Düşün Haber

KOMŞULUK VE AKRABALIK İLİŞKİLERİ Mehmet Sebih ALTUN

Kategori : Arşiv, Makale - Etiketler :, , , - Tarih :19 Nisan 2012 - Okunma :4.049 kez okundu



Mehmet Sebih ALTUN

 

19 Nisan 2012

Değerli okurlarım;

Bu defa akrabalık ve komşuluk kavramlarının unutulmaya yüz tutmuş yanlarını paylaşma ihtiyacı duydum.

Kentsel dönüşüm projesinin başlamasıyla birlikte, bir dönem bir arada yaşayan komşular birbirleriyle bir aile grafisi çizen mutlu bir toplum iken şimdi ise sosyo_ekonomik nedenler başta olmak üzere globalleşme adı altında modern bir yaşam sürme eğilimi olan toplum aslında daha da önemli olan komşuluk ve akrabalık ilişkilerinin yok olma noktasına geldiğini unutmuş olmalılar. Tabii ki yaşam standardını yükseltmek çok güzel bir unsur, ama bununla beraber hayatta değer bakımından vazgeçilmez olan komşuluk ve akrabalık sistemlerini çökertmek toplum olarak bizi geriye çekeceğinden hiç şüphemiz olmasın. İnsanlar artık modern evlerde yaşamakla beraber apartman sakinlerinin yaşayış tarzlarını bir cezaevi yaşantısından farkı olmadığını görmeleri eski hayata olan arzu ve özlemlerini anlatmaya yeter sanırım. Haber programlarından takip etmişinizdir. Hayatını kaybetmiş bir apartman sakinini günler sonra hatta haftalar sonra fark edilmesi anlatmak istediğim konunun ehemmiyetini daha da artırmaktadır.

Diğer yandan akrabalık ilişkileri de pek iç açıcı değil. Geçim sıkıntısı başta olmak üzere hayat şarlarının olumsuzluğu insanları farklı bölgelere itmektedir. Akrabalık kavramının ileri nesillerde yok olma noktasına geleceğini içimden gelmese de söylemem gereken bir husustur.

Neden? Diye sorarsanız. Bende cevaben günümüzde insanlar çocuklarına daha iyi bir gelecek hazırlamak ve daha ileri bir seviyede eğitim görmeleri için hiç bir masraftan kaçmıyorlar. Bunun sağlanması için tek çocuk prensibi öne çıkıyor. Peki, herkeste tek çocuk olduğunu düşündüğümüz zaman bir sonraki neslin nasıl bir akrabalık sistemi olacağını düşünüyoruz?

Ne demek istiyorsun? Dediğinizi duyar gibiyim. Ama maalesef söylediklerim doğru. Tek çocuklu aile sayısı her geçen gün artmaktadır. Gerek sosyo-ekonomik, gerekse ailelerin birden fazla çocuğa yeterli ilgiyi gösterememe kaygıları tek çocuklu aile sayısının artmasına neden olmaktadır. Tek çocuklu ailelerde çocuk için ayrılan özel zaman miktarı ister istemez çok çocuklu ailelere göre daha fazladır. Aileler zamanlarını iyi organize ederlerse çocuğun her tür psikolojik ihtiyacını karşılamaları için gerekli fırsatı bulabilirler. Tek çocuk olmanın belki de en önemli avantajı budur. İşte maalesef ülke şartları birden fazla çocuk yetiştirme konusunda müsait olmamakla beraber sosyo_ekonomik koşulların dezavantaj sağladığını göz önünde bulundurursak akrabalık sistemi ortadan kalkma tehdidiyle karşı karşıyadır. Yani bir sonraki nesilde amca, dayı, teyze, enişte, yenge gibi kavramları kullanamayacak belki de. Ama az da olsa şimdi var olan akrabalık sistemini iyi ilişkilendirmek ve kıymetini bilmek gerekir.

Tüm sıkıntılara rağmen, akrabalık, arkadaşlık ve komşuluk ilişkilerini diri tutmak zorundayız. Zira çevremizi kuşatan bu güzel topluluklar bizlere her zaman lazımdır ve sosyal dayanışmanın en güçlü unsurlarıdır.

Yorum Yaz
Ad Soyad :
E-mail :
Yorum :

Son Eklenen Video

dusunhaber-m.halil.arik.konusma video
Facebook Twitter Rss

Güncel Haberler