Düşün Haber

30 MART 2014 YEREL SEÇİMLERİNDE CHP ADAYLARI DESTEKLENMELİDİR…

Kategori : Arşiv, Makale, Yazarlar - Etiketler :, - Tarih :28 Ağustos 2013 - Okunma :1.964 kez okundu

Hüseyin EKİCİ

DSP İstanbul Eski İl Başkan Yardımcısı

28 Ağustos 2013 – İstanbul

2002 yılından buyana geçen yaklaşık 11 yıllık AKP iktidarının açmış olduğu tahribatın tamiri oldukça uzun bir zaman alacaktır.

Kimilerine göre ülke çok iyi idare ediliyor. Gerçekte ise Türkiye’nin kurulduğundan buyana tüm kazanımlarının ölmüş eşek fiyatına özelleştirildiği göz önüne alınırsa geleceğimizin nasıl karartıldığını görmemek için kör olmak gerekiyor.

Özelleştirilirken yandaşlar kollanmış milletin malı yandaşlara peşkeş çekilmiştir.

İstanbul, Ankara gibi büyük şehirler büyük rant kapısı olarak AKP siyasal iktidarınca hoyratça kullanılmıştır ve çarçur edilmiştir.

Şehirler beton yığınlarına dönüştürülmüş, halkın oksijen depoları ormanlar ve yeşil alanlar resmen talan edilmiştir.

Alt yapısı olmayan koskoca bir köy görünümünde olan İstanbul en ufak bir yağmurda sele teslim olmaktadır.

Büyükşehir Belediyesine bağlı olan Ana arterler (yollar), park ve bahçeler her yıl yeniden sökülüp yenilenerek yandaşlar tabir caizse yaylaklarda otlanan semiz mallara dönüşmüşlerdir.

Besili olan yandaşlar kendilerini artık güçlü görmenin verdiği duygularla hak ve hukuk tanımaz hale gelmişlerdir.

Dini istismar edip ticari bir meta gibi kullanıp Camileri Vergi borçlarına karşılık Maliyeye devir ederek utanmazlıklarını halktan gizlemişlerdir. (Üsküdar, Beykoz, Sancaktepe Belediyeleri)

Her mahalleye bir imam hatip okulu açılışı yaparak çok elzemmiş gibi şaşalı törenlerle halkın gözünü boyamayı sürdürmüşlerdir.

Halkı üretime teşvik edeceklerine her mahalleye bir AVM (Alış veriş merkezi) açarak tüketici toplum haline getirmeye özendirmişlerdir.

Büyükşehir belediye sınırlarını genişleterek 2B gibi yarı ormanlık alanları talan etmenin yollarını geliştirmişler yandaşların büyük rant sahibi olmalarının yollarını açmışlardır.

İstanbul Büyükşehir sınırlarında kalan Dünya Tarihi mirasımız Çamlıca talan edilmiş, çok da gerekli olmayan ucube cami projeleri dini bütün olduklarını ispatlarcasına halka dayatılmıştır.

Beykoz ormanları, Karadeniz’e kadar olan bölüm çölleştirilme pahasına orman ve yeşil alan kıyımı acilen başlatılmış ve yandaşlara kim bilir ne kadar trilyonlar kazandırma yolunu açmışlardır.

Ankara Atatürk Orman Çiftliği yok edilmiş, şimdi de ODTÜ yeşil alanına göz dikilmiştir.

Belediyelerde her türlü müteahhitlik işlerini yandaşlar aracılığıyla yapılması sanki kanun emri imiş gibi yapılmaya devam ettirilmiştir.

Kendi siyasi partilerinden olmayan belediyeler üvey evlat olarak hatta düşman cephe olarak görülmüş her fırsatta bu belediyeler üzerine denetim baskısı yaparak itibarsızlaştırılmaya çalışılmıştır.

Bunca yıldır bir adet AKP li belediye hakkında ne kovuşturma açılmış ne de görevden el çektirilmiştir.

AKP SİYASAL İKTİDARINDAN KURTULMANIN YOLU

YEREL YÖNETİMLERDEN GEÇER

Yukarıda bir bölümünü sıraladığımız demokrasilerde olmaması gereken yoldan sapmalara dur demenin tek yolu yerel yönetimleri AKP elinden almaktır.

Seçimlere şunun şurasında çok kısa bir zaman kalmıştır.

Seçimi kazanma şansı olmayan diğer tüm siyasi partilerin bölünmeye doğru giden Türkiye’nin elden gittiğini göz önüne alarak özellikle Büyükşehir Belediye Başkanlıklarında CHP adayları desteklenmelidir. Aksi halde sonucun AKP’ye yarayacağı ve ülkenin bölüneceği bilinmelidir.

Bu kısa süre içinde ne yapılıp yapılmalı başta İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Antalya, Diyarbakır, Malatya, Samsun, Trabzon, Bursa, Kocaeli olmak üzere kilit iller mutlak surette AKP baskıcı yönetimlerinden alınarak geçmişte olduğu gibi yerel yönetimlerde güvenilirliliği olan CHP’li Belediyelere devredilmelidir. Yani belediye seçimlerini mutlaka CHP almalıdır.

Bunun da tek yolu vardır ki tartışılması bile gereksizdir.

AKP siyasal iktiranın iktidarına son verebilmenin tek yolu Yerel yönetimlerden geçmektedir.

AKP DİKTATÖRLÜĞÜ VE ŞERİATINA DUR DEMEK GEREKİYOR…

Gelecek seçimlere kadar AKP sayasal iktidarı iş başında kalması halinde görünen o ki Diktatörlük iyice yerleşip kök salacaktır. Hatta Dini devlet yönetimine bile geçilmesi içten bile değildir.

Suriye’de Alevi inançlı insanların kafalarını satır ve palalarla kesen sırf Esad rejimini yıkma pahasına muhalif adı altında güruha her türlü desteği veren AKP siyasal iktidarıdır, bu unutulmamalıdır.

Yarınlarda Türkiye vatandaşları üzerinde de bu kıyımların olamayacağını kimse garanti edemez.

3. Boğaz Köprüsüne Yavuz Selim isminin verilmesi ve bunun dayatılması boşuna değildir.

Sivas Madımak insan katliamının Avukatlığını yapan bunlardan ne beklenebilir ki?

Çorum’da Devlet Hastanesine Vatan haini İskilipli Atıf Hoca’nın isminin verilmesi bir tesadüf mü?

Fatih Camiinde namaz sonrası Başbakanın oğlu Bilal Erdoğan’ın katılımıyla “Ne dar­be, ne de­mok­ra­si, biz üm­met­ten ve hi­la­fet­ten ya­na­yı­z” “Hi­la­fet is­te­ri­z”, “Şe­ri­at­tan ya­na­yı­z” pankartları şeriatın ayak sesi değil taa kendisi değil mi?

AKP siyasal iktidarı bunca yıldır tüm provalarını yaparak bugüne kadar geldi dayandı.

Gezi olayları Türk Milletinin gözünü açmış olmalıdır.

CHP Yönetimi ve Kılıçdaroğlu’na burada çok büyük bir görev düşmektedir. Milletvekillerini oluşturduğu listedeki gibi büyük hatalar yapmadan yerel yönetimleri sıfır hataya yakın adaylardan oluşturmalıdır.

Yorum Yaz
Ad Soyad :
E-mail :
Yorum :

Son Eklenen Video

dusunhaber-m.halil.arik.konusma video
Facebook Twitter Rss

Güncel Haberler