Düşün Haber

YAŞAMIN, EN GÜZEL HALİNİ YAŞAMAK

Kategori : Arşiv, Makale, Yazarlar - Etiketler : - Tarih :28 Ağustos 2015 - Okunma :2.363 kez okundu

dusunhaber-m.sebihaltun-yasaminhali

Mehmet Sebih ALTUN

msebihaltun@gmail.com

Toplumun girmiş olduğu gergin ruh hali hayatımıza yansıyor ve stresli bir hayata mecbur kalıyoruz. Siyasetin gerginliği toplumsal olarak hepimizi etkilemekte ve etki altında oluşan kaotik ortam toplumsal olarak herkesin huzur düzeyini minimize etmektedir. Her yerde kan, gözyaşı olurken bizim daha da güler yüzlü ve hiç bir şey olmamış gibi görünmemiz şüphesiz beklenemez. Ama hayatı daha da yaşanabilir hale getirmek toplum bireyleri olarak bizim elimizde.

Hayatın her alanında huzuru ön planda tutmak, kimseyi kırmamak, barış dolu bir dünya için çalışmak hepimizin huzur düzeyini yükseltmek için bazı önerilerdir. Her ne kadar siyaseti hayatımızın bir parçası haline getirilmek istenmiş olsa da, bunu kesinlikle kabul etmeyip sosyal yaşam ile siyaseti birbirinden ayırt etmek gerekir. Aksi takdirde toplum olarak hiç bir zaman bu yapılmak istenen siyaset ile yaşamı bir tutma gayretleri boşa çıkaramayacağız. Siyaset denen oluşum hep çıkar amaçlı olup halkı kendi çıkarları neticesinde kullanan liderlerin arka bahçesi olmamalıdır. Oysa içinde bulunduğumuz dönem de boğazımıza kadar siyasete alet edilmişliğin verdiği, o garip bir o kadar da pejoratif egoizmin tavan yaptığı duyguların hakim olduğu bir dönemden geçiyoruz.

Oysa hayat bizden kutuplaşmamızı değil birlikte yaşama kültürünü benimsememizi istiyor.
Birbirimize düşmanca değil kardeşçe bakıp yaşamamızı istiyor.

Tüm doğa bütün dünyayı yaşanabilir hale getirmek için var gücüyle çalışırken, bizler o çabaları boşa çıkarıp bu güzelim dünyayı yaşanamaz bir gezegen kılmak için elimizden geleni yapıyoruz. Ormanlar bütün gücüyle oksijen vermeye çalışırken bizler ormanları katledip kendi kişisel çıkarlarımız için kullanmaya devam ediyoruz.
Tüm insanlar yaşamak için geliyor. Doğuyor, büyüyor ama birçoğu hayatına doymadan hayata veda ediyor. Gençliğinin baharında birileri rahat yaşayacak diye bedenlerini toprağa teslim etmek zorunda kalıyorlar. Azrail’in en sevmediği can alma yöntemi kardeşin kardeşe kıyıp canına kıyması sonucu ölenin canını almasıdır diye düşünüyorum. İnsanlar yaşamak için doğuyor ama insanlar birbirlerini katletmek suretiyle kendilerine verilen bu hakkı yok ediyorlar. Kendisi daha fazla mal mülk sahibi olsun diye, mazlumlara kendisine verilen hakları onlara uygun bulmayıp onları yok etmek istiyorlar. Böylece hep dünya da savaşlar yaşanıyor. Bu dünya hepimize yeterken bizler paylaşamadığımız için bu dünyayı yok yok etmek istiyoruz.

Aslında biz insanoğlu olarak, eşref-i mahlûk olarak bizim için çırpınan bu doğayı anlayamıyor hatta bizim için yaşanabilir bir dünya için çalışmalarını hak etmiyoruz. Bu güzelim dünya binlerce yıldır insanlığa hizmet ediyor, insanlık ise bu hizmeti görmezden gelip tüm çirkinliği ile bu çabaları yok yere katlediyor.
Yaşamın en güzel hali tüm doğanın güzelliği ile insanlığın değerlerini taşıyan duyguları birleştirip kardeşçe yaşamayı becerebilme sanatıdır. Bunu becerebilen herkes sanatçıdır. Doğanın bizler için yaptıklarını görme sanatı, bize yapılan haksızlığı husumetle değil sabır ile anlamasını bekleme sanatı, toplumu germek yerine huzur içinde yaşamasını sağlama sanatı, düşmanca değil kardeşçesine yaşama sanatı, hoşgörü sanatı, affetme sanatı ve daha örnek verilecek birçok sanatı icra edip en önemlisi olan yaşama sanatını hayata geçirmek için çalışmamız gerekir. İşte o zaman bu hayatı hak edecek birer sanatçı libasına giren insan olma erdemliğine sahip olabiliriz.

Yaşamın en güzel halidir insanca yaşamak. Bizden daha güçsüz bir insana orantısız güçle karşılık verince inanmayın ki üstünlük sağlanmış oluyor. Bir gün mutlaka hesap sorulacağı realitesini aklımızdan çıkarmamak gerekiyor. Eğer hiç bir dine mensup olmasak dahi yapılan haksızlığın bir gün mutlaka karşımıza yol, su ve elektrik olarak dönüş yapacağını unutmamak gerekiyor.

Yaşamın en güze halidir empati kurmak. Karşımızda ki insanın ruh halini anlayabilmek için onun gibi düşünmeye çalışmak bile kişiliğimize çok şeyler katacağını unutmayalım. Bir insana zulüm yaparken bir aynı sonla karşılaşacağımızı unutmamak gerekiyor.

Kimse arpa ekerken, buğday biçmemiştir. Bu realiteden yola çıkarak hayatın en güzel halini yaşamak için çalışmalıyız. Çünkü gerçekte reenkarnasyon veya dejavu denilen bir hayatın olmadığını iyi okumak gerekir. Bir daha dünyaya gelip iyi insan olma şansını yakalamayabiliriz. O yüzden en güzel haliyle hayatı yaşamak gerekir.

Siyaseti bir gerginlik aracı olarak kullanan liderlere inat daha iyi yaşanabilir bir hayatın temellerini atmak gerekir. Bizi germeye çalışan liderlere inat siyaseti sadece sandıkta kullanılacak bir oy kadar hayatımıza dâhil etmek gerekir. Kesinlikle siyasetle bütünleşmemek gerekir.Aksi taktirde hayatımızın dizginini başkalarının eline verip istedikleri yöne çevirmelerini bekleyeceğiz ve bizler sadece onların istediği bir şekilde yaşamamızı uygun göreceklerdir.Bizler o zaman özgür değil birer prangalı köle haline bürüneceğiz.Hayat ve doğa insanca yaşamamız için çabalarken bizler başkalarının görüşleri doğrultusunda yaşamaya devam edeceğiz.

Evet, yaşamın en güzel hali insanca yaşamak. Bizler o yaşamı hak etmek için önce kendimizden başlamak üzere hayatımızı insanlığın en güzel duygularıyla süsleyip en güzel halini yaşamak için yaşamalıyız. Hayat yaşamamız için adeta direniyor. Bu direnci kırmadan bizler de aynı şekilde karşılık verip kardeşçe ve insanca yaşamalıyız.

İnsan gibi yaşayacağımız günlere ulaşmak dileğiyle …
Esen kalın..

Yorum Yaz
Ad Soyad :
E-mail :
Yorum :

Son Eklenen Video

dusunhaber-m.halil.arik.konusma video
Facebook Twitter Rss

Güncel Haberler