Düşün Haber

DEMOKRASİ VE SİYASİ PARTİLER – Hasan MACİT

Kategori : Arşiv, Makale, Yazarlar - Etiketler :, , , - Tarih :11 Mayıs 2012 - Okunma :2.126 kez okundu

Hasan MACİT

09.05.2012 Ankara

Siyasi partiler demokrasinin temel taşlarıdır.

TBMM, Demokrasinin yerleşmesi, kökleşmesi için yasalar çıkarır.  Halkımız adına, Türkiye’yi yönetir.

Türkiye’yi halk adına yönetecek olan ve demokrasinin gelişmesi, temel değerlerimizin korunması, daha da özgür ve bağımsız olmamızı sağlayan yasaları çıkaracak olan TBMM’de görev yapan milletvekilleri de halkın gerçek temsilcileri olmalıdır.

Mevcut Siyasi Partiler Yasasına göre, seçimlerde milletvekilleri listesini genel başkanlar hazırlayıp, halkın onayına sunarlar. Halka dayatılan listeleri, seçmen onaylamak zorunda bırakılır.

Seçilen milletvekilleri milletin mi temsilcileridir? Yoksa Genel başkanların mı temsilcileridir?

Siyasi Partiler Yasası ve Seçim Yasaları 1980 askeri darbe sonrası, 1982 Anayasası’na ve darbe anlayışına uygun olarak çıkarılmıştır. Askeri rejimin ruhuna uygun antidemokratik düzenlemeleri içermektedir. Bu günlerde 1982 Anayasası’nın değişmesi için her yolu deneyenler, demokrasi havarisi kesilenler Siyasi Partiler Yasası ve Seçim Yasaları’nı değiştirmeye yanaşmamaktadırlar.

Siyasi Partilerin, anayasası özelliğindeki tüzükleri de bu yasalara uygun olarak çıkarılmıştır. Zaten antidemokratik maddeler içeren Siyasi Partiler Yasası, tüzükler ile düzenlenirken, özgürlükler daha da kısıtlanmıştır.

Sonuç olarak; genel merkezlere ve genel başkanlara geniş yetkiler tanınmıştır. Genel başkanlara rağmen örgütlerin herhangi bir uygulama yapmaları olanaksız hale getirilmiştir. Lider sultası yaratılmıştır. Adeta, Siyasi Partilerde feodal bir yapı oluşturulmuştur. Genel başkanlar ‘ağa’ üyeler ‘maraba’ konumundadır. Ağalar seçilecekleri belirler, politikaları tespit eder, kararları verir. Marabalar çalışırlar, uygularlar.

1980 sonrası yıllarda, demokratikleşme adına, her dönem az veya çok başta Anayasa olmak üzere olumlu değişiklikler yapılmıştır. Tek istisna, Seçim ve Siyasi Partiler Yasasında bu değişiklikler yapılmamıştır. Yapılan küçük çaptaki değişiklikler de feodal yapıyı daha da güçlendirmiştir. Genel merkezlerin yetkileri daha da artırılmıştır.

Genel başkanlar dâhil herkes durumdan şikâyetçidir. Ama kimse de olumlu, düzenleme yapmaya yanaşmamaktadır.

Ulusumuza ileri demokrasi vadedenler doğruyu söylememektedirler. İleri demokrasiler ancak bireylerin partilerinde söz sahibi olabildikleri, temsilcilerini seçebildikleri sistemde gerçekleşir. Bunun yolu, Siyasi Partiler Yasası ve Seçim Yasalarını demokratik hale getirecek değişikliklerin yapılmasıdır.

Kısacası; seçimlerde, seçmen temsilcisinin seçilmesinde söz sahibi olmasıdır.  Parti üyesinin, partinin çalışmalarında ve yetkili organların seçiminde karar ve söz sahibi olabilmesidir. Yanlış kararların yargıya taşıyabilme yetkisinin bulunmasıdır.

Bugünkü meclis, antidemokratik Seçim Yasaları ve Siyasi Partiler Yasalarına göre genel başkanların yaptıkları milletvekilleri listelerinin halk tarafından onaylanması sonucu oluşmuştur. Bu oluşum anayasa yapamaz. Bu yapının yapacağı anayasa hukuki olabilir, ama meşru olmaz.

Halkın gerçek temsilcilerinin seçilebilecek bir düzenleme yapılmadan anayasa değişikliği yapılmamalıdır. Yapılacak anayasa yürürlüğe girmeden tartışılmaya başlanacaktır. Toplumda yeni yeni tartışma ve gerginlikler yaratacaktır.

Toplumu germeye hiç kimsenin hakkı yoktur.

Yorum Yaz
Ad Soyad :
E-mail :
Yorum :

Son Eklenen Video

dusunhaber-m.halil.arik.konusma video
Facebook Twitter Rss

Güncel Haberler