Düşün Haber

İKTİDAR VE YÖNETİM ŞEKLİ Mehmet Sebih Altun

Kategori : Arşiv, Makale, Yazarlar - Etiketler :, , - Tarih :22 Ağustos 2012 - Okunma :3.409 kez okundu

Mehmet Sebih Altun

Türkiye’nin girdiği siyasal süreç gittikçe daralma politikası izliyor.

Türkiye AKP’nin iktidar olmasıyla 2002 de yeni bir hava yakalamış ve bu olumlu gibi görünen fakat çürük meyvelerin daha sonra ortaya çıkacağı bir siyasal sürece girmiş, gitgide halktan uzak farklı konseptlere yayılmış bir politika izlenimi vermeye başladı. Kendisini Türkiye’nin kurtarıcısı olarak gören bir zihniyetin hakim olduğu, demokrasiden çok totaliter bir siyasal anlayış sergilenmeye başladı.. Bu siyasal anlayış günden güne daha da belirgin hale gelirken halkta ne hikmetse bu anlayışı kendisine yakın bulup onu tatbik etmeye merak sardı.

Bakın değerli okurlarım; ben prensip olarak her türlü siyasal anlayışı saygıyla karşılarım ama söz konusu HAK ADALET VE HALK ise kalemimi kırma pahasına da olsa doğruyu yansıtma politikasını izliyorum. Bu benim vazgeçilmez prensibimdir. Şimdi iktidar partisinin üyesi olanların sahip oldukları ayrıcalıkları sizlerle paylaşıp bu konuda ne kadar haklı olduğumu anlatabilmem adına bunları aktarmayı zorunlu hissettim kendimi.

AKP üyesi olanların ayrıcalıkları:

”Paran mı var? O halde tüm arsa rantlarından faydalanabilirsin”
”Kamu ihaleleri alabilirsin”
”Sana yan bakanı istediğin konuma getirebilirsin. Ki bu isterse devlet memuru isterse de üst düzey bir yönetici olsun hiç fark etmez .(AKP milletvekilinin oğlu polisleri sıraya dizmişti.)
”Her kış kömür alabilirsin maddi durumun önemli değil yeter ki iste”
”En iyi üniversiteye yerleşebilir akrabanı ya da sevdiğin birini yerleştirme hakkına sahipsin”
”Sınavları çalışmadan da kazanabilirsin çünkü şifrelerle olayı çözmek mümkün.”
”İstediğin işe girebilir istediğin ücreti alabilirsin mezuniyet pekte önemli değil.”
”Ayrıcalıklı polis olabilir bir anda 4.500 TL para alabilirsin.”
”Milletvekilleri sayesinde her türlü ihale de öncelik senindir”
”Başkasının üniversite okuyarak bile sahip olamadığı her hakka sahip olabiliyorsun memur olman gayet kolay staj okumak istersen bir üyelik yeter…

Ve daha bir sürü şey…. Bunları anlatmam da ki gaye halkın maruz kaldığı haksızlıkları dile getirmektir ve aslında bu haksızlıkların halkı ne kadar kutuplaştırdığının benimsetilmesidir. İnsanları bu şekilde despotist bir sisteme sıkıştırıp kendilerinin istedikleri bir ülke yaratma çabası içerisindedirler. Oysaki ne İslamiyet’te ne de insanlık şeceresinde böyle bir yönetim şekli doğru olarak algılanmamıştır, benimsenmemiştir ve de uygulanmamıştır.

Taraf olmayan bertaraf olur mantalitesi ancak despotist, totaliter ve dikta yönetim şekillerinde ortaya çıkmıştır. Her ‘taraf‘ bu ülke için bir mozaiktir.

Bertaraf edilen düşünceler bu mozaik taşını tamamlanmasını engelleyen en büyük faktör olmuştur.

Bu anlayıştan vazgeçmek dahi en büyük erdemliktir. İnsanları ayrıştırma, kutuplaştırma, birini yüceltip diğerini alçaltma bir yöneticinin elin de olmaması gerekir. Bir insan sadece Allah nezdinde yücelik vasfına sahip olabilir. Zaten o da Allah’ın bileceği bir şey yöneticinin değil. Çünkü yöneticileri Allah seçmiyor. Biad etme politikasının ne kadar yanlış olduğu burada kendini hissettiriyor.

msebihaltun@gmail.com

Yorum Yaz
Ad Soyad :
E-mail :
Yorum :

Son Eklenen Video

dusunhaber-m.halil.arik.konusma video
Facebook Twitter Rss

Güncel Haberler