Düşün Haber

İKTİDARIN GÜNEYDOĞU POLİTİKASI VE HALKIN BEKLENTİLERİ Mehmet Sebih Altun

Kategori : Arşiv, Makale, Yazarlar - Etiketler :, - Tarih :30 Ağustos 2012 - Okunma :3.041 kez okundu


Mehmet Sebih Altun

30.08.2012

Hem ailevi ziyaret hem de çeşitli temaslarda bulunmak üzere geldiğim Güneydoğu Anadolu Bölgesinde halkı dinlemeye, sorunların ana sebebini öğrenmeye, gezmeye, medyada gösterilenin tersine bir dünya olduğu görmeye geldim. İnsanlar bilmediği, görmediği, sadece kulaktan doğma,dogmatik olarak yayılan dezenformasyonlar neticesinde bölgeyi tanımaya çalışması beni gerçekten düşündürüyor. Ülkemizin büyük bir bölümünü oluşturan bu iki bölge (Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu) neden bu kadar az tanınıyor ve neden böyle yanlış bilgilerle değerlendirilmeye çalışılıyor.

Bölge sosyoekonomik, üretim, sosyal altyapı, işsizlik ve yoksullukla büyük bir mücadele içerisinde.

Bu bölgeler ülke genelinde bu saydığımız olumsuz etkenlerin yaşandığı en önemli bölgelerdir. Sosyal politikanın hükümranlığını dibe vurduğu bu bölge daha kozmopolitin bir anlayışın içine çekilmeye çalışılıyor. Bu da ister istemez diğer olumsuzlukların baş göstermesine sebep oluyor. Bölgede sağlık, eğitim, sosyokültürel, sosyoekonomik gibi mekanizmaların sosyal politikayla düzeltilmek istenmesi sadece kâğıt üzerinde olmakla beraber, devletin vatandaşların devletle olan bağlarını kalıcı organlar la iyileştirme yoluna girmeyip bu görevi şimdilik cemaat ve kendi oluşturduğu farklı mekanizmalar la sorunları idare etme politikası izlendiği gözlenmektedir.

Direk halkla temas kurulamamakta, araya aracılar yerleştirilmektedir.

Aynı zamanda bölgede bu mekanizmaların sadece dini duygularla biraz ajitasyon katarak geçiştirmek yerine bölgede kalıcı, süreklilik arz eden çözüm noktaları oluşturulmalıdır. Devletin bölgede üstlenebileceği rol sadece gelir dağılımını düzeltmekten ibaret olmayıp, özel sektörün ve piyasanın bölgede önemli bir rol üstlenmesinin önündeki engelleri de (örneğin güvensizlik, insan kaynağı ve alım gücü eksikliği, ya da bölgenin genel olarak “yaşanılmaz” olarak algılanması gibi) ortadan kaldırma potansiyelini içinde barındırmalıdır.

Bölgede insanları her konuda kazanmak için adımlar atılması, Devletin halkla bütünleşmesi, sosyal politikanın genişletilmesi, kurumsal ilişkilerle vatandaşların bilgi ve becerilerinin artmasını sağlamak gibi çeşitli mekanizmalarla yerel taleplerin gelişmesini,çatışma ortamının son bulup birlik beraberlik ortamı oluşturmasını,aynı zamanda da devlet tarafından dışlanmışlık hissinin azalacağını öngörebilir ve bölgenin ekonomik anlamda bir dinamizm patlamasını yaşatılabilir.

Halkın bazı taleplerini şöyle sıralamak mümkün
 

”Bölge de yeşil kart kapsamının genişletilmesi ve asıl ihtiyaç sahiplerin bu haktan yararlanması ‘

Yeşil kartların genellikle ihtiyaç sahipleri değil de torpilli olanların alması bu da hakikaten bölgede ne kadar otoriter boşluğun olduğu anlaşılmaktadır. ‘‘YİBO (Yatılı İlköğretim Bölge Okulu) koşulları düzeltilmesi” Hafta içi 5 gün boyunca öğrencilerin gece gündüz okullarda kalması yine ayrı bir sorun. Aileler çocuklarını akşam okul dönüşü çeşitli işlerde yardımcı olmalarını istemekte okulda kalmaktan kesinlikle mutlu değiller.

”Taşımalı eğitim daha şeffaf ve halkın denetimine açık hale getirilmeli”

Taşımalı eğitimlerde ihalelerin tamamen yandaş ve ihalelere fesat karıştıranların alınması diğer bir sorun. ”Bölgeye yönelik sağlık yatırımları artırılmalı” yine bazı illerde sağlık kuruluşların yerleşkelere uzak olması sebebiyle kış aylarında kar da kışta zorluklar çekilmekte hatta hastalar hastanelere yetiştirilmemekte ve hayatını kaybetmektedir.

” Her basamakta Kürtçe konuşan sağlık personeli bulunmalı”

Bölgede bazı vatandaşların Türkçeyi konuşamaması halkın Kürtçe bilen personelin alımına ihtiyacını göstermektedir.  ”Yaşlı ve özürlü aylıklarına ilişkin sorunlar giderilmeli ” Bölge de yaşayan Yaşlı, dul ve engellilere aylık bağlanması konusunda olan ihtiyacın giderilmesinde çok pasif bir politikanın izlenmesi.

”Yoksul vatandaşlara yönelik, şartsız bir şekilde verilecek bir gelir transferi programı bölgede uygulamaya geçirilmeli”

Bölgenin ekonomi anlamda gerilerde durması ve yoksulluğun hâkim olduğu yerleşkelerin belirlenip buralarda yaşayan yoksul ve herhangi bir gelire sahip olmayan vatandaşların bir gelir transferine ihtiyaçları olduğu söylenmektedir. ”Bölgede belediye hizmetleri, okul hizmetleri, sağlık hizmetleri, istihdamın sağlanması gibi konularda gereğinin yapılması.”

”Özellikle istihdam konusu en çok istenilen konulardan biridir.”

İşsiz oranının çok olması bölgenin göçün fazla olmasına yol açmaktadır. Kısaca öncelik sırasına göre halkın isteklerini sıraladım. Hükümetin bu sorunlara acili yeten çözüm üretmesi diğer konularında zamanla çözüleceği anlamı taşımaktadır.Böylelikle halkın bölgeye olan bakış açılarında yeni bir jenerasyon oluşumuna dönüşebilmektedir. Bölgenin aslında gelişmeye elverişli bir yapıya sahip olduğu,partilerin kendi ideolojik konseptlerini bölge üzerinde geliştirme politikaları yüzünden halkın istekleri göz ardı edilmektedir.Başta iktidar partisi olmak üzere diğer siyasi partiler bu bölgeyi kendi emellerini kullanmak için değil bu ülkenin de kazanacağı yeni yatırımlara yönelik geniş kapsamlı bir anlayışla sorunların çözümü noktasında adımların atılması gerekir. Böylelikle bölge insanların çekincelerini yok eder. Bölgeyi bir sanayi ve yatırım bölgesi haline getirilebilir.

Bugün bu bölgelerin hemen her ilinde petrol yatakları bulunmakta ama maalesef bu petrol yatakları açılmadan kapanmaktadır.

Halen bakanlar petrol aradıklarını söyleyip farklı düşünceleri yaymaktadır. Çünkü zaten var olan bir sürü petrol yatağı var. Bunlar değerlendirilmeden yeni petrol yataklarını nasıl açmayı düşünüyorlar anlamakta güçlük çekiyorum. Bunlar tamamen medyatik olarak yatırım yapıyor süsü vermekten başka hiç bir anlam taşımamaktadır. Gerçekçi olup halkı kandırmadan yatırım yapıp hem istihdam hem de ekonomi anlamda gelişme kaydedilsin.

Hani çılgın projeler, hani iş olanakları, hani olumlu havalar ne oldu şimdi maksat gündemi kendi emellerine çekmek mi? Bu nasıl bir samimiyet değerli okurlarım.

Yorumu sizlere bırakıyorum.

Yorumlar (2)
  • 01 Eylül 2012 tarihinde mahfuz çelikl tarafından

    mehmet anlatmak istediğin çoğu şey halk tarafında bilinen şeylerdir önemli olan kalıcı çözümler üretebilmektir….yanlış anlama sadce yazını eleştirme mahiyetinde söylüyorum bunu ben senin iyi bi okuyucunum senin..

  • 04 Eylül 2012 tarihinde A.KURT tarafından

    en pratik ve ekonomik getiri hayvancılığın tekrar teşviki su kaynaklarının değerlendirilerek suyun pazarlanması ve bunların güvenliğinin sağlanması için köykent projeleriyle paralel yapılması gerekir.ayrıca yazarın tehşisleri doğru ama petrol konusunda hem fikir değilim(TPOA genel müdürünün açıklaması)inşallah bölge halkı için hayırlısı olur

  • Yorum Yaz
    Ad Soyad :
    E-mail :
    Yorum :

    Son Eklenen Video

    dusunhaber-m.halil.arik.konusma video
    Facebook Twitter Rss

    Güncel Haberler