Düşün Haber

HALKIMA AÇIK MEKTUP!.. *POSTALSIZ DARBELERİN MÜSEBBİBİ SENSİN!..

Kategori : Arşiv, Makale, Yazarlar - Etiketler :, , , , , - Tarih :22 Temmuz 2013 - Okunma :1.666 kez okundu

Mehmet Halil ARIK

Emekli Eğitimci – DENİZLİ

mehmethallarik@gmail.com

20 Temmuz 2013 

HALKIMA AÇIK MEKTUP!..

*POSTALSIZ DARBELERİN MÜSEBBİBİ SENSİN!..

Açıklama notu: “Halkıma” diyerek girdim söze..  Bu hitapla, içinden geldiğim toplumu-kamuyu-cumhuru kastetmekteyim… Egosunda bir megalomani hegemonyası kuranlar gibi, benim … benim.. benim’lerle oluşturulmak istenen “tebam” anlamı çıkarılsın istemem sözlerimden… Benimkisi birlikteliğin paylaşımına sahip çıkmanın ifadesidir.

Cümlemi, peşimden düzeltecek ne müritlerim var benim, ne de yalakalarım…

Olsun da istemem. “Onu değil, bunu demek istedi” diyecek kadar da ifade riyakârı olanlarla aynı safta bulunmak istemem çünkü… Tekzibimi peşinen kendim yapmak istedim…

Gelelim diyeceklerimize…

***

Ey benim canımdan çok sevdiğim halkım!..

Gün oldu, felaketler geldi başına… ezildin…

Acı günlerin oldu… üzüldün!…

Cephelere sürüldün… kırıldın…

İstilaya uğradın… sömürüldün…

Esarete uğradın… horlandın!… İçin içine sığmadı, isyan da ettin.

Boyun eğdiğin de oldu baskılara zulümlere… Bırakmadı gitti peşini çaresizlikler, musibetler.

Ne var ki; her bir musibeti bin nasihata bedel sayamadın gitti.

Demem o ki; felaketi, musibeti, illeti; inancına dayandırıp başına gelenleri, sana kaderinin zulmü sayıp sustun hep … katlandın.

Suçun failini hep taa inancında-kutsalında aradın!…Oysa hatanın çoğu sendeydi… Seçimindeydi. Fark edemedin… Ya da yüklenmek istemedin!..

Bir kerecik olsun, hatayı,  kendinde aramadın…kullanıldın!…

Salt sandıkla demokrasi gelir sandın!… Ne sandığa attığına baktın, ne de sandıktan çıkana…

Ne anlama geldiğini, sana neyin sorulduğunu bile bilmeden, hangi tuzaklarla dolu olduğunu bilmeden, anayasalar bile onayladın!.. Hem de kaç kez!..

Oysa hiçbirisinde senin dahlin olmamıştı!.. Sorar gibi yaptılar sana!.. Kazıklandın!…

***Yine farksız bir tuzağın içindesin!… ***

Ama bu kez kurulan tuzak bir başka… Hem de; çok başka!…

Evet demenle bitmeyecek her şey… Yeni başlayacak!… Sevr’in yapamadığını, senin onayınla sana, tescil ettirecekler…

Vatan, millet, bayrak senin kutsalların(dı)…Bağımsızlık, özgürlük, demokrasi vazgeçilmezin.. Birlik, dirlik, kardeşlik, refah ve huzur özlemin(di)…

Böyle mi korunacak(tı) kutsalların!… Böylemi savunulacak(tı) vazgeçilmezlerin… Ve böyle mi gerçekleşecek özlemlerin!…

Bölünmüş ülkenin tek dili olur mu!?…Tek bayrağı olur mu!?.. Hele ortada tek vatan kalır mı!?

Ya huzur, güven, hukuk.. kardeşlik!…

Yalanlar boynuna kement olmuş… Boğulmaktasın!…

Ve canhıraş çığlıklarla haykırıyorum!… Tehlikenin farkında mısın!?…

Kurulan tuzakları gör!… Sokaklara salınan’lara karşı, taşlar bağlanmakta bir bir!…

Altyapılar hazırlandı… İş senin göstermelik onayına kaldı tek!..

Anla işte, tek vatan, tek bayrak, tek dil diyenlerin tuzağındasın!…

Sadece dinde olur sanma takiyye… Takiyyenin alası siyaset sahnesinde…

Kah ağlayarak.. kah azarlayarak.. kah korkutarak senin onayını almaktalar, ince hesaplarla takiyyeler üzerine kurgulanmış projelerin…

Önüne konulan sandığı, demokrasinin gereği diye yutturdular kaç kez!.. Her keresinde de yuttun ne yazık ki!..

Yine aynı yöntem ve aynı aldatmacalarla dolu sandıklar gelecek önüne…Hem de peş peşe…

De hadi bir kerecik: “Bu kez başka!…” de!…

“Ülkenin savaşında ölen bensem… ben de, söz söyleyen olmalıyım!..” de!…

“Her zillete, her illete… her felakete katlanan bensem… seçen de, seçilen de…. Yöneten de ben olmalıyım… Söz sahibi olmak hakkım..de!..

Dayatma bana seçeceklerimi!” de!… Yaşamımın mimarı benim!..Bana yaşam dayatma!… de!..

“Erzak torbasını boynuma takıp, kimliksizleştirme beni. Kula kulluk insani haslet değil!”de!..

“Üreten bensem, besleyip büyüten bensem…cephede ölen bensem… yöneten de ben olmalıyım!… Sözü kesilen değil, sözü dinlenen olmalıyım” de!…

“Düşünüyorum…varım!” de.  Mal veya tebaa olmadığını göster!…

Var olmak, bilgiyle, yürekle…umutla savaşım gerektirir

Var olmanın özü budur!…  Var olmak; hakkın!…Varlığını savunmak ise görevin!…

Devletin varlık nedeni sensin!…

Ne var ki; takiyyelerle, yalanlarla tuzak kuranları da var eden sensin…

Seninle ve senin koyacağın ilkelerle var olur devlet…

Kendi aymazlığınla var ettiğin kötücülleri de ancak sen yok edebilirsin!…

Devletin varlığı ve devamlılığı… bütünlüğü, laik, demokratik, sosyal bir hukuk devleti oluşu bizim anayasamızın ilk 4 maddesi ile tescilli örneğin.

İşte varoluşun önemini buradan kavra örneğin!..

Bir kerecik sor,… bu dört maddenin değiştirilmesiyle, özünde kaldırılmak istenen nedir!?.. Batar yeri neresidir bu maddelerin!?…

*Hukuku yok edersen, bir gereği kalır mı anayasaların!…

İşe hukuktan başlanmasının nedeni budur. Anayasalar, başta hukuku demokratik ve eşitlikçi kılmayacak ise, sonrası neye yarar anayasaların!?..

*Aydınlanma; ışığını eğitimden alır!… Medreselerle aydınlıklar üretilemez…

Karanlık odaklar oluşur!.. Sorgulatmaz!…Eğitimin medreseleştirilmesinin nedeni budur!…

*Birliğin, dirliğin, ulusal varlığın güvencesi ordudur…

 Devletin bekası-bütünlüğü halkın kendi ordusundan sorulur. Tarihler, dışarıdan ithal bir ordunun bir ülkeyi koruyup-kolladığını yazmış mıdır ki hiç!?…

Sor öyleyse bir… kumandası bende olmayan patriotların işlevi nedir de; benim ülkeme konuşlandırıldılar!?.. Başlarında da kendi adamları… Bu izinli işgal değilse nedir!?… Sor!!!…

Ordunun susturulmasının, zayıflatılmasının, itibarsızlaştırılmasının asıl nedenini sormalısın işin başındakilere.. hem de yüksek sesle… Tek gerekçe, tek bahane… vesayet mi!?… Sor!…

“Zayıflatılmış, itibarsızlaştırılmış ordu; düşmanlar ve hainlerden başka kimlerin işine yarar!!? “

Bu azim ve kararlılık var sende…Özünde…

Bir kez daha gösterdin bunu Gezi Parkı Eylemleri’nde…

*Senin dahlin olmayan seçim, sana dayatılan adayı seçtiren seçim, milyonlarca oyların yok sayıldığı seçim, senin kullandığın oylarla başkalarının seçildiği seçim… hele ki onca hile ve madrabazlıklara kapıları açık tutan bir seçim… demokratik bir oluşum getirmiş olabilir mi!?

Demokratik ilkelerden uzak yöntemlerin belirlediği parmaklarla ortaya konan yasalar ta baştan tartışılmaya açık hale gelmiş olmaz mı?..

Senin olmayan parmakların onayladığı yasalar sana ne verebilir ki!?..

Böylesi seçimlerle ortaya konan sonuçlar bugüne dek “milli irade” yani, “takdir-i halk” olarak ilan edildi hep!.. Müdahil olmaktan uzak durdun hep!..

Postalsız darbelerde dahlin çok… sen zemin hazırladın… Sen geçit verdin…

(II. Bölüm’de buluşalım)  (PAYLAŞALIM LÜTFEN!)

Yorum Yaz
Ad Soyad :
E-mail :
Yorum :

Son Eklenen Video

dusunhaber-m.halil.arik.konusma video
Facebook Twitter Rss

Güncel Haberler