Düşün Haber

23 NİSAN VE TÜRK MİLLETİ’NE MESAJ

Kategori : Arşiv, Makale, Yazarlar - Etiketler :, , , , , , , - Tarih :22 Nisan 2012 - Okunma :3.653 kez okundu

Nurullah AYDIN

22 Nisan 2012-ANKARA 

* O dönemde olduğu gibi yine; kutsal din duygularını istismar ederek dış güçlerin desteği ile iktidara gelmiş kin, öfke ve nefretle dolu olanlar, Türk Devleti’nin ve Türk Milleti’nin değerlerine saldırarak dağıtmaya, etkisizleştirmeye, itibarsızlaştırmaya yönelmişlerdir. 

* Yüce Türk Milleti; bağımsızlığının, özgürlüğünün iradenin gerçek temsilcilerinin her halükarda var olduğu ve olacağı konusunda asla endişeye düşme. 

Binlerce yıldır sevinçte, tasada birlikte hareket eden, omuz omuza vererek büyük zorlukların üstesinden gelen Türk Milleti, birlik ve beraberlik gücünün ne kadar önemli olduğunu tarihin her döneminde göstermiştir.

Türk Milletinin 1074 yılında İznik’te kurduğu Türkiye Devleti; 102 yıl sonra Avrupalı haçlılarca işgal edilmek istenmiştir. 2. Kılıçrarslan liderliğinde 17 Eylül 1176 tarihinde Miryokefelon’da varolma yokolma savaşında Türklerin kazandığı bu zafer, Anadolu’nun Türk hâkimiyeti altında kalmasını sağlamıştır. O tarihten 1922 yılına kadar vatan toprakları işgal altına düşmemişti.

Selçuklu başkenti Konya’nın Moğollarca işgali, Ankara savaşı ile Timur’un Anadolu  işgali geçici fetret devirleridir.

1915–1918 birinci dünya savaşı ile Türk imparatorluğun tasfiyesi topraklarının paylaşım projesi batılılarca uygulamaya konulmuştur.

Türk-Osmanlı devletini yönetenlerin gaflet dalalet ve hıyanetleri, aydınların Ümmetçi, Türkçü, İslamcı, Batıcı şeklinde bölünmesini fırsat bilen İngiliz-Fransız-İtalyan-Yunan-Amerikan birleşik ordularının topyekun haçlı seferi sonucu başkent İstanbul işgal edilmiş, milletvekilleri, askerler, bürokratlar tutuklanmış, Anadolu işgal edilmiştir.

Türk Milleti’nin tarihten gelen özel yetiştirilmiş bahadırları/akıncıları vatan topraklarının her köşesinde örgütlenerek, dış güçler yanında işbirlikçi-mandacı gafillere karşı kısa süre örgütlenerek, Ankara’da Millet Meclisi’ni oluşturmuşlardır.

Meclis; başkomutanlığa Mustafa Kemal’i getirerek, bağımsızlık alâmetifarikası olan TUĞ’u göklere bir kez daha çekerek, Türk Devleti’nin asla yıkılamayacağını, doğulusu batılısı kuzeylisi güneylisi ile Türk Milleti’nin bölünmeyeceğini, ayyıldızlı bayrağın, sancağın asla inmeyeceğini haykırarak kurtuluş mücadelesine girişmiştir.

Bugün ne yazık ki; 23 Nisan 1920 yılından yine 82 yıl sonra 2012 yılında Türkiye’de yetkili ve güç sahibi olanlar, milli güçlere saldıran, o günün mandacılığını sömürgeciliğini kabul eden hainlerin torunlarıdır. Hainleri anan övgüler düzenleri iyi tanıyın.

Meclis; intikam hisleriyle ülkenin yeraltı yerüstü kaynaklarını yabancılara devretmekten çekinmeyenlerce oluşmuştur. O günün vatanseverlerince oluşan meclis bugün Türk düşmanı mandacıların etnik kimlik, din ve çağdaş değerler istismarcısı güruhça oluşmuştur.

O dönemde olduğu gibi yine; kutsal din duygularını istismar ederek dış güçlerin desteği ile iktidara gelmiş kin, öfke ve nefretle dolu olanlar, Türk Devleti’nin ve Türk Milleti’nin değerlerine saldırarak dağıtmaya, etkisizleştirmeye, itibarsızlaştırmaya yönelmişlerdir.

Türk Milleti yerine Vahhabi Arapçılığını din diye benimseyen İngiliz, Fransız, Amerikan şer güçlerinin uşaklığını iktidar için olmazsa olmaz gören çarpık zihniyet sahibi ucube tiplerden oluşan kadrolar yetki ve güç sahibidirler. 

1071, 1074, 1176 lardaki ruh, 23 Nisan 1920’lerde ki ruh bugünlerde kaybolmuştur.

23 Nisan ruhunun yeniden ülke sathı mahallinde diriltilmesi zamanı gelmiştir.

Hoşgörü, sevgi ve kardeşliğin filizlendiği bu topraklarda, asırlar boyunca farklı inançlara, dillere, etnik köken ve kültürlere sahip insanlar bir arada, huzur içinde yaşamıştır. Ülkemiz böylesine zengin kültürü bünyesinde barındıran eşsiz bir coğrafyadır. Farklılıklarımız ve çeşitliliklerimiz, ülkemizin en büyük zenginlik kaynağıdır.

Bütün etnik unsurlar, Türk Milletini oluşturur. Türklükten, Türk Milleti’nden rahatsızlık duyan kanı bozuk hainlerin dün olduğu gibi, bugün de, yarın da ihanetlerinin bedelini ödeyecekleri unutulmalıdır.

Vatandaşlarımız etnik kökeni, dili, inancı ve siyasi görüşü ne olursa olsun bu Türk Milletinin ayrılmaz ve eşit bir parçası olduğunun bilinciyle yarınlara güvenle yürüyecektir. Bu ülke Türkiye hepimizindir. Birlik ve beraberliğimizden aldığımız güçle, hedeflerimizi yakalayacağımıza, herkesin bu konuda sorumlulukları doğrultusunda hareket edeceğine inancım tamdır.

Milli ruhun yeniden şahlanacağı günlerdeyiz. Dün olduğu gibi bugünde yarında birlik, beraberlik ve kardeşliğin sembolleri ülke topraklarında parlayacaktır. 

Yüce Türk Milleti; bağımsızlığının, özgürlüğünün iradenin gerçek temsilcilerinin her halükarda var olduğu ve olacağı konusunda asla endişeye düşme. 

Sabırlı Türk Milleti’nin bugünler için yetiştirilmiş evlatları; iç ve dış hainlere karşı yürüteceğiniz kapsamlı hızlı mücadelede başarılı olacağınıza olan inancım tamdır.

Günün Sözü: Bilgi inancı, gelecek umudu ve yaşam bilinci insanı mutlu eder.

Yorum Yaz
Ad Soyad :
E-mail :
Yorum :

Son Eklenen Video

dusunhaber-m.halil.arik.konusma video
Facebook Twitter Rss

Güncel Haberler