Düşün Haber

Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir.

Kategori : Arşiv, Makale, Siyaset - Etiketler :, - Tarih :22 Nisan 2014 - Okunma :2.879 kez okundu

Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir.

Olcay Kasımoğlu

”Özgürlüğün de, eşitliğin de adaletin de dayanağı ulusal egemenliktir”.

Mustafa Kemal Atatürk

Egemenlik; yönetme yetkisidir.

 Ulusal egemenlik; yönetme yetkisinin ulusta olmasıdır.

23 Nisan Ulusal Egemenlik Bayramı; egemenliğin ulusta olduğu düşüncesinin kabul edildiği gündür.

 23 Nisan; ulusun yönetme yetkisinin kullanılmaya başlandığı gündür.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açıldığı 23 Nisan ”babadan oğula geçen saltanat yönetimini kaldırıp” halkın kendi seçtiği temsilcileri ile belirlendiği bir demokrasi anlayışını getirmiştir.

Ulusumuz;Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde, bütün dünyaya “Ulusal Kurtuluş Savaşı” dersi verdi.

Ezilen, sömürülen uluslara kurtuluş yolunu açtı, özgürlüğün esaretine son verdiler.

İnsan onurunu ve insanca yaşamayı en büyük değer kabul ettiler.

Emperyalist güçlerce ezilmekte, sömürülmekte olan bütün dünya uluslarına örnek oldular.

Asla kişisel çıkarlarını düşünmediler, seve seve, düğüne gide…r gibi ölüme gittiler.

Cinsiyetin olmadığı bir savaştı ”kurtuluş savaşı” kadın, erkek, çocuk omuz omuza savaştılar.

Senlik, benlik davası hükümsüzdü bu topraklarda.

Hiç kimsenin toprağında yoktu gözleri, emperyalist güçlerin salyaları akarken topraklarına ”bedenlerini” kurşunlara siper ettiler.

Bu sadece bir savaş değildi, zalimlerin; mazlum halkları ezdiği, sömürdüğü bir dünya düzeninde, Ayakta kalmak için verilen onur mücadelesiydi.

Geçmişinden ders alamayanlar, tarih bilinci olmayanlar her zaman aldatılmaya, ihanete açık olacaklardır.

  Tarih bilincimizin her gün daha önemsizleştiği, toplumsal değerlerin yozlaştırıldığı, bana değmeyen yılan bin yaşasın anlayışının bencilce toplumlara lanse edildiği,insanların kafalarını kuma gömdüğü, komşusundan haberdar olmayan, selamsız, sabahsız bir toplum olma yolunda bütün hızımızla yürürken, kapitalist ülkelerin çıkarlarına el pençe kullar olduk.

Unuttuk bu günlere nasıl geldiğimizi, balık hafızalı, bencil, tutarsız insanlar olmaya başladık, ahde vefayı çok çabuk unuttuk.

  Nerede kaldı Çanakkale ruhu, nerede kaldı istiklal mücadelesi, nerede Sarıkamış’ta destan yazan yüzbinlerce gencin bize bıraktığı umut, direnç…nerede kaldı.

Egemenlik Kayıtsız şartsız Milletindir diyen anlayış, yeni dünya düzeninde kendine yer bulamıyor.

Kapitalist insan egosu buzdan dağ gibi; önüne gelen her şeyi, hiç düşünmeden ezip geçiyor.

  ”Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir” ilkesi, ülkemizi ilgilendiren siyasal, ekonomik, iç ve dış her türlü kararların sadece Türk Ulusuna ait olduğu, hiçbir ülkenin, bu kararlarda söz hakkı hakkı olamayacağı ve egemenlik haklarımızdan vazgeçme anlamına gelen her tür teslimiyetçi siyasal anlayışlara kesinlikle izin verilemeyeceğini ifade eder.

Dünya tarihinde hem destan yazan hem de hakların kardeşliğini dünyaya gösteren başka bir savaş görülmemiştir.

Tarihte, esareti yerle bir eden ”kurtuluş savaşı” bütün dünya insanına örnektir.

  Her kuşak kendisinden sonraki kuşaklara daha iyi bir ülke bırakmak sorumluluğundadır.

Bu; ülkemize ve yarının büyükleri olan çocuklarımıza karşı temel sorumluluğumuzdur.

23 Nisanı çocuklara armağan eden bilinç ”çocukların” istismara ne kadar açık, kolaycılığa nasıl alıştırıldıklarını görseydiler, yürekten  üzülürdüler.

  Küçük yaşta çalışan işçi çocuklar, mülteci çocuklar, faili meçhul çocuklar, kurşun seslerinde çocuklar, tecavüz edilip öldürülen çocuklar, anne karnında tekmelenip öldürülen çocuklar, küçük gelinler, dilencilik yaptırılan çocuklar, sokaklarda tinerci çocuklar…

Evrensel hukuk; çocukların çalışmasını yasaklamıştır, yasaklamasına, burada söz konusu olan ”devletin iradesi” keyfiyeti, mazereti değil.

Her 23 Nisanda Çocuklara Koltuklarımızı veririz.

Makamların geçici olduğunu, makamları yücelten, insanın kendi kişilik ve haysiyetiyle anlam bulabileceğini analatalım,yaşatalım.

Makamlar insanları daha iyi yapmaz ”insanlar” makamlara anlam katar…

Önemli olan; insana ve insanın yaşamına değer veren bir yönetim anlayışı olsun.

 Çocukların geleceğine yatırımlar olsun.

 Çocuk hapishaneleri değil çocukların daha insanca yaşayabilecekleri sosyal tesisler ve her kesin ücretsiz faydalanabileceği bir eğitim politikası olsun.

Eğitimde fırsat eşitliği çocuklarımızın geleceğine yeni ufuklar açsın.

Bireysel olsun, toplumsal olsun bu hepimizin vatandaşlık görevidir.

 Çocuklarımıza; insanca yaşamaları için daha iyi bir dünya bırakalım. O zaman dünya daha adil ve insancıl olur.

Ulusal egemenlik;  bir ulusun onurudur, dik duruşudur, insanca yaşamından ödün vermemektir, sömürüye kapalıdır.

 Ulusal egemenliğin karşısında zincirler erir, saltanatlar, haramiler, tahtlar yok olur gider.

 Tüm Ulusumuzun ve çocuklarımızın bayramını kutluyor, bu güzel anlayışı bize armağan eden Büyük Önderimizin önünde bir kez daha saygı ile eğiliyorum.

…/Dünya yeniden doğmuş gibi olsa/ Zaman dursa, sınırlar hiç olmasa/ Her gün, gökyüzünden güller yağsa, hiç solmasa/ Her şeye sevda değmiş olsa, gözyaşı unutulsa/ Ah mümkün olsa…/ Alınlarından öpebilsem, bütün dünya çocuklarının/ Bıraksam, günahsız bir dünya yanı başlarına/ Masal anlatır gibi, usulca çekip gitsem, onlar uyanmadan/…