Düşün Haber

ROLLERİNİ OYNAYANLAR (1) TÜKENMİŞLİK SENDROMUNDA OLANLAR (2)

Kategori : Arşiv, Makale, Yazarlar - Etiketler :, - Tarih :29 Temmuz 2013 - Okunma :1.519 kez okundu

Nurullah AYDIN

21 Temmuz 2013-ANKARA

 

ROLLERİNİ OYNAYANLAR (1)

Kendisinde bir takım özellikler olduğunu düşünen her insan yaşamında bir rol oynar. Roller de; ya başrol, ya oyuncu, ya da figüranlıktır. Kimi efendi kimi emireri. Kimi bey hanım, kimi hizmetli, hizmetçi. Kimi mutlu, kimi mutsuz. Kimi bu dünya, kimi öte dünya umudunda. Yani insanın beynine yapılan düşünce- inanç şırıngası insanı tercihe yönlendirir.

Gerçek hayattan rol modeli olarak zihinlere yansıyan; güç ve paranın değerleri ezerek yerine geçmesi, toplumun yaşam tarzını kemiren başka bir salgın hastalığa daha yol açıyor.

Bu tehlikeli salgın yolsuzluktur. Güç ve paraya ulaşmak için her yolu mübah kılan bu virüs, esir aldığı toplumu çökertir, yaşam tarzını hastalık üreten bataklığa çevirir. Çünkü tüm kaynaklar yolsuzluğa kurban gittiği için, ruhsal ve sosyal hastalıklar içinde kıvranan toplum yeni kurban olacaktır.

Önlenemeyen sosyal hastalıklar, zincirleme yolla ve çığ etkisiyle yaşam tarzımızı işte böyle kirletiyor.

Zihinsel işgale uğrayan toplumlar; beyinleri sığlaştığı için soygunun boyutunu kavrayamaz, neden ve nasıl gittiğini anlayamaz, önlem alamaz. Alık alık seyreder. Kaybettiğinin binde birini bile tekrar alabilmek için, kedinin kendi kuyruğuyla oynadığı gibi sürekli dolanır durur. Sürekli sahte şifreleri çözmekle oyalanır. Halbuki, asıl şifresi; kendi hayatının ve sağlığının kilitlendiği bu şifredir, bilemez ve çözemez!

İşte bu zihinsel işgal ve esaret; içinde yaşadığımız akvaryumu kirleten, zihinleri kilitleyen ve toplumları acınacak hale getiren böylesine acımasız bir akıl oyunudur.

Zihinsel esatete uğrayan toplumlar, içine düştükleri hastalık üreten bataklığı idrak edecek ve kurutacak zihinsel yetenek ve derinliği de kaybederler. Onların yapabileceği tek şey; bu bataklığın sürekli ürettiği sivrisinek ordusuyla savaşmak ve kıt kaynaklarını ahmakça harcamaktan ibarettir. Ama bu sivrisinek bulutları hiç bitmeyecektir.

Toplumu beyinsiz hale getirecek her işlem; zihinsel köleliği sağlamanın en kısa yoludur. Bunun üzerine algı yönetimi de eklenirse, bir tek kurşun bile atmadan bilinçaltı kurgulama ile toplumlar kolayca yönetilir. Bilim ve akıl gücünü koruyamayan devletler, yöneten aklı kaybettiği için yönetilen duruma düşerler. Çağdaş kölelik işte böyle oluşuyor.

Bu akıl oyununda, sağlıktan ekonomiye her alanda devam eden küresel savaşın değişik şekillerini bilmeyen toplumların yaşama şansı yok.

Herkes bir tuhaf durumda. Şaşkın şaşkın bakıyor. Anlamıyor, anlamış görünüyor veya anlamaya çalışıyor. Günümüz karmaşasında dikkatlerimiz çok farklı düzlemde seyrediyor.

İnsanlar nelerle meşgul? Söz ve yazı şarlatanlarını görmemek, bunları tartışmamak ne kadar doğrudur?

İster buna ırkçı ister dinci emperyalizm denilsin nihayetinde insanlar kuşatılmış bulunuyor. Umutları daha küçük parçalara bölüyor, tamamen kendi kontrolüne alıyor. İnsan ölümleri, kültür tarihinin tahribi, psikolojik travmalar çok daha etkili ve tehlikeli durumda.

Bunları görmemek, bunların üzerinde durmamak gaflet değil midir? Bütün bu tehlikeler göz ardı edilerek salt geçmişte de böyleydi bahanesiyle zihinlerin, yaşamın işgaline göz yummak ne kadar sağlıklı bir bakıştır?

Güç odakları medyayı çok güçlü olarak kullanıyor. Ne yazık ki bunun içinde farkında olunarak ve olmayarak iblisin yolunda olanlara hizmet konumuna düşülüyor.

Neden evrensel boyutta değil de yerel düzlemde olaylara bakıyoruz?

Neden evrensel insani değerler açısından değil de şarlatanların rahat yaşaması için gerçekleri görmemeye direniyoruz. Zihinlerimize, enerjimize, zaman israfımıza yazık oluyor.

Günün Sözü: Kin nefret ve öfke içinde olanlar, kendi oyunları içinde kalırlar.

*****************************************************************************************

Nurullah AYDIN

25 Temmuz 2013-ANKARA

TÜKENMİŞLİK SENDROMUNDA OLANLAR (2)

İnsan iç ve dış dünyasında olguları, nesneleri algılar. Yönetir, yönlendirir, yönetilir. Sevinç veya üzüntü duyar. Kimi mutlu, kimi mutsuzdur.

Sevincinin veya üzüntüsünün, Mutluluğunun veya mutsuzluğunun nedenleri çok çeşitli olsa da, yaşadığı toplumdan ayrı kalamaz. Kendisini etkileyen temel neden, yaşadığı çevresi,  toplum ve devlettir. Yöneticilerin yönetme tercihi, bireyin ruh dünyasını da şekillendirir.

İnsan; başkasının görüş, düşünce ve uygulamalarından etkilenir.

Bir başkası çıkıp Türk Milleti’ni ayrıştırdılar, der.

Bir başkası çıkıp Türk Devleti’nin saygınlığını yıktılar, der

Bir başkası çıkıp hepimiz kardeşiz diyerek, kardeşi kardeşe düşman ettiler, der.

Bir başkası çıkıp bölücülük yapıyorlar, der.

Bir başkası çıkıp ortak değerleri parçaladılar, der.

Bir başkası çıkıp gezi eylemcileri müebbetlik, der.

Bir başkası çıkıp hamile kadınların sokağa çıkması terbiyesizliktir, der.

Bir başkası çıkıp birbirimizin kıymetini bilelim, der.

Bir başkası çıkıp yaptığın 9 maddelik gizli anlaşmayı açıkla der.

Bir başkası çıkıp kalpazanlığı açıkla, der.

Bir başkası çıkıp terör örgütü ile pazarlığı açıkla der.

Bir başkası çıkıp dengeler değişecek, der.

Bir başkası çıkıp kurşundan ağır acılar, der.

Bir başkası çıkıp balon patladı, der.

Bir başkası çıkıp hırsız, yalancı, sahtekar değil, çapulcuyuz, der.

Bir başkası çıkıp dört dörtlük kemirgen, der.

Bir başkası çıkıp kemire kemire kazanacağız, der.

Bir başkası çıkıp kemirmeyi bizden öğrenecek değilsin, der.

Bir başkası çıkıp beyni felçli zihniyet, der.

Bir başkası çıkıp rotayı kaybettiler, der.

Bir başkası çıkıp Türkiye satılıyor, der.

Bir başkası çıkıp yalan talan ihanet düzeni, der.

Bir başkası çıkıp bizde şefkat, onlarda demir yumruk, der.

Bir başkası çıkıp herkesi fişliyorlar, der.

Bir başkası çıkıp yandaş olmayana böyle, der.

Bir başkası çıkıp aşığım dedi ihaleyi aldı, der.

Bir başkası çıkıp hem çok kurnaz, hem cimri, der.

Bir başkası çıkıp yeni bir dile ihtiyaç var, der.

Bir başkası çıkıp emin olmadığımız bir işe başka çaremiz olmadığı için girdik, der.

Bir başkası çıkıp tarımda dev açık var, der.

Bir başkası çıkıp rejim tehdit altında, der.

Bir başkası çıkıp sık bakalım sık bakalım biber gazını sık bakalım, der.

Bir başkası çıkıp her yer taksim, her yer direniş, der.

Bir başkası çıkıp ne olacak bu Türkiye’nin hikayesi der.

Bir başkası çıkıp herkes tef gibi gergin, der.

Bir başkası çıkıp bağrımızdaki yılanlar, der

Bir başkası çıkıp sus, seni dinliyor, der

Bir başkası çıkıp hizbüşşeytanlar, der.

Bir başkası çıkıp lanetle anılacaksınız, der.

Bir başkası çıkıp kimin ne dediği değil milletin ne dediği önemli, der.

Bir başkası çıkıp yolun sonu, der.

Bir başkası çıkıp sonunda insan kazanır, der.

Bir başkasının tespitlerine evet diyorsanız, ülkede tükenmişlik sendromu yaşanıyor demektir.

Tükenmişlik sendromu insanları gerçeklerden koparabiliyor.

Tükenmişlik sendromu ile yaşayanları aşın. Bilimden, akıldan, çağdaş değerlerden uzak ucube tiplerin neden olduğu yüksek maliyetlere neden olan tükenmişliği önlemek için, birlik içinde, halkın aydınlatılması, bilinçlendirilmesi gerekir.

Günün Sözü: Hak yiyen, haksızlık yapan diktatörler, vicdanların ve tarihin kötüleridir.

 

Yorum Yaz
Ad Soyad :
E-mail :
Yorum :

Son Eklenen Video

dusunhaber-m.halil.arik.konusma video
Facebook Twitter Rss

Güncel Haberler