Düşün Haber

KATLİAMLAR ÂLEMİNDE VAHŞİLEŞMİŞ İNSANLAR

Kategori : Arşiv, Makale, Yazarlar - Etiketler :, - Tarih :12 Ağustos 2013 - Okunma :6.870 kez okundu

                               

Mehmet Sebih ALTUN  

msebihaltun@gmail.com    

               Dünya haşredildiğinden bu yana hiç bu kadar zalimce birbirini vuran, zalimce katleden bir insan libasında ki canavarlar sürüsüne dönüşmemiştir belki de..

              Son bir kaç seneden beri gerek sözde özgürlükleri ülkesi vampir emperyalist ABD’nin yaptığı soykırım tadında kıyımlar, bahar diye kendini avutan Arap dünyasının uğradığı iç karışıklıklar, yıllardır kan gölüne dönen Ortadoğu ve dünyanın gözü önünde binlerce insanın katledildiği Kosova, Bosna – Hersek katliamları ve daha aklıma gelmeyen onlarcası. Katliamın ırkı, dini, dili, ideolojisi, siyasi görüşü v.s. olmaz. Bunların hiç birisi katliam için geçerli sebepler değil aslında hiç bir sebep insan katliamını geçerli kılamaz.

             Irak yok olmakla karşı karşıya. Her gün onlarca belki binlerce insan katlediliyor. ABD ve diğer ittifak dediği ülkeler petrol kokusunu alan tüm kolonistler bu ülkede. Adım attığında bir işgal gücü askerini görmektesiniz. Ama hala bu ülkeler birbirlerine düşmanca ithamlarda bulunuyor ırk ve mezhep çatışmaları ile çalkalanıyor ve özgürlük getirmeye gelmiş işgalci güçlere kendi egolarını istediği gibi yönlendirmek için gün doğuyor ve adeta vahşileşiyorlar. İnsan kılığından çıkıp tarifini edemeyeceğim bir libasa bürünüyorlar.

               Ne Somali özgür kaldı ne de Libya, Ne Irak bağımsız kaldı ne de Afganistan, Ne Filistin yaşıyor ne de Myanmar (Burma). Dünya çığırından çıktı bir içgüdüsel savaşlar senfonisi haline büründü.  Enstrümanlar ise silah, top, havanlar, tanklar, uçaklar ve daha bir çok orkestrayı oluşturacak enstrüman mevcut.

              Beni bu yazıyı yazmama iten sebeplerden birisi  ise son günlerde Mısır, Suriye ve son olarak izlerken ağlamama sebep olan Suriye deki Rojava katliamı. Zalim Esad sivilleri öldürüyor diyenlere evet sizinle bu konuda hemfikirim Esad’ın bir an önce ekarte edilmesi lazım ama şöyle bir konu daha var. Esad’ın yaptığı katliamları gayrimeşru görüp muhaliflerin yaptığı katliamları meşrulaştırmak hangi dine hangi inanca hangi ideolojik düşünceye yoracaksınız peki.

             Suriye’deki El-Kaide bağlantılı El-Nusra ya bağlı askeri gruplar kaybettikleri bölgeleri geri almak için kadın erkek, çoluk çocuk demeden bombalıyor.

             Derik, Rımelan, Girkê Legê, Çilaxa, Qamişlo, Serêkaniyê ile Tel Abyad’ta ağır darbeler yiyen El Kaide bağlantılı El Nusra’ya bağlı gruplar, yenilgilerinin intikamını almak için Halep’in Sefire ilçesine bağlı Tel Hasıl ve Tel Aran beldelerindeki sivillere yönelik saldırılar başlattı.
Tank, havan ve ağır silahlarla yapılan saldırılarda şu ana kadar 50’nin üzerinde sivil hayatını kaybederken 350 kişi rehin alınmış durumda. Irak-Şam İslam Devleti ile El Nusra bağlantılı çeteler, telefon hatlarının kesik olduğu Tel Hasıl ve Tel Aran’dan sağlıklı bilgi alınmasını engellemek için yolları da kapattı. El Ekrad (Kürt) Cephesi kaynakları, bölgede Kürtlere yönelik katliam girişimleri olduğunu bildiriyor.
Bu insanlık dramının yaşandığı elim vakayı sadece Rusya kınadı. Dünya’nın hiç bir ülkesi bu durumu haber programlarında dahi yansıtmadı.

           Bu yavan çelişkidir. İslam coğrafyasında oluşan bu kaotik durumu hiç bir batılı görmüyor. Ama Batıda bir ölüm ya da saldırı haberi  gelince bizim ve bölge medyası hiç bir ayrıntıyı gözden kaçırmaksızın aynen yansıtıyor. Bu kadar da ikiyüzlü olunmaz. Ortadoğu ve İslam dünyası kanla boğuşurken bizim medyalar siyasi parti liderlerin konuşmalarını yayınlamaya devam ediyor. Devam edin siz gün ola harman ola.

            Şimdi  İnsanları kutuplaştıran zihniyetlere sesleniyorum. Suriye’nin girdiği bu girdap hanginizi sevindiriyor. Kardeş kardeşi vururken her gün katliam haberleri gelirken hanginiz rahat yatıyorsunuz? Evinizde ya da Suriye’de her gün kadınlar, çocuklar katledilirken hanginiz çocuklarınızı rahatça okşuyor, seviyor  ve öpüyor. Vicdanınız bu kadar köreldi mi? Sadece kendi egonuzun tatmin olduğu ruh hallerini yaşamak isteyip diğer insanların geçirdikleri baskıları görmezden gelme ne kadar acı bir olay değil mi?

              İnsanların hele  o  yok edici içgüdüleri yok mu, hiç bir  varlıkta bulunmayan bir hissiyattır. Sürekli  birilerini öldürme sevdası, hep güçlü olma edası ile yaşama metodunu uygulayarak güçsüzü ezmişlerdir.

            Nedir bu kin?

            Nedir bu nefret?

Nedir bu savaş sevdası?

Nedir bu kutuplaşmış sadece birilerine özel barış isteği?

Nedir bu dünyayı çekilmez kılan anlayış?

Birileri bu vahşileşmiş insanları durduramaz mı?

Bu kadar mı seyretmeyi seviyoruz. Kendini savunma mekanizmaları bulunmayan bu kadar insanı katletmek insanlık suçudur. Peki ama uygar toplumlar bu durumu nasıl görüyor? Evet, görünürde pek hoş karşılamıyorlar tabi. Ama bu katliamı gerçekleştirenlerin bu katliamı yaparken haklı olduklarını ima ediyorlar. Mısır’da ki olayları hoş karşılamıyorlar ama yapılan kıyamları meşru olarak görüyorlar ve Darbe demiyorlar.

Dünyanın her yerinde meydana gelen bütün katliamları kınıyor adaletin bir gün  mutlaka bu yaptıkları zulümleri aynı şekilde onlara tekerrür etmesini ve bu sayede onların da bu coğrafya insanının yaşadıkları acıları anlamasını diliyorum.

         KANLARIN AKITILMADIĞI KARDEŞÇE BİR DÜNYA DİLİYORUM.

Yorum Yaz
Ad Soyad :
E-mail :
Yorum :

Son Eklenen Video

dusunhaber-m.halil.arik.konusma video
Facebook Twitter Rss

Güncel Haberler