Düşün Haber

KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN VE ZAL MAHMUT!…

Kategori : Arşiv, Genel, Kültür-Sanat - Etiketler :, , , - Tarih :13 Mayıs 2012 - Okunma :3.916 kez okundu


ZAL MAHMUT KİMDİR? 

“Zal” sözcüğü “Yaşlı, aksakallı adam” anlamına geliyor. İstanbul’un Eyüp İlçesinde Zal Mahmut adlı bir de cami var; Zalpaşa Caddesi üzerinde. Anılan caminin yakınlarında yaşayanlara sorarsanız, size anlatırlar. 1553 yılında, Konya Valisi Şehzade Mustafa‘ya bir haber gelir. “Tez gelesin, hünkâr baban seni görmek ister” diye… Çok iyi yetişmiş, babayiğit bir adam olan Şehzade Mustafa  koşar padişah otağına. İran’a karşı sefere çıkma hazırlığındaki babasının elini öpmeyi istemektedir. Hünkâr Çadırına girdiğinde çadırın boş olduğunu görür.

Şehzade Mustafa, şaşarsa da bu duruma, oturup bekler babasının gelmesini. Bu sırada birileri girer çadıra. Ancak gelenler padişah ve emrindekiler değil, azman gibi yedi cellâttır. Ellerindeki boğma kementleriyle çullanırlar Şehzade Mustafa’ya.

Şehzade Mustafa yiğit bir adamdır, direnir cellâtlara, üçünü haklarsa da yorgun düşer! . Tam çadırdan çıkıp kurtulacakken cellâtların başı, yorgun düşmüş Şehzade Mustafa’ya arkadan saldırır ve urganla boğar onu.

Şehzade Mustafa, bu boğuşmayı birilerinin kapı aralığından gizlice seyrettiğini hisseder ve son nefesinde “beni öldürüyorlar, kurtar beni baba” diye bağırır, yalvarır. Ancak kurtarmaya gelen olmayacaktır. Şehzade can verir.

Padişah Kanuni Sultan Süleyman‘ın emriyle ve onun gözü önünde, onun yiğit oğlu Şehzade Mustafa’yı boğan katil, sonradan “paşa” sanıyla ödüllendirilen Zal Mahmut adlı cellâttır. Bu cana kıyıcı paşa, Tanrı’dan af dilemek için olsa gerek, Eyüp’teki camiyi yaptırır. Günümüzde birileri Osmanlı’yı övme yarışına girse de Zal Mahmut adlı katil paşa, toplumda öylesine bir nefretle anılıyor ki, o semtin insanlarının çoğu, Zal Mahmut Camisinde  namaz  kılmaktan kaçınırlar…

Muhteşem Süleyman öz oğlu Şehzade Mustafa‘dan sonra bir başka öz oğlu Şehzade Beyazıt’ı da 1559′da öldürtür, yaklaşık beş yıl sonra da ölür. Osmanlı tahtına çıkacak tek şehzade kalmıştır. 1566′da taht’a kekeme ve alkolik biri olan Şehzade Sarhoş Selim olarak anılan, 2.Selim çıkar.

Yeri gelmişken eklemeliyim. Bu sarhoş Selim, Muhteşem Süleyman’a oğulları Şehzade Mustafa’yı ve Şehzade Beyazıt’ı kendi oğlunu taht’a!  çıkarabilmek için düzmece belgeler ve iftiralarla boğdurtan (bir Rus Papazının kızı olan Roksalan adlı yosma) kadının ‘takma adıyla’ Hürrrem Sultan’ın oğludur.

Sekiz yıl kalır Osmanlı taht’ında Hurrem’in oğlu Sarhoş Selim (1566-1574) ve bir hamam sefasında cariye kovalarken düşer, ölür.

Bu “muhteşem” diye tanıtılan Kanuni Sultan Süleyman, gerçekte yosma Roksalan’ın iftiralarına kanarak öz oğullarının canına kıymış bir evlat katilidir. Osmanlı taht’ını yetenekli oğulları yerine bir sarhoş’a (Roksalan’ın sarhoş oğluna) bırakmak ve Osmanlı’nın batış sürecini başlatmak ne “muhteşem” bir davranış!  Bu evlat cinayeti milyonlarca -bilinçsiz- yurttaşı televizyon karşısında tutsak eden o ünlü “Muhteşem Yüzyıl adlı dizide” gösterildi mi bilmiyoruz. Ancak, Roksalan’ı, Zal Mahmut’u ve benzerlerini övenlerin! Onları bize “atalarınızdır” diye tanıtanların doğruyu söylemediklerini ortadadır. Şimdi düşünme sırası bizde.

Yorum Yaz
Ad Soyad :
E-mail :
Yorum :

Son Eklenen Video

dusunhaber-m.halil.arik.konusma video
Facebook Twitter Rss

Güncel Haberler