Düşün Haber

ATATÜRK VE CUMHURİYETİ SEVMİYORLAR…

Kategori : Arşiv, Makale, Yazarlar - Etiketler :, , - Tarih :19 Kasım 2013 - Okunma :1.742 kez okundu

 

Prof. Dr. Levent SEÇER

Türkiye Cumhuriyetin 90’ncı yılını sancılı kutladı. Atatürk düşmanlığı, Cumhuriyet, laik ve çağdaş düşünce anlayışı baskı altında. 

Dolaysız özde bir demokrasiye geçişte yaşananlar gelecekte demokrasinin sancılı yaşanacağı noktasında korkutuyor beni. İktidarın söylemlerinde inandırıcı olmadığını düşünüyorum. Cumhuriyet ve 10 Kasıma Atatürk, halkın cumhuriyete ve çağdaş laik aydınlık bir Türkiye gerçeğine bağlılığını görmekte bir o kadar sevindirici bana göre. Yaşananlardan ders çıkarmayıp toplumu aksine kutuplaştırmaya sürüklemek, ya da demokratik hakların toplumsal yansımalarını yaşamak isteyen halka baskı kurmak korkutmak adına ”ılımlı islam demokrasisi” denen anlayışın çağdaş demokrasiye karşı savaş açmasının adıdır bana göre. İnançların siyasete alet edildiği bir ülkede siz nasıl özde dolaysız bir demokrasiden söz edebilirisiniz? AKP şimdi kendi anlayışının ürünü olan adını bile koyamadığı bir demokrasiden söz ediyor. Böyle bir anlayışın içinde, Atatürk, sekülerizm, laik düşünce, cumhuriyet, aydınlık, özde bir demokrasi, çağdaşlık olmayacak. İstedikleri aslında bu.

YOK EDİLEN DEĞERLER…

Son günlerde cumhuriyetin tüm kalıcı değerleri ortadan kaldırılıyor. Andımız ve Türk kimliğinin kullanılmaması, Atatürk adının verdiği kin ve nefret duygusunun her geçen gün kendini göstermesi, bunun en bariz örneğini. 10 Kasımda gördüm, Türk Dil Kültür Vakfında yapılan törende konuşan (RTE) ne hikmetse bir iki kez sadece Atatürk adını kullandı. Yaptığı konuşmasında Atatürk demek yerine Gazi demekle yetindi. Atatürk adı neden bu kadar rahatsız ediyor bunu anlamak mümkün değil? Bu ülkede birilerinin alkışlamasıyla kendisinde Atatürk heyecanı duyanların yaptığı en büyük yanlış burada değil midir? Ama dünya tersine dönse dahi başka bir Atatürk bu ülkede var olmayacaktır. Kimse kendisini onun yerine koymaya kalkmasın. İşte o zaman bu millet nasıl bir toplumsal heyecanı ortaya çıkaracak bunu görmek gerek. Kendisinde Atatürk, Mesih, başkan ya da sultan gücü görmeye başlayanların en büyük yanılgıları, bir gün kendi yarattıkları yanlışların kurbanı oldukları unutulmamalıdır. Ümmet anlayışının şeriat olduğunu bu toplum biliyor mu acaba? İşte istenen bu değil mi? ”Laik değil, ümmet anlayışı evladır” diyen Başbakan, şimdi yıllar öncesinde yaptığı konuşmalarının topluma yansımalarını hepimiz görmekteyiz. Bilimsel değerlerin karşısına dini koyarak çatışma yaratmak, gelecekteki tehlikenin ortasında toplumu bırakmak demektir. Türban üzerinden yıllarca AKP siyaset yaptı. Toplumu narkozlayıp hala uyutuyor. İnanç uykusundan bu toplum uyanıp da gerçekleri görmediği sürece felaket yakın demektir. Peki, yarın felaketin ortasında kalan bu toplumun yaşadıklarını kim üstlenecek merak ediyorum. O zaman ortada tek bir sorumluluk alacak kişi kalmayacak. İnanç siyaseti yapanlar, cumhuriyete, Atatürk’e dil uzatanlar tarihe karşı olanlar, kin ve nefret sendromundan kurtulamayanlar o zaman ortadan kaybolacaklardır.

LAİK CUMHURİYETİ SEVMİYORLAR…

Bugün 29 Ekim Cumhuriyetin ilanı Türk ulusunun kuruluşudur. Mustafa Kemal Atatürk Tanrının bu ulusa bir armağanıdır. Ama Türkiye’yi yöneten iktidar ”Laik Cumhuriyet”ten hoşlanmıyor daha doğrusu sevmiyorlar. Bu yıl da baktığımda sadece göstermelik kutlamaların dışına çıkılmadı. O da halkın tepkisinden korktular bana göre. Cumhuriyetin 90 yılında Atatürk’ün meclisine Türbanı sokarak Cumhuriyete meydan okumak. Bu ülkede tehlikenin yakın olduğunun adıdır. Kadınları kendi siyasal çıkarlarına alet etmek din anlayışımızda hangi değerlerin adıdır acaba? Taciz edilen, tecavüze uğrayan, kocası tarafından öldüresiye dövülüp sokağa atılan, aç ve susuz bırakılan kadını koruyamayanlar, şimdi cumhuriyete meydan okurcasına türbanı meclise sokmanın keyfini yaşıyorlar. Muhalefette bu ihanetin adeta bir parçası haline gelmiştir. Hak hukuk ve özgürlükleri daraltan AKP anlayışında kadına yer yok, kadına saygının adı yok. Kadın üzerinden siyasetin adı başka bir ülkede var mı bunu da bilmiyorum. Özel hayat üzerinde kadının yaşam haklarını kısıtlamak inanç siyasetinde var mıdır? Kadında iffet değerlerinin korunmasının adı namusa saygıdır. Türk toplumu bu değerlerin ölçüsünü bilir ve saygı gösterir. Ama siz insan yaşamında özel yaşamın içine girmeye kalkma hakkına sahip değilsiniz. Başbakan kurnaz siyaset anlayışının bir örneğini daha verdi burada. Aslında iyi bir hatip olan Başbakan, akıl, zekâ değerlerinin dışında kurnaz siyasetin nasıl yapıldığını gösterdi. Hala uyuduğu uykudan uyanamayan millet, cehaletin verdiği cesaretle Başbakanı alkışlıyor. İşte bu alkışlayanlar da Türkiye Cumhuriyetinin geleceğini felaketini hazırlıyor. Türkiye yarın çarkların ortasında tıkanıp kaldığında ortada kimler kalacak bunu da merak ediyorum.

Yorum Yaz
Ad Soyad :
E-mail :
Yorum :

Son Eklenen Video

dusunhaber-m.halil.arik.konusma video
Facebook Twitter Rss

Güncel Haberler