Düşün Haber

AYDIN OLMANIN SORUMLULUĞU

Kategori : Arşiv, Makale, Yazarlar - Etiketler :, - Tarih :05 Aralık 2014 - Okunma :3.365 kez okundu

ARZU KÖK

Bilinen fıkra vardır…

“ İki kız babası uzun yıllar sonra karşılaşmış konuşuyorlar:
– Senin kız ne yapıyor?
– Benim kız çok başarılı… Müdürün sekreteri oldu. Müdür kendisine güzel bir daire kiraladı. Bir de otomobil aldı. Kızı ara sıra görüyoruz… Çok mutlu maşallah… Senin kız ne oldu?
– Bizim ki de seninki gibi bir müdüre metres oldu ama ben senin kadar güzel anlatamıyorum…”

Fıkra, özellikle sözde aydınlarımızı televizyonlardan izlerken, dinlerken aklıma geliyor. Sözde aydınlarımız, laik cumhuriyetin din devleti modeline gidişini öyle süslü kelimeler, öylesine güzel cümlelerle anlatıyorlar ki… Sanırsınız pupa yelken açmış nurlu ufuklara doğru ilerliyoruz…

Neler oluyormuş mesela: “Çevre, merkez ekseninin kırılması sonucu siyasetin yeni arayışlara girmesi…” – “Farklılıkların temsili esasına göre toplumun yeniden inşası…” – “Sistemin dışında tutulmuş kesimlerin sisteme dahil olmasının yarattığı değişim süreci…” vs..vs..vs….

Bazıları kalkmış ülkemizin bir kabuk değişimi yaşadığından söz ediyor. Bu yaşananlar kabuk değişimi falan değil…  Düpedüz toplumun beyni değiştiriliyor, yıkanıyor… Laik cumhuriyet, Atatürk, bilim, çağdaşlık gibi kavramlar alınıp yerine orta çağdan kalma kavramlar yerleştiriliyor. Anaokullarından başlanarak edilgin, çağdaş değerlere yabancı bir insan tipi yetiştiriliyor. Ülke şeriat toplumuna dönüşüyor. Din devleti modeline doğru ilerliyor… Ancak bunu açıkça söylemek ise tepkilere neden olmak anlamı taşıyor. Zira bu durumda tüm şimşekleri üzerinize çekmiş olmanız kuvvetle muhtemel…

Merak ediyorum; acaba bu sözde aydınlarımız tepki çekmemek adına mı böyle konuşuyorlar?  Süslü lafların arkasına saklanıyorlar… Böylece de hem söylemiş hem de söylememiş olacak, dolayısıyla, iki arada bir derede durumu idare edecekler… Bence öyle. Ancak doğru mudur acaba bu tavır. Ne yardan ne de serden vazgeçmemek, ülkenin bu gidişatına dur demek olabilecek midir? Asla…

Süslü cümlelerle içinde bulunduğumuz süreci, güya bilimsel gerçeklere dayandıracaksınız.  Bu sürecin olmazsa olmaz, yaşanması gereken bir süreç olduğundan dem vuracaksınız. Yani bir anlamda yaşananları güzel ve Türk insanının özü gibi göstereceksiniz. Sonra da kalkıp; “Ben halkı aydınlattım. Çıkıp televizyonlarda durumu anlattım. Gazetedeki köşelerimde bundan bahsettim.  Ama demek ki Türk Ulusu buna layık. Anlamadı. Bu gidişata dur demek adına örgütlenemedi.” diyeceksiniz.  Böylece de kendinizi haklı göstereceksiniz. Ne güzel değil mi? Peki, o halde nerede kaldı sizin aydın kimliğiniz? Bu tavır ve davranış ülkemizi ve insanlarımızı bu gidişattan kurtarabilecek mi? Tabii ki hayır. O halde silkinin ve kendinize gelin. Çıkıp halkımıza durumu tüm açıklığıyla anlatın. Onları aydınlatın.

Aksi halde, bir şairin ‘Tarafsız Aydınlar’ başlıklı şiirinde dediği gibi, aydın olmanın sorumluluğundan kaçanlara gün gelecek halk cezasını verecektir. Unutulmamalıdır ki, halkın vereceği ceza bir hükümetin vereceğinden çok daha büyük olacaktır.

Yorumlar (1)
  • 09 Aralık 2014 tarihinde haberadmin tarafından

    08 Aralık 2014 tarihinde SULTAN KARABABA-TRİTTİN tarafından

    DEĞERLİ KIZIM ARZU KÖK,

    DÜNYAYI BİR AVUÇ PARAZİT HEM YÖNETİYOR, HEM BEYİNLERİMİZİ EĞİTİMLER ÜZERİNDEN VE BEYİNLERİMİZİ ZEKA GERİLİKLERİ OLANLARLA BAĞLANTILAR KURARAK, SIRTIMIZA BİNDİRİYOR VE KENDİMİZ İÇİN YAŞADIĞIMIZI, DÜŞÜNDÜĞÜMÜZÜ ZANNEDEREK, YAŞATTIRIYOR VE BEYİNLERİMİZE BAĞLANMIŞ BİR SÜRÜ GERİ ZEKALILARI DA BİRLİKTE TAŞIYORDUK. BURADA BİZİ EBEVENYLER YETİŞTİRİYOR VE BİZE VERİNE TERBİYE DİREK OLARAK BEYNİMİZE BAĞLANAN SIĞIRLARA AKTARILIYOR VE ONLARI DÜNYAYA GETİRENLER EVLAT YETİŞTİRİRKEN YORULMUYORLARDI VE DUYGULARIMIZLA BİRLİKTE DÜŞÜNCELERİMİZİ BENLİKLERİMİZDEN ÇALARAK BİTLEŞTİRİYORDI, HEM DE SOYKIRIM YAPIYORDU.

    ŞİMDİ GEN LABORATUARLARI KURACAĞIZ VE MİLYONLARCA İNSAN MEMLEKETİMİZDE KATLEDİLDİ, ONLARIN YÜKSEK KALİTELİ GENLERİ KİMLERE MONTAJ EDİLDİ, BEYİNLERİMİZ HANGİ BİT BEYİNLERE TAKILI VE BİZLERİ DE AYNI SEVİYEYE DÜŞÜRMEK İÇİN BEYİNLERİMİZİ BİLGİSAYARLAR ÜZERİNDEN KONTROL ALTINDA TUTUP, GELİŞİMLERİMİZİ FİLTRELEYİP, BİLHASSA AVRUPA DA Kİ TOLLİK BOŞLARA AKTARIYORLAR!
    SİZLER BU KONULAR HAKKINDA YETERİ KADAR BİLGİ ALDINIZ AMA ONLARIN SİZE ÖĞRETTİĞİ DEDİKODU VE ÖNYARGILARLA HABER YAPMAYA DEVAM EDİYORSUNUZ. YANİ ROBOTLUKTAN ÖNCE KURTULMASI GEREKENLER ÖNCE SİZLERSİNİZ. YAVRUCUĞUM.

    DOLAYISIYLA HERKESİN ORTAK SORUMLULUĞU NASIL BİR EĞİTİM ALMAMIZ KONUSUNDA TEZLERİNİ YAZMASI VE TOPLUMA ANLATMASI OLACAKTIR. BU KONU DA HASSAS OLDUĞUNU GÖRDÜM VE SOSYAL ADALETLİ EVLATLARIN YETİŞMESİ İÇİN ÇOCUK YETİŞTİRME TECRÜBELERİNİ HALKA ANLATMANI İSTERİZ.

    KOLAY GELSİN YAVRUCUĞUM SANA.

    ANASULTAN KARABABA-TRİTTİN

  • Yorum Yaz
    Ad Soyad :
    E-mail :
    Yorum :

    Son Eklenen Video

    dusunhaber-m.halil.arik.konusma video
    Facebook Twitter Rss

    Güncel Haberler