Düşün Haber

EKSTREMİZE EDİLEN İDEOLOJİLER (*)

Kategori : Arşiv, Makale, Yazarlar - Etiketler :, - Tarih :18 Mart 2013 - Okunma :3.357 kez okundu

Mehmet Sebih Altun

msebihaltun@gmail.com   

Günümüz gündemine baktığımız zaman Türkiye’nin yeni bir sürece girdiği ve demokratikleşmenin ön şartı olan ifade özgürlüğü ve yargı bağımsızlığı alanlarında reformlar düzenlenmesi yapıldığını görmekteyiz. Ne kadar başarılı oldukları tartışılır tabi ama nihayetinde bir gelişme sağlanabilmesi açısında sivil toplum kuruluşlarının vereceği katkıda azımsanmayacak nitelikte.

Kolektif platformlar da konuşulan ve halkı aydınlatmaya yönelik her türlü konferans, panel ve forumlar düzenlenmesi olayların enterne edilmesi, bilinmeyenlerin daha şeffaf bir dille anlatılması, halkı bu tür konularda bilgilendirme ve destek almak en zaruri hareket olarak görülmesi elzemdir. Yapılan yasalar dış siyasi konjonktürün arzuladığı bir yasalar düzinesi olmamalı. Tamamen kendi halkının arzu, istek, gerekliliklerini ve beklentilerin karşılanması noktasında tatmin edici nitelikte olması gerekmektedir.

Bu ülkenin bir an önce sadist ruhlu siyasi anlayıştan arınması gerekir. Bu cümlemi farklı algılayanlar olabilir ama şöyle bir durum var. Türkiye’de ki birçok siyasi anlayış tamamen nekrofil (**) bir düşünceyle hareket etmekte ve sürekli birilerinin ölmesini arzu etmektedir.

Nasıl mı?              

Hayali olarak tabir ettiğim düşmanlıklar kurgulanıyor siyasiler tarafından, çünkü bu kurguyla  siyasi rant elde edilmeye çalışılıyor. Bu siyasi ranta paralel oluşan kaotik ortamdan tüm partiler nemalanmaktadır. Bir parti bunu anketlerle halkın nabzını aldıktan sonra nabza göre şerbet dökerken, bir diğeri ise kendi seçmenin oylarını kaybetmemek adına ucunda onlarca insan ölecekse dahi kendi görüşünden hiç ödün vermiyor. Bir başka siyasi parti ise halkı tek çatı altında toplayarak bir milliyetçi ruhu canlandırıp bir etnisizm anlayışı içinde geri kalanları alt insan olarak görüp bir etnik kökeni yücelterek prim kazanmaya çalışıyor. Ama öte yandan her gün insanlar hayatını kaybetmekte ama bu onların umurunda değil. Önemli olan koltuk sallanmasın.

Din, dil, ırk, görüş ayrılığı gözetmeksizin insanları sadece insan oldukları için bir arada yaşamalarını sağlamak en önemli amaç olmalı bence. İnsanları ötekileştirme politikasından vazgeçilmeli bir an önce. Kolonyalist güçler kendilerini haksız oldukları halde dünya medyasına ne kadar da şirin göstermesini biliyorlar, Kendi argümanları olan terörizmi nasılda hasım olarak gördükleri İslam coğrafyasına özdeşleştirdiler. Kendilerini demokrasinin beşiği olarak görüp örnek alınması için nasılda sansasyonel ortam yaratıyorlar. Bizler ise yüzyıllardır beraber yaşadığımız halde onların oluşturduğu bu ütopik savaş halinin bizleri nerelere getirdiğini hala anlamış değiliz galiba. En önemli konu empati sorunu bunu aşmamız gerekir. Kendimiz için neyi istiyorsak başkası için de istemek gerekir  mesela..!

Türkiye’deki milliyetçi ideoloji aslında çok farklı bir anlayış içermektedir. Kendi sahip olduğu milliyetçiliği meşru görüp farklı milliyetçiliği kesinlikle kabul etmemektedir. Türkiye deki milliyetçi anlayış ise kendi milliyetçi ideolojisini tamamen benimsenmesini istemekte oysa başka etnik grupların milliyetçiliğine kesinlikle karşı çıkar. Aslında bu her taraf için de geçerlidir. Örnek olarak Türkiye’de ‘‘Türkçülük” meşru bir ideolojik olarak görülürken” Kürtçülük” ideolojisi illegal ve bölücü bir ideoloji olarak görülmektedir. Milliyetçilik Yurtdışındaki ve Irak’taki Türklerin hak ve statü taleplerini iyi ve meşru görürken, aynı hak ve statü taleplerini kendi ülkesindeki başka topluluklar açısından kötü ve gayrimeşru görür. Demek ki milliyetçi ideoloji çokta rasyonel bir düşünce değil.

Farklı ideolojiler zengini olan ülkemiz bu ideolojileri ya tamamen yok etmek için her türlü hakkı kullanmakta, ya da ekstremize etmektedir. Bir orta yol bulunamamıştır. Bu tür düşünceler ışığında yapılacak yeni anayasa bütün halkı kucaklayacak ve aynı hakkı tanıyacak nitelikte olması gerekir.

Bununla beraber yapılan her türlü yasa ölümleri azaltmalıdır. Yoksa siyasi emellerine ulaşabilmeleri için birilerinin canını yakmanın hiç bir mantığını yok. Türkiye bulunduğu konum itibari ile çok kültürlü bir ideolojiler ülkesi haline bürünmüş. Demokratik bir anlayışla baktığımız zaman bu aslında bu ülke için büyük bir şans. Tabi bu şansı değerlendirebilecek güçlü ve cesur bir yönetim anlayışı ile mümkündür.

(*) Ekstremize edilen ideoloji: Üstün görülen, üstün kılınan ideoloji, aşırı farklı ideoloji.

(**) Nekrofili, necro (ölü) kelimesinden türetilmiş bir tür cinsel yönelim bozukluğu çeşididir. Nekrofili insanlar, ölü insanlara karşı ilgi duymaktadır.

Yorum Yaz
Ad Soyad :
E-mail :
Yorum :

Son Eklenen Video

dusunhaber-m.halil.arik.konusma video
Facebook Twitter Rss

Güncel Haberler