Düşün Haber

İslamcıların Özellikleri(1) İslamcıların İktidar Savaşı(2)

Kategori : Arşiv, Makale, Yazarlar - Etiketler :, - Tarih :17 Şubat 2014 - Okunma :1.637 kez okundu

Nurullah AYDIN

27 Ocak 2014-ANKARA

İSLAMCILARIN ÖZELLİKLERİ(1)

İslam dini’nde; kutsal kitap Kur’an ve elçi peygamber buyrukları dürüst olmayı, namuslu olmayı, hak yememeyi, adaletli olmayı, paylaşmayı, Allah’tan başka hiçbir varlığa iman etmemeyi, itaat etmemeyi emretmesine rağmen, İslamcılar tam tersini yaparlar.

Görüntülerinde Müslümandırlar. Dillerinde dini kavramlar vardır. Ancak her türlü insanlık dışı davranışı, melaneti meşru kabul ederler.

İslamcılar için günah olmayan özellikler şunlardır;

Adaletsiz olmak

Biat etmek
Biat etmeyeni süründürmek

Cariye edinmek

Dedikodu yapmak

Dönek olmak

Fesatlık çıkarmak

Gammazlamak

Gösteriş yapmak

Hak yemek

Haram yemek

Hırsızlık yapmak

Hile yapmak

İhanet etmek

İkiyüzlü olmak

İnsanı katledip ciğerini yemek

Kafa kesmek

Katletmek

Kumpas kurmak

Küçük kız çocuğu ile evlenmek

Lidere tapınmak

Mal biriktirmek

Münafıklık yapmak

Nankörlük

Riya göstermek

Tuzak kurmak

Yalakalık yapmak

Yalan söylemek

Yolsuzluk yapmak

Bu özellikleriyle İslam adına İslam’ı istismar eden İslamcılar, Müminlerden ayrılırlar.

Müminler; İslamcıların tam tersi özelliklere sahiptir.O müminler ki; Yaratılanı yaratandan dolayı severler, hoş görürler.

O müminler ki; Her canlıya şefkatle bakarlar, yardımseverdirler.

O müminler ki; Hak yemez, haksızlık yapmaz, kimseyi kırmazlar.

O müminler ki; Ayrımcılık yapmazlar, bölücülük yapmazlar.

O müminler ki; Adaletlidirler.

O müminler ki; Paylaşımcıdırlar.

O müminler ki; Dürüsttürler

O müminler ki; Yalan söylemezler, Hırsızlık yapmazlar

O müminler ki; Zarar vermedikçe kendinden olana da olmayana da sevgi ve saygılıdırlar.

O müminler ki; İnsanın bedenen sonlu, ölümlü olduğu inancına sahiptirler.

O müminler ki; Akıl, bilim ve sanatın, yaşamı anlamanın temeli olduğu düşüncesindedirler.

O müminler ki; Okumanın kendini ve varlıkları öğrenmede temel ilke olduğunu bilirler.

O müminler ki; Çalışmanın temel ibadet olduğu anlayışındadırlar.

O müminler ki; Kendine, ailesine topluma insanlığa ve doğaya karşı sorumluluk içindedirler.

O müminler ki; İnsanlığın, uçan kuşlarıyla, dört ayaklı hayvanlarıyla, bitkileriyle doğanın bütünlüğüne göre dünyayı algılar, evrende yalnız olunmadığı bilinciyle hareket ederler.

İslamcıların İslam’a verdiği zarar, kötülük; hiçbir kimse, hiçbir güç tarafından yapılmamıştır,  yapılmamaktadır.

Akıl, bilim ve sanattan mahrum bırakılan Müslümanların; İslamcı fasıklar, münafıklar güruhuna karşı uyanık olmaları gerekir. İçlerinde varolan iman ile bu tiplerden uzaklaşmaları gerekir. Zira ses çıkarmadıkları tepki göstermedikleri  için bunların işlediği günahlar yüzünden saf ve temiz müminler de sorumlu olurlar.

Günün Sözü; İçten inanan ve yaşayan insanın hiç kimseye zararı olmaz.

************************************

Nurullah AYDIN

12 Şubat 2014-ANKARA

İSLAMCILARIN İKTİDAR SAVAŞI(2)

Tarih boyunca iktidarı, gücü, serveti ele geçirmek isteyenler Din’i; halk kitlelerini susturmak sindirmek biat ettirmekte istismarcı görenler ve kullananlar olmuştur.

Oysa Din’ler  ahlakı, eşitliği, adaleti, paylaşımı, yardımlaşmayı, hoşgörüyü esas alır.

Zaman içinde istismarcılar; kutsal kitap yerine onu temsil edenlerin görüş ve düşünce ve yaşamlarını esas alırlar.

Her din mensuplarında olduğu gibi Müslümanlar da; bölündükçe bölündüler.

Sonra peygamber sonrası liderlikte ayrıştılar.

Sonra kabilecilikte Haşimi, Kureyş olarak tekrar ayrıştılar.

Sonra Muaviye ve Ali taraftarı diye ayrıştılar

Sonra harici selefi diye ayrıştılar.

Sonra liderliğin saltanat yoluyla intikali konusunda ayrıştılar.

Sonra İtikadda Maturidi ve Eşari diye ayrıştılar.

Sonra ayrışmalara rahmet dediler, dedikçe ayrıştılar.

Sonra Sunni ve şia diye ayrıştılar.

Sonra sunniler Hanifi, Şafi, Maliki, Hanbeli mezhepleri diye ayrıştılar.

Sonra Şialar Caferi, imamiye, Zeydiye diye ayrıştılar.

Sonra radikal, fundamentalist, mezhepsiz, dinlerarası diyalogcu olarak ayrıştılar.

Sonra ılımlı ılımsız diye ayrıştılar.

Sonra Haçlılarla birlik olup olmada ayrıştılar

Sonra bağımsızlığı savunmada veya mandacılığı savunmada ayrıştılar

Sonra sömürgeleşmeyi savunmakta veya karşı çıkmakta ayrıştılar.

Sonra ramazana başlamada bayram günlerinde ayrıştılar.

Sonra günahların ne olduğunda ayrıştılar.

Sonra kılık kıyafette ayrıştılar.

Sonra Kur’an mı, hadisler mi esas alınmalı konusunda ayrıştılar.

Sonra hangi hadise göre hareket etmede ayrıştılar.

Sonra Kur’an Müslümanlığı ile geleneksel Müslümanlıkta ayrıştılar.

Sonra İman’ın şartlarında ayrıştılar.

Sonra İslam’ın şartlarında ayrıştılar.

Sonra İbrahim-i din de ayrıştılar.

Sonra kim cennete kim cehenneme gidecekte ayrıştılar.

Sonra reformistlikte ayrıştılar.

Sonra modernistlikte ayrıştılar.

Sonra cihatta ayrıştılar.

Sonra tarikatlerde ayrıştılar.

Birlik olmadılar, olamıyorlar. Çünkü ilahi mesajı tersyüz ettiler.

Türkiye İslamcılığının en büyük zaafı ve handikapı enternasyonalizm ve ümmetçilik üzerinden kendi toprağına vatanına, tarihine, milli kültürüne yabancılaşmasıdır.

İslamcılık; modern olan ya da harici bir durum karşısında, Müslümanın tutum ve tavrını ifade eder. Bu haliyle bence, radikal, kan dökücü, yakıp yıkıcı,  vahşi, vandalist Müslümanlar kabul etseler de, etmeseler de İslamcıdırlar.

İslamcılık tarifi değişkendir. Herkese göre İslamcılık anlayışı vardır. Kimi modernist kimi cemaatleşme olarak algılar. Radikal İslamcı hareketlerin büyük çoğunluğu tasavvuf ve tarikat karşıtıdır, halk müslümanlığıyla ciddi mesafelidir, onları İslam’ın da İslamcılığın da uzağında görür hatta sapkın kabul eder. Bunun sebebi ölçü olarak yeni İslam yorumunu, entelektüalizmi ve modern manasıyla aktivizmi öne çıkarmış olmalarıdır.

Onlar kendilerinden olmayanlara karşı kin ve hırs beslemektedirler.

Onlar masum insanlara ve kendilerinden olmayanlara karşı tuzak kurmaktadırlar.

Onlar çalışan dürüst üreten insanlar için en şiddetli düşman olmaktadırlar.

Onlar bozgunculuk yapmaktadırlar.

Onlar dost, kardeş dediklerine sıkça ihanet etmektedirler.

Onlar din’i kendi nefislerine göre şekillendirdiler, anladılar, uyguluyorlar.

Onlar dünyevi güç servet için din’lerini aracı yaptılar.

Bu tip inançta olanlara karşı dikkatli olmak gerekir.

Samimi Müslümanların seslerini yükseltmeleri gerekir.

Günün sözü: Aklını kullanarak inanan insan sorgular.

Yorum Yaz
Ad Soyad :
E-mail :
Yorum :

Son Eklenen Video

dusunhaber-m.halil.arik.konusma video
Facebook Twitter Rss

Güncel Haberler