Düşün Haber

ALGILAMA SORUNU (1) ORGANİK VE BİYOLOJİK BİLGİSAYAR(2)

Kategori : Arşiv, Makale, Yazarlar - Etiketler :, - Tarih :28 Aralık 2013 - Okunma :1.746 kez okundu

Nurullah AYDIN

12 Aralık 2013-ANKARA

ALGILAMA SORUNU (1)

İnsan; bilginin sınırsız dolaşımı, teknolojinin yaşamla içiçe geçmesi gerçeği ile yaşamaktadır.

Toplumda algı sorunu yaşanıyor.

Hak, hukuk, adalet, düzen, ilişkilerde buna göre değişim geçirmektedir.

Çağdaş suç ve ceza anlayışı; insanlığın acı deneyimleriyle belli ilkelerle tanımlanmıştır.

Evrensel insanlık değerler bütünüyle, hukuk normları oluşturuldu. Böylece din, dil, ırk, renk, cins ayrımı gözetmeksizin herkesin hukuk önünde eşit olduğu gerçeği kabul edildi.

Din’ler, ideolojiler; kendi suç ve ceza anlayışı ile ben ve öteki ayrımcılığı ile hukuku işletmek ister.

Din’ler ve ideolojiler çatışmasından hukukun evrensel ilkelerine geçişle, din ve mezhep çatışmasını bıraktı. Ama emperyalizmin sömürme yöntemleri değişti. Terör örgütleri kurup ülkeleri karıştırmak yolu tercih edildi. Buna en yatkın alan da ne yazık ki İslam ülkeleridir.

İslam dünyası; çatışma, katliam, yıkım, yağma alanı. Bir Müslüman diğerini beğenmiyor. Birinin hak, hukuk, adalet anlayışı diğeri ile uyuşmuyor.

Halk mı ahlaksızlaştı yoksa aklı mı tutuldu? Evet, ne oldu? Yoksulluğun, yolsuzluğun, soygunun, talanın ayyuka çıktığı, zenginleşen bir avuç kesimin şatafat içinde yaşadığı yığınların işsiz, gelir düzeyi düşük olmasına rağmen böylesine bir tercih için bir neden olmalı.

Ahlaksızlar, yalancılar, dolandırıcılar, teröristler, katiller, işbirlikçiler; benimseniyor, seviliyor, tercih ediliyor. Peki ama neden?

Medya ilizyonu ile kitleler uyuşturuluyor. İnsan beyninin ürettiği dalgaları tespit etmek suretiyle düşünceler okunabileceğine ve kaydedilebileceğine ilişkin çalışmalar sürüyor.

Böyle bir icat gerçekleştirilmiş olsa ve bu aletten yeteri kadar üretilse, o zaman insanlar arası ilişkiler nasıl olacak, iletişim nasıl kurulacak, devlet işleyişi nasıl olacak sorusu soruluyor.

Bir düşünelim; güç ve yetki sahiplerinin elinin altında böyle aletler olsa ne yaparlardı? Herhalde, daha insan beynindeyken düşünceleri değiştirir veya insan beyninden silerlerdi.

İnsan düşüncesini okuyabilmek mümkün olursa, insan hafızasını silmek ve yerine birkaç dakika içinde yeni bir hafıza yerleştirmek de ardından gelirdi. Böylece; bu bilimsel kapasiteyi eline geçiren güç, bütün insanları robot gibi kullanabilirdi.

İnsanları robot olarak kullanabilmek için düşüncelerini okumaya veya bilgisayardaki gibi hafızalarını silip yerine başka bilgiler doldurma yeteneğine sahip makinelere gerek de yok. Çünkü günümüzde de tarih bilincini, kimlik bilincini, beynindeki inanç haritasını değiştirdikleri insanları robot olarak kullanabiliyorlar.

İşte bugün; operasyonunu, insanların algılamasını değiştirmekle görevli, bilim adamları, yazarlar, gazeteciler ve televizyoncular yapıyor. Kısacası, devletlere, milletlere hâkim olmak isteyenler, bunu insanları ikna etmek suretiyle ve medya vasıtasıyla başarıyor!

Esasen, insanları medya manyağı, müzik manyağı, spor manyağı haline getirmek, derin güçlerin kullandığı yöntemlerdir.

İnsan; bilinçaltı, gürültü, ritim ve saldırgan sesleri, renk bakımından zenginleştirilmiş hipno-renk etkilerini, bir sanatla karşılaştırma yapılamayacak kadar büyük bir hızla benimser. Bu tahriklerle manevi zekâ körelir, bilinçaltı ve tanımayı sağlayan genetik program bozulur.

Toplumun genetiği değişmiş durumdadır. Toplumu bu KÂBUSTAN kim, nasıl uyandıracak?

Uyuşturulmuş sürü psikolojisine sokulmuş düşünme sorgulama yeteneğini kaybetmiş insan, insan olmak erdemliliğini, gerçekleri, kimin kim olduğunu anlayabilmelidir.

 Günün Sözü: Dünyada en zor şey insan olarak kalabilmektir.

*******************************

Nurullah AYDIN

15 Aralık 2013-ANKARA

ORGANİK VE BİYOLOJİK BİLGİSAYAR(2)

Milyarlarca insanı sanal ortamda birbirine bağlayan internet, bundan 30 yıl önce Pentagon’un kendi bünyesindeki bilgisayarlar arasındaki iletişimini sağlamak için geliştirdiği Arpanet isimli program sayesinde ortaya çıktı.

ABD, şimdi de internet kadar tarihi değiştirecek ve çok daha fazla tartışmaya yol açacak Brain-net isimli bir programı yürürlüğe sokmaya hazırlanıyor.

Gelişmiş Savunma Araştırmaları Proje Ajansı’nca (DARPA) yürütülen çalışmalarda, özellikle ABD Başkanı Obama döneminde gelişme sağlandı. Bu projeler gelişme aşamasında.

Beyin gücü ile kontrol edilen insansız hava aracı dronelar gökyüzünde uçabilir. Ancak bu gelişmeler etik tartışmaları da beraberinde getiriyor. Bazıları ise, beyinleri kontrol edilen ya da kendi iradesi ile hareket etmeyen asker ve makinelerin yer alacağı savaşların bugünün savaşlarından daha acımasız olacağını ve bugün tartışılmayan yeni ahlaki, insani ve etik sorunları ortaya çıkaracağını savunuyor.

Biyolojik bilgisayar; Bir kişi tarafından çözülmesi çok zor olan problemlerin insan beyinlerinin birbirine bağlanması ile oluşturulacak ortak bir beyin gücüyle çok daha kolay bir şekilde çözülmesi amaçlanıyor.

Reuters’ın haberine göre, bilim adamları bu tekniği beyin bağlantısı olarak nitelendiriyor. Pentagona bağlı DARPA’nın projeyi desteklemesindeki asıl amaç ise bu düşünce transferi ve beyin kontrolü teknolojisini insanlar üzerinde etkin hale getirmek.

Pentagon; DARPA programıyla tarihi değiştirecek projeyi yürürlüğe koymaya hazırlanıyor. Zihin kontrolü ve iletişimine dayalı brain-net fareler üzerinde olumlu sonuçlar verdi.

Bilim insanları 15 yıllık araştırma neticesinde; bir beyinden diğerine bilgi yollamanın yolunu buldu. Deneyler neticesinde Brezilya’daki bir farenin düşünceleri internet vasıtasıyla ABD’deki başka bir fareye aktarıldı. ABD’deki kobay, Güney Amerika’dan gönderilen beyin sinyallerini aldığı anda diğer kobayın davranışlarını taklit etmeye başladı.

Bir farenin beynindeki görsel imaj, bağlı elektrodların dışında herhangi bir aracı nesne kullanılmadan diğer farenin beyninde oluşturuldu. Yani iki farenin beyni doğrudan iletişim kurdu. Bu bağlantı kullanılarak gelişmiş organik bilgisayarlar üretmek amaçlanıyor.

Pentagon’un beyin gözlükleri projesiyle bu gözlükleri takan askerin bilinçaltındaki tehditleri bilinç düzeyine çıkmadan tespit etmesi hedefleniyor.

Çalışılan yorulmaz ve uyumaz asker projesi ile beynin uyku gereksinimini kontrol eden bölümlerini geliştirerek askerlerin uzun süre uyumadan görev yapmasını amaçlıyor.

Bugün havaalanlarında kullanılan tarayıcıların yerini alacak sistemle, kalp atışları, bakışlar ya da göz bebeklerindeki en ufak değişiklikler bile algılanacak.

Beyin gücüyle hareket; Bir farenin beynindeki görsel imaj, elektrodlar dışında herhangi bir başka aracı nesne kullanılmadan diğer farenin beyninde oluşturuldu.

Casus böcekler; Gelişmiş sistemlerle beyinleri kontrol edilen robot böceklerin casuslara dönüştürülmesi amaçlanıyor.

Patlama ölçer; Askerlerin maruz kaldığı patlamaları ölçerek, dışarıdan fark edilmeyen yaralanmaları tespit edecek.

Son projelerden biri Beyin yıkama. Nöro bilimle, yabancı halkların düşüncelerini etkileyecek haber ve öyküler oluşturmak.

Proestetik projesinde ise yapay uzuvların beyin sinyalleri ile hareket ettirilmesi planlanıyor.

Türkiye ve İslam dünyasının bilim adamları, nelerle meşgul dersiniz?

Günün Sözü: Bilgiyi kontrol eden, dünyayı da kontrol eder.

Yorum Yaz
Ad Soyad :
E-mail :
Yorum :

Son Eklenen Video

dusunhaber-m.halil.arik.konusma video
Facebook Twitter Rss

Güncel Haberler