Düşün Haber

MUTLULUK NE DEMEK? Mehmet Sebih Altun

Kategori : Arşiv, Makale, Yazarlar - Etiketler :, - Tarih :08 Temmuz 2012 - Okunma :5.704 kez okundu

Mehmet Sebih Altun

Değerli okurlarım merhabalar;

Hayatın hızla akıp gittiğini görmemek mümkün değil. Ama bir o kadar da sıkıntılı bir dönem yaşanmaktadır. Mutlu olmak için pek çok uğraş versek de bir türlü arzuladığımız mutluluğu ve huzuru bulamaz olduk. Oysaki her insanın her zaman ihtiyacı olan, en muhtaç olduğu duygu türüdür huzur. Huzurlu olmak için bir büyü gerekmez tabi. İnsanları sevme kapasitemizi olduğundan daha yüksek seviyeye çıkarmak en önemli faktör olabilir. Olaylara tek açıdan değil de farklı bakış açılarından bakarak o konudaki huzur bozucu stresten kurtulmak mümkündür.

Aslında mutlu olmaya hazır bir toplumuz. Kolay, uysal, heyecanlı, hareketli ve inançlıyız. Ama ne yazık ki hayatımızdan memnun değiliz! Eğer mutluluk ölçümü yapılabilse ülke olarak çok arka sıralarda yer bulabileceğiz. 20–30 yıl öncesine oranla refah düzeyimiz, sağlık sistemimiz, yaşam kalitemiz daha iyi gibi görünüyor ama kişisel ve toplumsal mutsuzlukta en üst noktalardan birindeyiz.

Mutsuzluğun dalga dalga yayılmasının pek çok sebebi var. Bakın Dalai Lama bunun için neler diyor:
 
“Sakin ve barış dolu bir zihinsel durumu koruyabilirseniz, sağlığınız kötü iken de mutlu biri olabilirsiniz. Olağanüstü zengin biri de olsanız, yoğun bir öfke ve hiddet anında sahip olduklarınızın tümünü kırıp atmak da isteyebilirsiniz. O anda elinizdeki zenginliklerin hiçbir anlamı yoktur. Büyülü bir refah örtüsünün altında, hayal kırıklığına, gereksiz kavgalara, uyuşturucu ve alkol bağımlılığına kadar götüren ciddi ruhsal huzursuzluk vardır. Varlığın, zenginliğin, aradığınız tatmini ve neşeyi getireceğinin garantisi yoktur. Diğer yandan eğer içsel niteliğe, sakin-dingin bir ruha ve içinizde belirli bir dengeye sahipseniz dışsal olanaklarınız eksik olsa bile mutlu ve neşeli bir hayat yaşamanız mümkündür.”

Yazar Paulo Coelho ‘ise: “Mutsuzluk virüsünü yaygınlaştıran sebeplerin birincisi ve en önemlisi tatminsizlik gibi görünüyor. Olanla yetinmemek, olmak-olgunlaşmak yerine sahiplenmeye öncelik vermek, eskilerin deyimiyle “hırsı aklının önünde gitmek” hep sorun olmuştur. Daha büyüğünü, yenisini, hızlısını, güçlüsünü, farklısını istemek mutluluğun önündeki en büyük engel olarak görüyor.”

Bu iki örnekte gördüğümüz gibi mutluluk ve huzur aslında içimizdeki hislerin verdiği yönlendirici düşünceler doğrultusunda hareket ettiğimizi buna paralel huzur ve mutluluk düzeyimizin giderek düştüğünü anlıyoruz. Demek ki mutlu olmak için hayat standartların yüksek olması gerekmiyor sadece düşünce bazında rahat bir tavır takınırsa mutluluğun kendiliğinden geleceğini unutmayalım.

Huzurlu ve mutlu nice yarınlar dilerim esen kalın.

msebihaltun@gmail.com

Yorum Yaz
Ad Soyad :
E-mail :
Yorum :

Son Eklenen Video

dusunhaber-m.halil.arik.konusma video
Facebook Twitter Rss

Güncel Haberler