Düşün Haber

EN ACI SAVAŞ (ARAP DÜNYASI VE ORTADOĞU) 1 Mehmet Sebih ALTUN

Kategori : Arşiv, Makale, Yazarlar - Etiketler : - Tarih :17 Eylül 2012 - Okunma :2.223 kez okundu

Mehmet Sebih ALTUN

Arap baharı! ile birlikte Ortadoğu ve Arap Dünyasında yeni gelişmeler, yönetimde değişmeler, sosyal kolektif hareketler, ve bununla beraber binlerce insan ölümleri, yaralanmalar, kaos ortamı oluşturuldu.

Artık halk hiç bir güce gerek kalmadan birbirlerini yargılıyor ve kendi cezalarını yargıladıkları düşünce üzerinden veriyor. Karşısındaki kardeşi olsa dahi kendi kendine ceza verip ortamın bir daha asla düzelmeyeceğinin sinyalini vermiş oldu. Evsiz kalmış mazlumlar, her şeyden bihaber olan binlerce çocuk, yavrusunu korumak üzere yollara düşmüş yüzlerce anne ve özgür bir dünya umuduyla düşman silahıyla düşmana saldırmak isteyen bir o kadar da baba var buralarda. Sokakların in cin top oynadığı eski neşelerin olmadığı halkların artık akrabalarını, dostlarını tanımadığı farklı bir dünya olmuş oralar.

Bu toprakların zenginliklerine göz koyan güçlerin oluşturduğu bu tablo onları yeterince memnun etmiş olmalı.

Baksanıza hiç bir ülke artık kınamıyor kimseyi. Neden kınasın ki? Nasıl olsa istedikleri savaşı onlar artık kendi kendilerine yapıyor birbirlerinin kuyunu kazıyor hatta bilmeden soylarını tüketmiş oluyorlar. İnsanlığın insafa kaldığı, barışın zalimin vicdanına kaldığı bir yönetim sahiplendi bu topraklara. Bu topraklar ki Tarihlerde ferman yazıldığı, kimsenin kimseye haksızlığın olmadığı, gayrimüslim olsa dahi onlara hak ettiği tüm hakların tanındığı, eşit bir adalet anlayışın sergilendiği, dünya kültür mirasının merkezi olan bu toprakların tamamen ideolojik başka hiç bir geçerli sebebi bulamadığım bir savaşın içerisine çekilmeye çalışıldığını apaçık görmekteyiz.

Binlerce insanın perişan kaldığı, çocukların yetim ve öksüz kaldığı, annelerin büyük hayat mücadelesi verdiği, aç kalan insanların olduğu, her gün ölümlerin yükseldiği, gitgide iç savaş halini alan bir özgürlüğü halk ne yapsın. Bu şartlarda özgürlük gelse ne olur ki . Barışı istemeyen, tamamen savaştan beslenen ülkelerin kanlı tezgâhlarına alet olan muhalif kesimler, muhalifleri hedef haline getiren bir başka sadist ülke yine muhaliflere karşı bir savaş mekanizması oluşturarak oturdukları yerden bol bol silah satıp duruyorlar.

Bir grup ülkeler muhalifleri, bir grup ülke de mevcut rejimleri savunmakta böylece her iki taraf suya sabuna dokunmadan silah tüccarlığını yapmış olacak. Oysa diğer taraftan gaza gelen, ne yaptığını kendisi dahi bilmeyen, bir kısır döngüde düşman bildikleri kardeşlerine karşı savaşmış olan, cahil, garip, mazlum halk. Daha düne kadar her şey güllük gülistanlık olmasa da yine de normal hayat şatlarına sahip olmaları belki de onlara yetiyordu. Ama bunu bile çok gördüler zalimler.

Oyun çağında ki çocukları savaşa daha doğrusu kardeş savaşına sürüklediler. Artık dünya Onlar için yaşamak yaşatmak için değil yaşatmamak için vardı. Kim vurursa o sağ kalacak. Başka bir gün belki de o da ölecek.

Bu savaş ne kadar acı değerli okurlarım. Her iki kesimde birini öldürünce daha da vahimi kardeşini öldürünce düşman öldürmüş gibi seviniyor hatta kutlamak için her iki kesim de ALLAH U EKBER diyor. Peki, hangisi şehit hangisi mevta, hangisi şeytan hangisi
Müslüman, nasıl ayırt ediliyor da destek veriyor bizim iktidarımız, bu durumdan memnun muyuz?

Rahat mıyız şimdi?
Belki de bizim Hükümetimiz destek vermeseydi muhalifler bu kadar dominant olmaya çalışmayacaktı, bu kadar savaşmayacaktı. Bu sorun bu kadar insanın ölümüne yol açmayacaktı. Bu kadar çocuk babasız kalmayacaktı. Bu kadar kadın dul, bu kadar mazlum halk yollara düşmeyecekti. Sadece yaşamak için sadece yaşamak için vatanlarını yüzyıllardır ecdatlarının yaşadığı o toprakları bırakmayacaklardı.

Oysa şimdi…!
Her gün bomba patlıyor. Her gün silahlar, bir bir, düşmanca, düşman mermilerini halkı vurmakta kullanıyor. Her gün var olan umutlar bir bir tükeniyor. Ortadoğu kan gölüne dönüyor. Kardeş savaşı büyüyor. Kıyamet kopuyor kıyamet hiç mi rahatsız olmuyor bazıları.
Arap baharı geldi binlerce insanın, ölüsünü bıraktı, umudunu, hayalini, çocukluğunu, gençliğini, namusunu, şerefini bir bir koparıp aldı bu topraklarda.

Elin oğlu binlerce km ötesinde bu toprakları yönetiyor. Sahip olduğu güç spontane değil Afrika ülkelerinin hazinesini alıp aynı zamanda onları da aç bırakan bir yönetim şekliyle dünyaya hakim olan bu mezalim devletlere nasıl da müttefik olmuşuz. Bu da olayların başka
bir boyutu.

Bu savaşlar binlerce hatta onbinlerce ölüme sebep oldu. O halde bunun sonu hayra yormak akıl karı değil diye düşünüyorum. Ölülerin üzerine kurulan düzen düzen değildir.

Herkese barış içinde özgür bir hayat diliyorum.

msebihaltun@gmail.com

Yorum Yaz
Ad Soyad :
E-mail :
Yorum :

Son Eklenen Video

dusunhaber-m.halil.arik.konusma video
Facebook Twitter Rss

Güncel Haberler