Düşün Haber

EN ACI SAVAŞLAR 2 (IRAK)

Kategori : Arşiv, Makale, Yazarlar - Etiketler :, - Tarih :11 Ekim 2012 - Okunma :3.196 kez okundu

Mehmet Sebih Altun

Irak savaşı 2003 yılında Amerika Birleşik Devletleri ve Birleşik Krallık tarafından işgal edilip halen devam etmektedir. Sözde bu ülkede kitlesel imha silahları olduğu tüm Dünyaya lanse ettirilip savaşı meşrulaştırma çabaları yavaş yavaş meyvelerini verdi ve nihayet savaş başladı. Bu savaşla birlikte savaşla uzaktan yakından hiç alakası olmayan çocuklar, kadınlar ve yaşlılar hedef gözetilmeksizin bir bir gözler önünde canice katledildi.

Tehdit olarak gördükleri kitle imha silahlarının yalan olduğunu tüm dünya biliyordu.

Ama saldırı için böyle bir yalan gerekiyordu. ABD ve Birleşik krallık meşrulaştırma yolunda BM i seçmek zorundaydı. Ancak o zaman tüm Dünya onları haklı ve savaşmak için bir sebep olarak görecekti. Birleşmiş Milletler İzleme, Değerlendirme ve denetleme kurulu yaptığı tüm araştırmalarda hiç bir geçerli gerekçe bulamadı. Kitle imha silahı olmamasına karşılık bunu varmış gibi göstermesi lazımdı. Yoksa nasıl girecekti…!

Tüm araştırmalara karşın hiç bir sonuç elde edemeyen heyet bahaneler arıyor hala kitle imha silahları olduğunu kanıtlamaya çalışıyordu. Aradan bir ay gibi bir zaman geçti ve Birleşmiş Milletler öyle bir silahlanmanın söz konusu olmadığı kanaatine vardı. Ama bu karar emperyalistlerin işine gelmemiş olmalı.

Bahaneler hazırdı tabi. Irak devlet başkanı olan Saddam Hüseyni El-Kaide örgütünü destekleyip barındırdığı, Filistinli intihar bombacılarına mali destek sağladığı, bu ülkede insan hakları ihlalleri olduğu ve demokrasiyi bu ülkeye yaymak istediğini öne sürerek Irak işgalini başlattı.

ABD 13 Mart 2003 günü Irak’a giriş ve çıkışların durdurulması talebinde bulundu. Ve aradan bir hafta geçmeden koalisyon güçleri savaş ilanında bulunmadan, bir gece yarısı asker sivil demeden, suçlu suçsuz demeden attılar bombaları, yağdırdılar. Artık Irak geri dönülemez bir acılar ülkesine döndü. ABD’nin Irak a girmesiyle en yakın müttefikleri Birleşik Krallık, Fransa ve Avustralya asker gönderdi. Müttefik dedikse tamamen çıkar amaçlı müttefik yoksa öyle bildiğiniz gibi dost müttefik değil yani, tamamen duygusal yani çağın değerli madeni petrol onları bu sahnede birleştirdi. Öylesine gözlerini bürümüştü ki petrol denen illet artık hiç kimseyi göremez oldular. Kadın erkek, çoluk çocuk, genç yaşlı demeden vurdular, yıktılar dağıttılar ve tüm bunlar Arap ülkelerin içinde aynı zaman da tüm Dünyanın gözleri önünde bir bir işlediler.

Koalisyon güçlerinin ülkenin dört bir yanına dağılmasıyla artık Irak geri dönülemez bir yola girmiş oldu. ABD ve Birleşik Krallık bir bir evleri yıkarken suçlu suçsuz demeden vururken masum halkı, Irak ta artık bir cehennem ülkesi halini aldı. Çünkü artık işgalin dışında ülke Mezhepsel çatışmaların merkezi olmuş Şii – Sünni çatışması ileri boyutlara ulaşmış, şiddet önlenemez bir iç çatışmaya doğru ilerliyordu.

2008 Yılına gelirken istediklerini alan koalisyon güçleri bir artık Irak’ı terk etmek için adımlar atmaya başladı. Tamamen göz boyamak amacıyla, global düzeyde Irak artık güvenlik ve ekonomik hüviyetini almış, terörden arınmış kendine yönetme kabiliyetini kazandığını ima ederek Irak’ın artık koalisyon güçlerine ihtiyaç olmadığını belirterek bir bir askerlerini geri çektiler. Güya demokrasiyi sağladılar, özgürlüğü getirdiler insanlarını daha da rahat yaşamalarını sağladığını sandılar.

Ne demokrasisi, demokrasi yaşayacak ortam mı kaldı artık?       

Ne özgürlüğü, özgür yaşayacak insan mı kaldı? Resmen soykırım gerçekleşti. İnsan kalmadı ülkede.

Ne rahat yaşaması?  Her gün bomba sesleri, her gün intihar saldırısı. Ne zaman öleceğiz diye bekliyorlar.

Alacağını alan koalisyon güçleri artık asker yollamasına gerek kalmadı. Ülkeye yerleştirdiği nifak, fesatlık tohumları ve mezhep çatışması sayesinde kardeş bile kardeşi vuruyor maalesef. Her gün bir bölgede çatışma haberleri geliyor, intihar eylemcileri patlatıyorlar kendilerini, birbirlerini düşman olarak görüyorlar.

Koalisyon güçlerinin marifetleri bu kadarla sınırlı değil. Amerika savaşı bitirdi, ancak enkaz ve toparlamak ırak a kalmış bir durum. Irak fakirlik ve mezhep çatışmalarıyla karşı karşıya kaldı.

Peki, savaş sonuçları nasıl Amerika’nın başarısı ne oldu acaba? Onları bir bir analiz edelim isterseniz.     

1) 2.5 milyon den fazla sivil hayatını kaybetti.(resmi rakamlara göre)

2) 2,5 milyon ıraklı yerinden oldu.

3) Amerikalı askerlerin yaptığı işkencelerin görüntüleri ile akıllara kazındı.

 4) 800 000 den fazla insandan haber alınamadı.

5) 300 000 den fazla kişi hapse attırıldı.

6) 4.500 den fazla insan muhacir kaldı.

Sadece bu kadar değil ama konumuzu dağıtmadan bu savaşa lojistik destek sağlayan, aynı zamanda dindar gençlik yetiştireceğini belirten bir iktidar tarafından desteklenmesi çok ama çok düşündürücü. Güçlüye destek vermeye gelince ellerinden geleni yapıyorlar. Ama mazluma yardım etmeye gelince bangır bangır reklam yapıp duruyorlar. Çünkü biz reklamı seviyoruz. Reklamla ayakta duruyoruz. Ama iyilik olunca kötülük olunca kimse duymasın hesabı yapılıyor.

Peki, bu bilançoların hesabını kim verecek?

Cevabı reklamdan sonra…!

msebihaltun@gmail.com

 

Yorumlar (1)
  • 18 Ekim 2012 tarihinde cemil demir tarafından

    Ama maalesef hâlâ amerika bizim en yakın müttefikimiz konumunda bunu değiştirmediğimiz sürece sıranın bize geleceğinden hiç şüphem yok

  • Yorum Yaz
    Ad Soyad :
    E-mail :
    Yorum :

    Son Eklenen Video

    dusunhaber-m.halil.arik.konusma video
    Facebook Twitter Rss

    Güncel Haberler