Düşün Haber

TOPLUMDA FARKLILIKLAR

Kategori : Arşiv, Makale, Yazarlar - Etiketler :, - Tarih :01 Mart 2013 - Okunma :4.319 kez okundu

Mehmet Sebih ALTUN    

msebihaltun@gmail.com

Toplum olarak yeni bir fikir jenerasyonuyla karşı karşıyayız.

Her geçen gün hayatımıza yeni normlar girmekte ve bu normlara paralel toplum olarak bir sosyalizasyon evresi geçirmekteyiz. Yıllar önce vatan haini ilan edilenler şimdilerde kahraman olarak karşımıza çıkmaktadır. Yıllar önce kahraman olarak görülen kişiler ise şimdilerde hain olarak görülmekte ve hatta cezalandırılmaktadır. Halkın kınadığı ve asla kabul etmediği hal ve hareketler şimdilerde moda diye sergilenmektedir. Demek ki gün geçtikçe insanlar toplumsallaşma ilkesini benimsemekte ve hayatını ona göre idame etmektedir. Bu gün yaşamak neyi gerektiriyorsa o sahne sergileniyor. Toplumsal değerler günden güne tamamen batılılaşma tehlikesiyle karşı karşıya kalmaktadır.

Yapılan yasalar, uygulanan ideolojik hareketler toplumun Avrupai normlara entegrasyonunu sağlamak için yapılıyor. Kendi özünü, kültürünü, gelenek ve göreneğini, yaşayış tarzını dejenere eden tüm bu kolektif hareketler bir miladı kapayıp medeniyet adı altında topyekun değiştirme politikasını anlayabilmiş değilim.

Bir toplumun özü neyse, kültürü neyse onu yaşamak kadar tabii ne olabilir ki?

Neden dışlansın, neden hor görülsün?

Herkesin istediği gibi yaşama, istediği gibi inanma ve de istediği gibi düşünmeye hakkı vardır. Herkes aynı düşünceye sahipse, herkes aynı inanışa sahipse, aynı şekilde yaşarsa sizce bu hayat nasıl bir hayat olur?

Farklı inanışlar, farklı düşünceler ve ideolojik farklılıklar bir araya gelerek toplum tezini oluşturmaktadır. Aksi halde kardeşçe yaşama sentezi hüsrana uğrar.

Bir yandan kendi medeniyetinden uzak Avrupa’yı bir örnek olarak gören ve hatta bunun için bir bakanlık dahi kurulan ülkemiz kendi özüne has bir medeniyeti yaşayamamaktadır. Bir kısmı Avrupa, bir kısmı Asya bir kısmı da Arap kültürünün etkisi altında kalarak kendi kültürünü çok az bir kısmını sergilemektedir.

Sosyalizasyon hayatımızın tümüne hükmeden bir süreç olarak göze çarpmaktadır.

Bilgi ve teknoloji çağın getirmiş olduğu fırsatlardan yararlanmak isterken farkında olmadan aslında hayatımızın da bir etkileşimin eşiğinde olduğunu fark etmemekteyiz. Günümüzde seyredilen sinema, tiyatro, dizi ve hatta reklamlar dahi yeni etkileşizmin bir ürünü olarak algılanabilir. Çünkü diziler dahi hayatımızın belli alanlarına hükmederek değişmesine yol açabilmektedir. Bunun sonucu olarak günümüzde boşanma sebepleri artmaktadır. Çiftler ekranlarda gördükleri hayatı yaşayamamaktan şikâyet ederler. Çünkü izlenilen hayat tarzları öylesine cici ve masum bir şekilde anlatılıyor ki herkes özenmek zorunda kalıyor. Bu özenti sonucu sahip oldukları hayat şartlarından şikâyetler artıyor ve anlaşamama gibi bir durum ortaya çıkmaktadır. Bu da bir boşanma sebebi olarak ortaya çıkmaktadır.

Bu göstermiş olduğum örnek sadece televizyon programlarından etkilenmenin vermiş olduğu bir hayattan memnun olmama durumu.

Başka kültürlere entegre olalım derken kendi kültürümüzden olmayalım. Bir atasözü der ki ”Pirince giderken evdeki bulgurda olma” Bu da aynı hesap.

Yorum Yaz
Ad Soyad :
E-mail :
Yorum :

Son Eklenen Video

dusunhaber-m.halil.arik.konusma video
Facebook Twitter Rss

Güncel Haberler