Düşün Haber

ULUSÇULUK VE ÜMMETÇİLİK NEDİR?

Kategori : Arşiv, Makale, Yazarlar - Etiketler :, - Tarih :21 Ocak 2013 - Okunma :8.013 kez okundu

Hüseyin EKİCİ

Ulus; Dil, kültür ve ülkü bakımından birlik oluşturan topluluk, “millet”e ulus denir. Türk Dil Kurumunda tarifi aynen böyle.

Ulusçuluk ise diğer bir anlatımla milliyetçilik anlamındadır.

Ulusalcılık demokrasiyle yönetilen devletlerin vazgeçilmezidir. Eğer ülkede demokratik yönetim biçimini değiştirmek istiyorsanız rejim değişikliği ile yapmak mümkündür. Rejimi değiştirip yerine Ümmetçilik konulacaksa elbette Ulusçuluk şiddetle eleştirilebilir ve ortadan kaldırmak için sudan sebepler ileri sürülebilir.

Yönetim biçimi Ümmetçilik olarak değiştirilmesi siyasal iktidarların arzu ettikleri bir yönetim şekli olabilir. Buna da Teokratik yönetim biçimi denilir. Yani Dine dayalı yönetim biçimidir. Bu yönetimlerde halkın görüşlerine başvurulmaz. Çünkü halk yerini ümmete bırakmıştır.

Ümmetçi toplumlar Teokratik yönetimleri içlerine sindirebilirler. Bu yönetim biçimi giderek tüm yetkileri elinde bulunduran bir zümreye verir ki bunun adına da Diktatörlük denir.

Halk şuna karar vermelidir. Ya kendi kendine yönetim biçimi olan Demokratik yönetimi tercih edecek, ya da tüm yetkileri elinde bulunduran dine dayalı yönetim biçimi olan Teokratik yönetim ile diktatörlüğe geçecektir.

Birey olmak yerine ümmetçi bir yapıya bürünüp biat toplumu olmayı kabul etmiş olacaktır.

Sayın Başbakanın Ulusalcıları hedefte tutup,  topluma hitap ederken mağdur olduklarını dile getirmesi son derece akla ve mantığa uygun olmayan bir serzeniştir.

Ulusçuluk, Ümmetçilik Türk Dil Kurumunca aşağıdaki gibi tarif edilmiştir.

Mustafa Kemal Atatürk ümmetçi olan toplumu birey toplumuna yani ulus toplumuna  dönüştürmüş olması halkın kendi kendini yöneterek söz ve karar sahibi olmasını istemesi demokrasi ile yönetilen Cumhuriyeti kurmuştur.

Atatürk diktatörlük kurmayı, ya da dine dayalı Teokratik Yönetimi arzu etseydi Osmanlı Devletinin devamı olarak kendini halife ilan ederdi ve kimse de sesini çıkarmazdı.

Ama bugün siyasal iktidar geriye dönüşümü sağlayıcı her türlü değişimi yaparak rejim değişikliğini getirmek gayretindedir. Başkanlık sisteminin gündeme getirilmesi de bu nedenledir.

Irak Kürdistan yönetimiyle ve Suriye’nin kuzey bölgesinde oluşacak yeni bir yönetimin başkanlık sistemine entegre edilebilecek bir eyalete dönüştürme hayali ve sevdasıdır.

Bunun gerçekleştirilmesi halinde eyaletlere bölünmüş hazır bir başkanlık sisteminin oluşmasına olanak veren devlet oluşturulmuş olacaktır.

Yeni Osmanlı hayali dedikleri bu olsa gerektir. Yabancı basının da üzerinde durduğu budur.

Suriye’nin bir an önce Beşşar Esad yönetiminden kurtularak Müslüman Kardeşler veya başka muhalif guruplarla birleşip Türkiye’nin başını çektiği yeni bir yönetim silsilesini oluşturup eyaletlere dönüştürüp Türkiye Cumhuriyet Devletinin rejimini değiştirmek ve Başkanlık sistemini oluşturmaktır.

Türk Dil Kurumunca tarif edilen kavramlara baktığımızda ne demek istediğimiz daha iyi anlaşılacaktır.

Ulusçuluk: Bütün insanların tek ve ayrımsız bir topluluk oluşturamayacaklarına her ulusun kendine özgü olan kültüre ve geleneklere bağlı kalıp kendi varlığını her şeyin üstünde tutarak yaşayabileceğine inanan görüş, milliyetçilik. (TDK)

Cumhuriyet: Ulusun, egemenliği kendi elinde tuttuğu ve bunu belirli süreler için seçtiği milletvekilleri aracılığı ile kullandığı devlet şekli. (TDK)

Demokrasi: Halkın egemenliğine dayanan yönetim biçimi. Halkın kendi kendini yönetmesi. (TDK)

Ümmetçilik: Bir peygambere inananların egemenliğini gütme politikası. (TDK)

Teokrasi: Dine dayalı yönetim biçimi. (TDK)

Diktatör: Bütün yetkileri kendinde toplamış bulunan devlet, hükümet ya da zümre başkanı. (TDK)

Son sözümüzü Mustafa Kemal Atatürk’ün sözü ile tamamlamak isteriz.

Cumhuriyet düşünce serbestliği taraftarıdır. Samimî ve meşru olmak şartıyla her fikre hürmet ederiz. Her kanaat bizce muhteremdir. Yalnız muarızlarımızın insaflı olması lâzımdır. 1923 (Atatürk’ün S.D. III, S. 71)

Yorumlar (1)
  • 30 Ocak 2013 tarihinde haberadmin tarafından

    DEMOKRATİK SOLCU OLDUK

    Solcu olduk ama fordcu olmadık

    Bozdağ gibi mercedesçi olmadık

    Yalan vaatlerle milleti yormadık

    Ülkenin aykırı tipleri ile bir olmadık

    Hep eşitlik ve barış için koştuk

    Atatürk ilkeleri ile coştuk

    Ulusal bütünlüğümüzü bozmadık

    Emperyalistlerin uzantısı olmadık

    Devlet olup anarşistle aynı masaya oturmadık

    Dün söylediğimizin tersini bugün söylemedik

    Türk ulusu kavramını hiç bozdurmadık

    Tek bayrak , tek millet dedik , bölmedik , böldürmedik

    Önce insan dedik , hep sevdik öldürmedik

    Yerli malı yurdun malı dedik satmadık sattırmadık

    Tarihimize sahip çıktık yakmadık , yaktırmadık

    Her zaman, her inanca saygı duyduk, yasalara uyduk

    Demokratik sol olduk ama

    Kominist sol olmadık …

    Çalışan haklarını savunurken çalıştıranı üzmedik ,

    Ne ezen , ne ezilen , hak için hakça düzen istedik …

    ŞÜKRÜ YILMAZ-İstanbul

  • Yorum Yaz
    Ad Soyad :
    E-mail :
    Yorum :

    Son Eklenen Video

    dusunhaber-m.halil.arik.konusma video
    Facebook Twitter Rss

    Güncel Haberler