı haklara sahip konumda göremez. Keyfilik; demokrasilerin en büyük düşmanıdır.

İstediğinde kural koyan, istediğinde kural ve yasa çiğneyen, mahkeme kararlarını hiçe sayan yönetim erkinin demokrasilerde yeri tartışmalı hale gelmişse; bu noktada; toplumun, yasa tanımayan, mahkeme kararlarını hiçe sayan yönetim erkinden, taleplerini yüksek sesle isteme hakkı doğmuştur.

Yeni Cumhurbaşkanlığı S arayı AK SARAYIN ÜNİVERSİTE OLMASI TALEBİ DE BU HAK İÇİNDE DEĞERLENDİRİLMELİDİR.

SONUÇ: Yukarıda sayılan ve daha pek çok nedenlerle kamu vicdanında açılacak bu yaranın en kısa sürede telafisi için gereği yapılmalıdır. Ve adıyla da siyasi kimlik kazandırılarak vicdanlardaki yarayı derinleştiren AK SARAY, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün adına yakışır biçimde, dünya ölçeğinde, çağdaş, saygın bir bilim yuvasına, ÜNİVERSİTEYE, dönüştürülmelidir.

ÖNEMLİ NOT:

LÜTFEN BU TALEBİ, HERYERDE YÜKSEK SESLE DİLE GETİRELİM… PAYLAŞALIM;

AKP DIŞINDAKİ TÜM SİYASİ PARTİLERİN BU KONUYA KAYITSIZ KALMAYACAĞINA İNANIYORUM.  SAYGILARIMLA….

Yorumlar (1)
  • 13 Kasım 2014 tarihinde Hamdi YALÇIN tarafından

    JET BAŞBAKAN ŞİMDİ JET CUMHURBAŞKANI!

    Hamdi YALÇIN(hamdiyalcin1@homal.com)

    Ak Saray’a devletin ödediği paranın 1 milyar 370 milyon olduğu iddia ediliyor. Ben parasal yönünü değerlendirmeyeceğim, bu miktarı hesap-kitap yapanlar çok bulabilir,az bulabilirler.Bu güzel eseri ülkemize kazandıran Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür etmek isterim. Hakikaten Jet Başbakandı, şimdi ise Jet Cumhurbaşkanımız oldu. Bu eser ne zaman yapıldı, ne zaman bitirildi, inanın birçok insanımız hayretler içerisinde kalıyor ve büyük bir gururla övünüyor. O’nun hızına yetişemeyenler, o’nun ufkunu göremeyen ve hayal dahi edemeyenler yapılan eserlere-hizmetlere karşı gelmeyi kendilerine bir görev addediyorlar.

    İstikbalde ülkemizin muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkması ve ilk sıralarda yerini alması Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ilk hedefi olduğu gibi, tüm milletimizin de en büyük arzusudur. Bu eser şüphesiz ki devletimizin, ülkemizin ve milletimizin hizmetine sunulmuştur. 1000 odası olduğu söylenilen bu muhteşem eserin oda sayısı az bile. Görülecektir ki bir asır değil, sadece yıllar sonra; mesela 15-20 yıl sonra keşke 1000 oda değil, 3000 odalı olarak inşaa edilmiş olsaydı, diyenler olacaktır.

    Şöyle bir bakıyorum, etrafımızdaki resmi kurumların yapı tarzlarına, basit ve klasik, çok güzel mimari özelliği ve estetiği olmayan tarzda yapılar olduğu, cephelerinin çoğunlukla camlarla kaplandığı, can sıkıcı ve insanlarımızın içini kararttığı görülüyor. Oysa ki Cumhurbaşkanı Erdoğan bu muhteşem eserin ülkemize kazandırılmasında sanırım çok büyük ilgi göstermiş ve yakinen ilgilenmiştir.

    Ülkemize kazandırılan bu muhteşem eserin adına ister Ak saray isterseniz Cumhurbaşkanlığı Sarayı denilsin; milletimizin yüzünü Ak, ecdadımızın ruhunu şad edecek binada Selçuklu mimarisinin modernize edildiği, Türk motiflerinden esinlenip modernleştirip kendi stillerine uydurup bir senfoni gibi her tarafa yayıldığı apaçık kendisini belli etmektedir. Çalışanlara huzur ve ferah gelecek, yurt dışından ülkemizi ziyarete gelecek yabancı devlet konuklarının karşılanması ve ağırlanmasında yine milletimizin yüzünü ağartacak, göğsünü kabartacak muhteşem eser ulusal ve uluslararası dünyada daha çok konuşulacaktır.

    Bizler Türk milleti olarak misafirperveriz ve misafirimizi en iyi şekilde ağırlamak isteriz. Her yeri pırıl pırıl, yeni alınmış eşyalar ve yeni dizayn edilmiş modern teknolojiyle donatılmış bir mekanda misafirlerimizi karşılamamız, konuk etmemiz her halde onları ziyadesiyle mutlu eder ve hafızalarından silinmeyecek bir mekanda ağırlanmaktan dolayı da mutlu bir şekilde ülkemizden ayrılırlar.

    Kim ne derse desin, O’nun hızına kimse yetişemiyor. Kimi hasetle, kimi gıptayla O’na bakıyor, O’nu takip ediyor. Bana göre, O bir Jet Cumhurbaşkanı. Konu açılmışken şunu da söylemeden geçemiyeceğim. Cumhurbaşkanlığımıza uçak değil bir de Jet alınmalı ki, ülkemizin her köşesine ve dünya ülkelerine çok çabuk ulaşım sağlanabilsin.

    Cumhurbaşkanığı Ak sarayı’nı ülkesine çok gören zihniyet, Cumhurbaşkanı olduklarında çöl çadırlarında mı kalmayı,jet-uçak yerine kağnı veya at arabası ile mi? Ulaşım yapmayı hayal ediyorlar onu da çok merak ediyorum.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan köşkte oturup, sadece hükümetin gönderdiği kararlara imza atmayı düşünmüş olsaydı, ne yeni bir Cumhurbaşkanlığı Ak sarayına ve ne de yeni bir Cumhurbaşkanlığı jet/uçağına ihtiyaç olurdu.

    İşte ileriyi gören, istikbale umutla bakan ülkesindeki ve dünyadaki sorunlara duyarsız kalamayan, çözümler üreten, öneri ve tavsiyelerde bulunan, icraatlar yapan; yerinde oturmayı asla düşünmeyen bir Cumhurbaşkanı’na ülkemizin sahip olması milletimiz için çok büyük bir kazançtır.

    Cumhurbaşkanlığı için kullanılacak bu mekanın ülkemiz ve milletimiz için hayırlı icraatlara vesile olması hepimizin ortak dileği olmalıdır. Kim ne derse desin, ülkemiz ve bu aziz milletimiz her şeyin en iyisine ve en güzeline layıktır.

  • Yorum Yaz
    Ad Soyad :
    E-mail :
    Yorum :

    Son Eklenen Video

    dusunhaber-m.halil.arik.konusma video
    Facebook Twitter Rss

    Güncel Haberler